Daily Archives: 30 Kas 2008

Ruhun bilinmeyen yanları

ruhun bilinmeyenleriİnsan ruhunun bazı yanları kesinliğe yakın bir şekilde anlaşılmış ve bunlar bazı kurallara bağlanmıştır. Böylece de ruhbilim ortaya çıkmıştır. Ruhbilime psikoloji de denilmektedir.
Psikoloji, bilinç hallerinin incelenmesidir. Düşünmek, karar vermek, tercih yapmak, üzülmek, keyiflenmek ve hayal kurmak gibi insanın kendi benliğinde meydana gelen olaylar ki bu olaylar her insanın kendi içindedir. Bu tür duyguların başkalarında olup olmadığı da ancak belirtileriyle anlaşılır. Bunlara şuur (bilinç) olayları ya da psikoloji olayları denilmektedir.

Ruhun psikoloji olayları

Çeşitli yollarla incelenen psikoloji olayları ise şöyle sıralanabilir:

Kişilik, idrak (algı), dikkat, öğrenme, hafıza (bellek), zekâ, hayal gücü, düşünme ve hüküm, tepkiler ve davranışlar, hareket.

Psikoloji hayatının duyumlarla ilgili yönü:

Hoşlanmak, üzülmek, duygu, yöneliş, ihtiraslar ve bunların kontrolü, bilinç dışı, kompleksler (karmaşalar), istek, duygu ve fikirlerin ifadesi olan konuşma, okuyup yazma gücü, insan karakterinin meydana gelişi.
Bütün bunların yanı sıra insan ruhunun henüz anlaşılamayan ve bugün bile karanlık kalmış yanları vardır. Bunlara bağlı olaylar ise ötesi (metafizik) olaylar olarak tanımlanmaktadır.
Bu olaylar üzerinde bugüne kadar yapılan incelemeler, aydınlığa kavuşmalarını sağlayamamıştır.
Nedeni bilinmemekle birlikte birer gerçek sayılabilecek pek çok gözlem elde edilmiştir. Bunlar arasında (uza duyu), önsezi birer örnek olabilir. Bazı insanlar hiç bir aletin yardımı olmadan karşısındaki insanın kafasından geçenleri bilebilir ya da geçmiş olayları yaşayarak anlatabilir. Ancak bu çok nadir görülen bir durumdur.

Bazı hallerde ölmek üzere olan ya da büyük bir tehlike içinde bulunan bir kimse, başkası ile temasa geçe bilir, ölen, ya da ağır bir kazaya uğrayan bir kimse, kaza ölümle sonuçlanmamış olsa bile, bir an için bir dostuna görünebilir. Görünen kimse normal kılığındadır, çok defa bir şey söylemez, bazen de konuşur ve öldüğünü bildirir.
Pek az görülen hallerde, çok uzaktaki bir olayı, bir manzarayı, bir insanı gören, o sahneyi en küçük teferruatına kadar ve doğru olarak tarif edenler vardır.