Monthly Archives: Eylül 2008

Karaciğer Hastalıkları

Şişkinliği : vücudun en bol damarlı organlarından biridir. Kan dolaşımındaki herhangi bir bozukluk karaciğerde de kendini gösterir. Kalp yetmezliklerinde, kan karaciğerden iyice boşaltılmadığı için bu organda konjeksiyon adı verilen şişkinlik ortaya çıkabilir. Böyle durumda kamın sağ alt tarafında bir ağırlık ve dolgunluk hissi vardır. Zaman zaman ağrı da yapabilir. Bu belirti görülünce karaciğerin tedavisi için asıl hastalığın süratle tedavi edilmesi gerekir. Kalp yetmezliği hali ortadan kalkınca de normal duruma girecektir.

Karaciğer Apsesi : Çeşitli mikropların ve parazitlerin etkisiyle karaciğerde apse olabilir. Amipli dizanteri geçirenlerin bazılarında karaciğer iltihaplan ve apseleri görülebilir. Vücudun başka bir bölgesinden gelen mikroplar da apselere sebep olabilir.

Karaciğer apsesinin başlıca belirtileri şöyle sıralanabilir :
İleri derecede halsizlik, terleme, bulantı, üşütmeyle ateşin yükselmesi, kusma, karın gerginliği.
Apseli karaciğerin büyümesi ağrı verir. Bazı hastalarda da sarılık hali görülür.

: Safra kanalının anormalliğinden meydana gelen basit ve ufak kistler zararlı değildir. Karaciğerde görülen en önemli kistler ekinokok kistleridir. Hidatik kist adı verilen bu kistler bazen insan başı büyüklüğünde olabilir. Bu hal karaciğerin çalışmasını engellediği gibi hayati tehlike de doğurur.

Ekonokok Tenya : Tenya’nın bu türü daha fazla köpeklerde bulunur. Yumurtaları çeşitli yollarla insanlar tarafından yutulacak olursa bağırsaklardan kan ya da lenf yolu ile karaciğere gelir. Oğulcuk ya karaciğerde yerleşir ya da kalbe veya akciğerlere geçer. Karaciğerde yerleşen oğulcuk etrafı su dolu bir torba haline gelir. Böylece kist haline gelen ekinokoklar ameliyatla alınırlar.

: Normal karaciğerde yüzde beş oranında yağ vardır. Alkol, beslenme bozuklukları, ağır kansızlıklar, şeker hastalığı, zehirli maddeler, verem ve bazı bağırsak hastalıkları sebebiyle karaciğerde aşırı şekilde yağ birikimi olur. Bu tür hastalıklar karaciğerin şişmesi, karında su toplanması gibi belirtiler gösterir.
Karaciğerin yağlanması buradaki hücrelerin görev yapmasını bozar. Bu da ciddi tehlikeler yaratacak bir durumdur. Derhal sebebi bulunarak doktor kontrolü altında tedavi edilmelidir.
Karaciğerde görülen diğer hastalıklar da sarılık, siroz ve safra hastalıklarıdır.

Karaciğer

İnsan vücudundaki iç organların en ağırı ve en büyüğü karaciğerdir. yeni doğmuş bir çocuğun hemen hemen bütün karın boşluğunu kaplar. Karının sağ üst kısmında, diyaframın altında olan karaciğerin kanla dolu iken ağırlığı iki kilo 0 gram civarındadır. hem safra salgılar hem de glikoz yapar. Safra özel yollarla onikiparmak bağırsağına akar, glikoz ise damar yolu ile kana verilir.

* Karaciğerin içi küçük pürtüklerle taneler şeklinde kabartılarla doludur. Bunlara karaciğerin lobülleri denilir. Karaciğer lobüllerinin bir araya gelmesi ile oluşur. Altı köşeli olan lobüller damarlarla çevrilidir. Bu damar çemberi içinde karaciğer hücrelerinden yapılmış karaciğer dokusu vardır. Lobüller arasındaki aralıktan kan ve lenf damarları ile safra kanalcıkları geçer.

* Karaciğer, basit bir tarifiyle vücudun kimya laboratuarıdır. Bağırsaklarda emilen besinler kan yolu ile karaciğere getirilir. Bu besinler karaciğerde vücuda yararlı bileşikler haline getirildikten sonra bütün vücuda dağıtılmak üzere yeniden kana verilir.

* Tıpta, , vücudun en kıymetli hücrelerinden sayılmaktadır. Karaciğer hücrelerinde meydana gelen bir hastalık ya da bir aksaklık çok ciddi arızalara yol açabilir. Bu sebeple tıpta büyük bir önem taşır.

Kansızlık

kansızlık
genellikle iyi gıda ve temiz hava alamama sonucu meydana gelir.
Büyük şehirlerde oturanlar, iyi beslenseler bile temiz havadan mahrum oldukları için kansız kalabilirler. Kırlarda ve yüksek yerlerde oturanlarda da iyi beslenememe yüzünden kansızlık hali görülebilir. Bu bakımdan kansızlık hem alınan havanın temizliği hem de iyi ve düzenli bir beslenme ile yakından ilgilidir.
Kansızlığın ilk belirtisi iştahsızlıktır. Bu bakımdan yapılacak ilk iş iştahı arttırmaktır.

