Monthly Archives: Kasım 2008

Ruhun bilinmeyen yanları

ruhun bilinmeyenleriİnsan ruhunun bazı yanları kesinliğe yakın bir şekilde anlaşılmış ve bunlar bazı kurallara bağlanmıştır. Böylece de ruhbilim ortaya çıkmıştır. Ruhbilime psikoloji de denilmektedir.
Psikoloji, bilinç hallerinin incelenmesidir. Düşünmek, karar vermek, tercih yapmak, üzülmek, keyiflenmek ve hayal kurmak gibi insanın kendi benliğinde meydana gelen olaylar ki bu olaylar her insanın kendi içindedir. Bu tür duyguların başkalarında olup olmadığı da ancak belirtileriyle anlaşılır. Bunlara şuur (bilinç) olayları ya da psikoloji olayları denilmektedir.

Ruhun psikoloji olayları

Çeşitli yollarla incelenen psikoloji olayları ise şöyle sıralanabilir:

Kişilik, idrak (algı), dikkat, öğrenme, hafıza (bellek), zekâ, hayal gücü, düşünme ve hüküm, tepkiler ve davranışlar, hareket.

Psikoloji hayatının duyumlarla ilgili yönü:

Hoşlanmak, üzülmek, duygu, yöneliş, ihtiraslar ve bunların kontrolü, bilinç dışı, kompleksler (karmaşalar), istek, duygu ve fikirlerin ifadesi olan konuşma, okuyup yazma gücü, insan karakterinin meydana gelişi.
Bütün bunların yanı sıra insan ruhunun henüz anlaşılamayan ve bugün bile karanlık kalmış yanları vardır. Bunlara bağlı olaylar ise ötesi (metafizik) olaylar olarak tanımlanmaktadır.
Bu olaylar üzerinde bugüne kadar yapılan incelemeler, aydınlığa kavuşmalarını sağlayamamıştır.
Nedeni bilinmemekle birlikte birer gerçek sayılabilecek pek çok gözlem elde edilmiştir. Bunlar arasında (uza duyu), önsezi birer örnek olabilir. Bazı insanlar hiç bir aletin yardımı olmadan karşısındaki insanın kafasından geçenleri bilebilir ya da geçmiş olayları yaşayarak anlatabilir. Ancak bu çok nadir görülen bir durumdur.

Bazı hallerde ölmek üzere olan ya da büyük bir tehlike içinde bulunan bir kimse, başkası ile temasa geçe bilir, ölen, ya da ağır bir kazaya uğrayan bir kimse, kaza ölümle sonuçlanmamış olsa bile, bir an için bir dostuna görünebilir. Görünen kimse normal kılığındadır, çok defa bir şey söylemez, bazen de konuşur ve öldüğünü bildirir.
Pek az görülen hallerde, çok uzaktaki bir olayı, bir manzarayı, bir insanı gören, o sahneyi en küçük teferruatına kadar ve doğru olarak tarif edenler vardır.

Altıncı duyu

altıncı hisBazı kişilerde bir seziş kabiliyeti vardır. Bu tür kimseler başkalarının bilemeyeceği şeyleri seziş güçleri sayesinde bulabilirler. Yine bu tür kimseler görünüşte birbiri ile hiç bir ilgisi olmayan olaylar arasındaki ilgiyi ayırabilirler.
Ancak, seziş ile kuruntu ve vehmin birbirine karıştırılmaması gerekir. Seziş içten gelen ve insana doğruyu gösteren bir duygudur. Bazı bilim adamları bu duyguya derler.
Bunun dışında insanların hayvanlarlar ortak bir davranışı daha vardır. İçgüdü adı verilen bu davranış, daha fazla cinsiyet, bencillik ve iktidar hırsı gibi konularda kendini gösterir. Hayvanların içgüdüsü ise kendilerini koruma ve yaşamalarım sağlayacak yollara yönelir.
İrade ise içgüdünün tam tersidir. Çeşitli ruhi ve dış etkilerde takip edilmesi gereken yolda insanın ilerlemesi irade gücü ile olur. İnsanların çeşitli içgüdüleri irade gücü sayesinde yenilerek günlük hayata normal bir yön verilebilir.

Zekâ nasıl geliştirilir?

zekaZekânın gelişmesi için en iyi yol, olayları büyük bir dikkatle ve üzerine eğilerek incelemek, felsefe, mantık ve matematik konularında düzenli bir çalışmadır. Bunun aksine, olaylar karşısında eksik, geçici ve aceleci gözlem, düzensiz bir yaşama zekâ gelişmesini büyük ölçüde önler.
Zekânın gelişmesinde etkili olan bir başka olay da günlük yaşama ve beslenme şeklidir. Çok aşırı beslenme ve çok aşırt sporun zekânın gelişmesi üzerinde kötü etkileri olduğu bilinmektedir.
Hafıza, günlük hayatta zekânın en büyük yardımcısı olarak bilinmektedir. Bilindiği gibi hafıza, daha önce öğrenilen bilgilerin akılda tutulmasıdır. Pek çok şeyin hatırlanmasında çağırışım hafızaya yardımcı olmaktadır. Çağırışım, yer, zaman ve benzerlik dolayısı ile düşüncelerin birbirini uyararak unutulmuş olan bir olayı zincirleme olarak hatırlanması şeklidir.

Zihni ve ruhi faaliyetler

zihni ve ruhi faaliyetlerVücudun fizyolojik faaliyetlerinin yanı sıra ruhi ve zihni faaliyetleri de vardır. Bugünkü bilime göre ve vücut bir bütünün iki yarısı gibidir.
Bugünün gelişmiş tekniğine rağmen ruhi ve zihni faaliyetlerin büyük bir bölümünün gerçek sebebi ve oluş şekli tamamıyla anlaşılamamıştır. Belirli bir enerji sarfına sebep olmadan insanın içinde yaşayan düşüncenin nasıl oluştuğu kesinlikle tespit edilememiştir.

Çeşitli olaylar arasındaki bağlantıyı anlamaya yarayan zekâ derecesi de her insanda değişiklik gösterir. Bu farklılık insanda doğuştan olmakta ancak zekânın gelişmesi için devamlı bir eğitim şart bulunmaktadır. Devamlı bir çalışma orta derecedeki bir zekânın üstün bir zekâ haline gelmesini sağlayabilir.

Ruhi davranışlar

ruh küpüGünlük hayatın her gününün birbirinden farklı olması, sürekli iş ve yorgunluk, bütün bunların yanı sıra insanın kendini tam bir güvenlik içinde hissetmemesi zamanla sinir hastalıklarının, mide ve bağırsak bozukluklarının ortaya çıkmasına yol açar. Kolitler ve böbrek hastalıkları çok defa ruhi dengesizlikle ilgilidir. Bu hastalıklar, çoğu zaman sıkıntılı hayatı olmayan insanlarda görülmez.
ve vücut sağlığı için dikkatin organlar üzerinde toplanmaması gerekir.

Vücudun fizyolojik faaliyetleri bilinç üstüne çıkmamaktadır. Dikkatle takip edilen bir organın faaliyetlerinde bir aksama olur. Bir insanın her yönden sağlam olabilmesi için kendini dinlememesi gerekir. Büyük şehirlerde yaşayan insanlar zaman zaman deniz kenarlarına ve dağlara çıkarak bir süre dinlenmelidir. Bu dinlenmenin ruh ve vücut sağlığı üzerinde büyük ve yararlı etkileri vardır.