Monthly Archives: Eylül 2008
Kar körlüğü
Güneş ışınlarının kara çok az girmesi ve büyük bir kısmının yansıması karın daha parlak görünmesine yol açar. Bu parlaklık insanın gözünü kamaştıracağı gibi, aşırı beyazlık yüzünden geçici bir körlük bile yapabilir. Uzun süre çıplak gözle kar üzerinde ve parlak güneş altında kalan kimse görme güçlüğü çeker. Ama ne var ki bu durum kısa süre içinde geçer. Bu yüzden kar gözlükleri kullanmak faydalıdır.
Karaciğere sıcak ve soğuğun etkisi
Karaciğeri hassas olanların çok soğuk ve çok sıcak içeceklerden kesinlikle kaçınmaları gerekir. Kabızlığın karaciğerin baş düşmanı olduğu göz önüne alınarak bağırsakların düzenli çalışmasına dikkat edilmesi şarttır. Kabızlık halinde meydana gelecek toksinlerin temizlenmesi de karaciğerin görevleri arasındadır. Ancak bu toksinlerin çokluğu halinde karaciğerin görevi ağırlaşır ve temizlemeyi tam yapamaz. Temizlenmeyen toksinler karaciğer hücreleri arasında yerleşir. Bu durum, karaciğer iltihaplanmalarının başlıca yaratıcı sebeplerindendir.
Karaciğer ve alkol
Karaciğerin korunması açısından alkol başlı başına üzerinde durulması gereken bir maddedir. Pek çok siroz olaylarında tek sebebin alkol olduğu ortaya çıkmıştır. Alkolik olan kişiler genellikle kendileri için gerekli olan kalorinin büyük bir kısmını alkolden alırlar. Bir gram alkol 7gram kalori vermektedir. Bu sebeple alkoliklerin besin ihtiyacı azalır ve protein bakımından zarif besin almış olurlar. Alkol, direkt olan zararlı etkilerinin dışında, besin yetersizliği sebebiyle de karaciğeri zor durumlara sokar.
* Aşırı yorgunluk ve uykusuzluk genel olarak vücudu zor durumlara düşürür. Böyle durumlarda karaciğerin daha çok yorulacağı da ortadadır. Normal bir beslenme düzeni ve buna uygun bir yaşam ortamı karaciğerin uzun süre yorulmasını önler.
Karaciğer nasıl korunulur ?
Karaciğer, beslenme düzensizlikleri, alkol, zehirli maddeler ve yorgunluk sebebiyle görevini yapamaz hale gelebilir.
Bunun yanı sıra az beslenme ve açlık ta karaciğerde kötü sonuçlar doğurur. Oburluk ta aynı kötü sonuçları doğuran bir başka sebeptir. Aşırısına varmamak kaydı ile protein, karbonhidrat, hafif yağlar, vitaminler ve madenlere sahip çeşitli besinlerle beslenen insanların karaciğerleri daima sağlam kalır.
Kızartmalar, yanmış yağlar, hayvansal yağlar yani et yağı, iç yağı, kuyruk yağı, konserveler, tuzlanmış ve tütsülenmiş et ve balıklar, sucuk, pastırma, salçalı ve baharlı yiyecekler, domuz eti, çikolata, alkollü içkiler, tütün, fındık, fıstık ve ceviz karaciğeri yoran yiyeceklerdir.
Bu yiyecekleri tamamen yememek yerine çok az miktarda yemek yeterlidir. Ancak karaciğer hastalığı olan kişilerin bu tür gıdaları almamaları gerekir.
* Karbon tetra klorür, fosfor, zehirli mantarlar, kloroform, cıva, kurşun, arsenik ve altın gibi zararlı maddeler karaciğerlerin harap olmalarına sebep olur. Özellikle sanayi kesiminde çalışanların bu maddelere karşı dikkatli olmaları ve sık sık karaciğer kontrolü yaptırmaları gereklidir.
* İlaçlar arasında da arsenik, atofan, sülfamit ve bazı ağrı dindirici
* İlaç türleri karaciğer hücreleri üzerinde zararlı etki gösterebilirler. Bu bakımdan ilaçların doktor tavsiyesinde alınması gerekmektedir. Uzun süre alınan ilaçlar da karaciğerde kötü bir etki bırakırlar.
Katarakt
Perde veya aksu adı da verilen bu hastalık bir göz hastalığıdır. Doğuştan olabileceği gibi sonradan bir vurma sonucu ya da yaşlılık hallerinde ortaya çıkabilir.
Göz merceğinin bulanması sonucu görme bozukluğu olarak ortaya çıkar. Yeni başlayan perde hali ilâç tedavisiyle önlenmeye çalışılır. Daha ileri durumlarda ameliyata başvurulur.






