Monthly Archives: Ekim 2008

Kızamık

kızamık genellikle 2-10 yaşlarındaki çocukların yakalandığı bulaşıcı bir hastalıktır.
Kızamığın bulaştığı, kırmızı döküntüler görülene kadar anlaşılamadığı için bu hastalıktan korunması güçtür. Kızamık çok kısa zamanda salgınlar yapabilir.
Yeni doğan bir bebekte kızamık hastalığına karşı bir bağışıklık vardır. Bebeğin ana ve babadan aldığı bu bağışıklık doğumundan sonra altı ay devam eder. Bu sebeple altı aya kadar bebekler kızamığa tutulmazlar.Çok küçük bir virüsün sebep olduğu kızamığın kuluçka devresi bir hafta ile iki hafta arasında değişir. Hastalığın kuluçka devresinde anlaşılması son derece güçtür. Bu devre geçince hastalık bütün şiddeti ile ortaya çıkar.

?
Kızamığın başlıca belirtileri arasında göz kızarması, göz ve burun nezlesi vardır. Bu arada boğazda yanma, boğuk ve kesik öksürükler ortaya çıkar. Ateş 39-40 dereceye kadar yükselir. Hasta ışıktan rahatsız olmaya başlar, boğaz ve damakta nokta halinde kırmızılıklar belirir. Kızamığın şiddetli halinde titremeler, çarpıntılar ve ihtilâçlar olabilir. Hastada iştahsızlık, ishal ve şiddetli kusma görülür. Kızamığın bu şiddetli devri üç gün devam ettikten sonra ateş düşmeye ve vücut üstündeki döküntüleri ile kızamık kendini göstermeye başlar.

Kızamığın döküntüleri kulak arkası ile yanakta başlar. Daha sonra çene, alın ve buruna yayılan döküntüler kısa bir süre sonra bütün vücuda ve kollara geçer.
Kızamık döküntüleri birbirleri ile birleşmez. Kızılın, kırmızı mürekkep sürülmüş gibi olan döküntülerine karşılık kızamıkta döküntüler ince noktacıklar halindedir.
Döküntüler bir hafta sonra yukarıdan aşağıya doğru yani önce kulak arkaları ve yanaktan başlamak üzere yavaş yavaş kaybolur. Döküntülerin kaybolmasından sonra hastadaki öksürük ve nezle hali geçer.

Kızamığın Tedavisi :
Kızamık tehlikeli bir hastalık sayılmamaktadır. Ancak tedavisine önem vermek, başka hastalıkların ortaya çıkmasını engellemesi bakımından dikkat edilecek en önemli noktadır. Tedaviye önem vermemek, hastalık tam geçti derken bir başka hastalığın ortaya çıkmasına yol açar ki bu da çocuk için çok tehlikeli olur.
Kızamıktan sonra görülen kulak iltihapları tehlikelidir. Bu iltihap çocuğu sağır bırakabilir. Kızamıktan hasta olan bir çocuğun mikrop kapmasını önlemek ve başkaları ile temasını kesmek gerekir.
Kızamık genellikle belirtilerine göre tedavi edilir. Bünyesi kuvvetli olan çocuklar kızamığı çok hafif geçirirler. İyi beslenmeyen çocuklarda kızamık vereme ortam hazırlar.
Günümüzde kullanılan antibiyotikler sayesinde kızamık daha kolay tedavi edilebilmekte ve daha az tehlikeli olmaktadır.

Erkeklerde Kısırlık

1125011Erkeklerdeki genellikle spermanın yeterli sayıda ya da yeterli hayatiyet gücünde olmamasından ileri gelir. Erkekte her ejekülasyon sırasında dışarı atılan (meni hücresi) sayısının 50 milyonun altında olması o erkeğin kısır olması demektir. Uzmanlar 150 milyon civarındaki hücresini bile tam yeterli saymamaktadır. Bu büyük miktar bile zaman zaman çocuk yapma gücü için yeterli olmamaktadır.
Spermaların meydana gelmesi çeşitli hastalıklar sebebiyle güçleşebilir. Erkeklik bezlerinin yerinde bulunmaması, çeşitli hastalıklar sebebiyle bozulması, veya gibi torba hastalıkları sperma yapımını güçleştirmektedir.

Kadınlarda Kısırlık

253161Kadınların cinsiyet organlarındaki yırtıklar dolayısı ile rahim boynunun daralması, rahmin bükük durumda bulunması, bunlardan başka tümörler, metabolizma bozuklukları, şeker hastalığı ile vitamin ve protein eksiklikleri kadınlarda kısırlığın başlıca sebepleridir.
İltihaplar yüzünden yumurtalıktan rahme gelen yolların tıkanması da önemli bir sebebi olmaktadır. Bu durumun tedavisi oldukça zordur. Ancak hastalık kasılmalardan ve büzülmelerden ileri geliyorsa hasta iyi olabilir. Ayrıca tıkanma hallerinde rahme hava vermekle ya da özel ameliyatlarla yumurtalığın rahme bağlanması sağlanabilir.
Vajinanın asit fazlalığı da tedavisi mümkün olan kısırlık durumlarından biridir.
Adet devreleri bozuklukları da kısırlığa yol açabilir.

Kısırlık

bb62b743d4_b1Çocuk yapma bakımından yaş, bünye ve sağlık durumu yerinde olan bazı kimselerin çocukları olmaz. Bu hale denilmektedir, önceleri insanlar arasında oranı yüzde 15-20 arasında idi. Ancak günümüzde ve gibi hastalıkların kontrol altına alınması ve antibiyotik ilaçların bulunması sonucu bu oran yüzde 5-10 civarına düşmüştür. Bu oranın da büyük bir bölümünü kalıtımdan gelen kısırlık ile düşük yapmalar almaktadır.