Sebebi :

Kansızlık iki sebepten ortaya çıkar. Bunlardan biri kandaki alyuvarların azalmasıdır. Diğeri de alyuvarların tam sıhhatli olmasıdır.
Kansızlığın alyuvarların bozukluğundan değil de eksikliğinden ileri geldiği hallerde ise B12 vitamini kullanılır.

B12 vitamini tabii olarak en fazla dana karaciğerinde bulunur. Ayrıca diğer etlerde, sütte ve yumurtada da belirli bir oranda B12 vitamini tabii halde vardır.
Kansızlığın tek sebebi alman gıdanın yetersizliği değildir. Bol miktarda gıda alınması halinde bile kansızlık görülür. Bir diğer sebepte oksijen yetersizliğidir, özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar ne derece iyi beslenirse beslensinler kansızlıktan şikayetleri görülür. Büyük şehirde yaşayanların, yapacakları, en doğru iş hafta tatillerinde çevredeki kırlara gitmek ve burada bol miktarda oksijen almaktır.

Sebep ne olursa olsun zevkle ve istekle yenen yemek kandaki sayısını arttırır. Bu bakımdan iştahsızlık söz konusu olduğu zaman yapılacak iş bu durumu ortadan kaldırmak için ya yemek çeşidini değiştirmek, ya da iştahı açacak usuller bulmaktır. İştahı açmak için çeşitli ilaçlar da kullanılabilir.
Sıhhatli bir insanın kanındaki alyuvarlar zamanla yaşlanır ve bunların yerini yenileri alır. Bu sebeple kansızlık hallerinde alyuvarların yenilenmesi için organizmaya yardım etmek gerekir. Bunun en geçerli yolu da azotlu besinler yemektir.

Bira mayası içinde hemoglobin yapımı için gerekli asidi temin eden maddeler bulunduğundan, kansızlara bira ve şarap tavsiye edilmektedir. Ancak şarap karaciğerinden rahatsız olmayanların kansızlık hallerinde içebilecekleri bir içkidir.
Bazı kansızlıklar alyuvarların sıhhatte olmamalarından ileri gelmektedir. Böyle durumlarda alyuvarların sayıları azalmamış ama kana rengini veren hemoglobin maddesi eksilmiştir. Hemoglobinin azalmasının başlıca sebebi demir eksikliğidir. Demir eksilmesi halinde kullanılan hap şeklinde demir tozları vardır. Kansızlığın hafif olduğu halterde mercimek, ıspanak, ve kuru meyve gibi demir oranı yüksek olan besinlerle bu durum önlenebilir.

Kansızlık çocuklarda ve kadınlarda bazı kanamalardan ileri gelir. Bunlar şiddetli aybaşı ve buran kanamaları olabilir.
Böyle kanama hallerinde K vitaminli ilaçlar kullanılmalıdır. Ayrıca kaybedilen kanın yeniden kazanılması için de kan yapıcı gıdalar yenilmelidir.

Belirtileri :
Kansızlığın başlıca belirtileri baş ağrısı, baş dönmesi, kulak uğultusu, göz yorgunluğu (göz yorgunluğunun başlıca belirtisi bakılan her yerde yıldızların uçuşmasıdır), devamlı burun kanaması, dudak ve diş etlerinde solgunluk, hazım bozukluğu, ishal, bacaklarda karıncalanma ve bileklerde meydana gelen şişliklerdir.

Deri Kanseri

kendini çeşitli şekillerde belli eder. Bazen siğil ya da ben şeklinde, koyu renkli, gittikçe büyüyen, bazen düzgün bir kabartı halinde gittikçe genişleyip sonradan üzerinde yara meydana gelen şekiller gösterir. Ya da deride bir bölüm iltihaplanır veya küçük bir sıyrık vardır. Ama ne var ki bu yaralar bir türlü iyi olmaz. Bazen de deri kanserleri küçük san veya kırmızı sivilceler halinde başlayıp gittikçe büyür ve genişler.
Bazı hallerde yara nedbeleri veya eski yaranın üzerinde de başlayabilir.

Deri kanserleri genellikle vücudun kirli kalan, güneşe veya tahrişe fazla maruz kalan veya fazla soğuk ya da fazla sıcakla devamlı temas eden bölümlerinde meydana gelir.
Deri kanserlerine genellikle yüzde, ellerde, kol ve bacaklarda rastlanmaktadır.

Deri kanserleri, kanserin kolaylıkla tedavi edilebilen cinslerindendir.
Kanserin bu türü röntgen ve radyum ışınlarıyla ya da ameliyatla tedavi edilir.
Akıldan çıkarılmaması gereken en önemli husus şudur : küçükken ve etrafa yayılmadan çok daha kolay tedavi edilir.

Erken Belirtiler :

Bir siğil ya da ben doğuştan olabilir. Eğer bu kaza sonucu veya bir tedavi sırasında yaralanır veya kendi kendine büyümeye başlar, rengi siyahlaşır veya kahverengi olmaya başlarsa hemen bir doktora gösterilmesi gerekir.

