Monthly Archives: Kasım 2008
Altıncı duyu
Bazı kişilerde bir seziş kabiliyeti vardır. Bu tür kimseler başkalarının bilemeyeceği şeyleri seziş güçleri sayesinde bulabilirler. Yine bu tür kimseler görünüşte birbiri ile hiç bir ilgisi olmayan olaylar arasındaki ilgiyi ayırabilirler.
Ancak, seziş ile kuruntu ve vehmin birbirine karıştırılmaması gerekir. Seziş içten gelen ve insana doğruyu gösteren bir duygudur. Bazı bilim adamları bu duyguya altıncı duyu derler.
Bunun dışında insanların hayvanlarlar ortak bir davranışı daha vardır. İçgüdü adı verilen bu davranış, daha fazla cinsiyet, bencillik ve iktidar hırsı gibi konularda kendini gösterir. Hayvanların içgüdüsü ise kendilerini koruma ve yaşamalarım sağlayacak yollara yönelir.
İrade ise içgüdünün tam tersidir. Çeşitli ruhi ve dış etkilerde takip edilmesi gereken yolda insanın ilerlemesi irade gücü ile olur. İnsanların çeşitli içgüdüleri irade gücü sayesinde yenilerek günlük hayata normal bir yön verilebilir.
Zekâ nasıl geliştirilir?
Zekânın gelişmesi için en iyi yol, olayları büyük bir dikkatle ve üzerine eğilerek incelemek, felsefe, mantık ve matematik konularında düzenli bir çalışmadır. Bunun aksine, olaylar karşısında eksik, geçici ve aceleci gözlem, düzensiz bir yaşama zekâ gelişmesini büyük ölçüde önler.
Zekânın gelişmesinde etkili olan bir başka olay da günlük yaşama ve beslenme şeklidir. Çok aşırı beslenme ve çok aşırt sporun zekânın gelişmesi üzerinde kötü etkileri olduğu bilinmektedir.
Hafıza, günlük hayatta zekânın en büyük yardımcısı olarak bilinmektedir. Bilindiği gibi hafıza, daha önce öğrenilen bilgilerin akılda tutulmasıdır. Pek çok şeyin hatırlanmasında çağırışım hafızaya yardımcı olmaktadır. Çağırışım, yer, zaman ve benzerlik dolayısı ile düşüncelerin birbirini uyararak unutulmuş olan bir olayı zincirleme olarak hatırlanması şeklidir.
Ruhi davranışlar
Günlük hayatın her gününün birbirinden farklı olması, sürekli iş ve yorgunluk, bütün bunların yanı sıra insanın kendini tam bir güvenlik içinde hissetmemesi zamanla sinir hastalıklarının, mide ve bağırsak bozukluklarının ortaya çıkmasına yol açar. Kolitler ve böbrek hastalıkları çok defa ruhi dengesizlikle ilgilidir. Bu hastalıklar, çoğu zaman sıkıntılı hayatı olmayan insanlarda görülmez.
Ruh ve vücut sağlığı için dikkatin organlar üzerinde toplanmaması gerekir.
Vücudun fizyolojik faaliyetleri bilinç üstüne çıkmamaktadır. Dikkatle takip edilen bir organın faaliyetlerinde bir aksama olur. Bir insanın her yönden sağlam olabilmesi için kendini dinlememesi gerekir. Büyük şehirlerde yaşayan insanlar zaman zaman deniz kenarlarına ve dağlara çıkarak bir süre dinlenmelidir. Bu dinlenmenin ruh ve vücut sağlığı üzerinde büyük ve yararlı etkileri vardır.

İnsan ruhunun bazı yanları kesinliğe yakın bir şekilde anlaşılmış ve bunlar bazı kurallara bağlanmıştır. Böylece de ruhbilim ortaya çıkmıştır. Ruhbilime psikoloji de denilmektedir.
Vücudun fizyolojik faaliyetlerinin yanı sıra ruhi ve zihni faaliyetleri de vardır. Bugünkü bilime göre 