Dudaklarda, çenede, kulaklarda veya vücudun diğer taraflarında üç hafta içinde iyileşmeyen çatlaklar veya yaralar derhal bir doktora gösterilmelidir.
Bunlar her zaman kanser değildir. Ancak tedavi edilmedikleri takdirde kansere dönüşebilir.
Sıcak veya kimyevi bir madde ile yanan, şişen ve iltihaplanan yerler Uç hafta içinde iyileşmezse, en kısa zamanda tedavi çareleri aranmalıdır. Bunlar kanser başlangıcı olabilirler.

Tedavi :
Deri kanserlerinin erken tedavisi devamlı tedavi demektir. Bu tedavi ayakta bile yapılabilir. Hastanın hastaneye yatmasına bile lüzum yoktur.
Çatlak, yara, iltihaplı yani kanser şüphesi olan yerlerden alınan parçaların mikroskop altındaki muayeneleri kesin teşhisin konulmasına yeterlidir. Doktor bu inceleme sonucu kati tedavinin nasıl olacağına karar verir.
Tedavisi röntgen, radyum ışınları veya ameliyatla yapılır.

Nasıl Korunulur :

Deri kanserlerinden korunmanın birinci yolu, derinin temiz tutulması ve tahrişten korunmasıdır.
Meslekleri gereği, asfalt, katran, is, kurum ile temasta olanlar ciltlerinin bu maddelerle sıvanıp boyanmamasına dikkat etmelidirler.
Kimyevi maddeler, boya, katran ve makine yağlan ile uğraştıktan sonra bunların iyice ve tamamen temizlenmesi lazımdır.

İdrar yolları kanseri

İdrar yollarını meydana getiren organların herhangi birinde olabilir.
Böbreklerdeki en ciddi kanser çocuklarda görülmektedir. Diğer şekillerine yetişkinlerde de rastlanır.
Mesane kanserleri daha çok yaşlı kişilerde görülür ve bazen siğile benzer şekilde çoğalır.

Prostat kanserleri daha çok yaşlı kişilerde görülür ve bazen siğile benzer şekilde çoğalır. Prostat kanserine genellikle yetmiş yaşını aşmış kimselerde rastlanmaktadır. Bunlar çoğunlukla erkeklerdir. Ama bunun prostat büyümesi ile karıştırılmaması gerekir. Prostat büyümesi ileri yaşlarda olduğu gibi genç yaşlardakilerde de rastlanan bir durumdur. Ancak prostat büyümesi de kansere benzer belirtiler gösterir.
Kanserin bu türü de başlangıçta sinsi ve ağrısız olduğundan belirtilerinden yararlanarak derhal doktora başvurulmalı eğer kanserse erken teşhisi ve tedavisi sağlanmalıdır.

Erken Belirtiler :

Diğer kanser türlerinde olduğu gibi idrar yollan kanserlerinin gösterdiği erken belirtiler bir başka hastalığın belirtileri de olabilir. Bu bakımdan belirtilerin kansere işaret ettiği kesin değildir.

İdrar yolları kanserleri bulundukları yerlere göre değişik belirtiler gösterirler :

İdrarda Kan : Bu belirtiler mesane ve prostat kanserlerinde görülür. İdrarda kan, açık kırmızı, bulanık veya pembe renkte görülür. Bu hal bir defa görüldüğü gibi, aralıklı veya daimi olarak ta görülebilir.

İdrar Yapmada Güçlük : Sık sık idrar yapma isteği idrarda kan ile ekseriyetle birlikte olur. Her iki belirti de prostat ve mesane kanserlerinde görülür. Bu arada idrar yapma ağrılı da olabilir.

Karın Büyümesi : Çocuklar ve yetişkinlerdeki bazı böbrek tümörleri bazı hallerde karın büyümesine sebep olabilirler.

Tedavisi :
Belirtilerden herhangi birinin görülmesi halinde en kısa zamanda bir doktora başvurulmalıdır. Doktor röntgen çekerek ve diğer çeşitli usuller yolu ile hastalığın var olup olmadığını ortaya çıkarır.
Doktor özel aletleri yardımıyla mesanenin içini görerek tetkik edebilir. Kanser, diğer bazı kanser türlerinde olduğu gibi şüpheli yerden alınan küçük bir parçanın mikroskop altında incelenmesi yapılarak kati teşhis konulabilir. Teşhis konmasından sonra doktor duruma göre tedavi şekli uygular.
Tedavi genellikle ameliyattır. Bu arada derin röntgen ışınlarından da yararlanılabilir.

Korunma :

İdrar yollarında görülen herhangi bir zararsız durum eğer tedavi edilmezse bazı hallerde kansere dönüşebilir. Bunun için yapılması gereken herhangi bir belirtinin derhal doktora anlatılmasıdır. Böylece herhangi bir kötü ihtimale karşı geç kalınmamış olunur. Belirti kanser belirtisi değilse bile yapılacak tedavi ile kötü huylu bir değişme göstermesi de tedavi yolu ile önlenmiş olur.