Monthly Archives: Aralık 2008

Mide’den sonraki sindirim

Sindirimin bu bölümünde karaciğerden salgılanan safranın görevi başlar. Safra yağların sindirimi bakımından önemlidir. Onikiparmak bağırsağına ayrıca pankreas bezi salgısı da akar. Pankreas salgısında , , gibi mayalar vardır. Tripsin proteinlerin, yağların, amilaz nişastalı maddelerin sindirilmesini sağlar. Safra salgısı da lipasın etkisini arttırır.

Safra iyi akmazsa yağlar sindirilemez. Sindirilmemiş yağlar, proteinlerin üstünü kapladığından onların da sindirilmesini güçleştirir. Safranın antiseptik etki göstermesi de bağırsağı birçok zararlardan korur.
İnce bağırsaklar da bir çeşit özsu çıkarır. İçinde çeşitli organik, anorganik maddeler bulunan bu özsu, besinlerin bağırsak çeperinde emilmesini sağlar. Özellikle kalın bağırsaklar kesiminde bulunan mikropların sindirim üzerinde etkisi büyüktür. Normal olarak bağırsaklarda bulunan bu mikroplara bağırsak florası denilir.
Bu mikroplarla besinler arasında meydana gelen mayalanma, kokuşma olayları sindirim bakımından çok önemlidir. Flora bozulursa sindirim aksar, hastalıklar ortaya çıkar.

Mide’de sindirim

midede sindirimMideye inen maddeler bir yandan midenin sıkıştırıcı hareketleriyle bir yandan da mide özsuyunun etkisiyle yeni sindirim olaylarına hazırlanır.
Midenin dalga halindeki hareketlerine Peristaltik hareketler denilir. Bu tür hareketler hemen bütün sindirim kanalında, yemek borusunda ve bağırsaklarda da görülür.
Mide hareketleri çalkalanma değil, dalga dalga gelen açılıp kapanma hareketleriyle onikiparmak bağırsaklarına doğru itilme hareketleridir. İlk yenilenler yine midenin altında kalır. Bütün yiyecekler onikiparmak bağırsağına açılan pilor adı verilen bölümde olur.

Midenin Peristaltik adı verilen hareketleri 18 – 20 saniyede bir tekrarlanır. Bu hareketler sırasında mide dokusundan salgılanan mide özsuyu ile besinler karışır. Mide salgısında klor hidrik asit, pepsin, gibi maddeler vardır. Bunlar proteinli, yağlı, karbonhidratlı maddelerin parçalanmasını sağlar.
Mide özsuyu ile iyice bulaşmış, asitli bir hale gelmiş lokma artık onikiparmak bağırsağına geçmeye hazırdır. Lokmalar mideden çıkabilmeleri için iyice yumuşamaları gerekir. Mide özsuyu ile karışmış besinlere denilir. Anormal bir durum olmadığı takdirde , 4 – 5 saat süren hareketlerin yardımı ile yavaş yavaş onikiparmak bağırsağına geçer.

Ağızda sindirim

ağızda sindirimAğızda büyük parçalar halinde alınan besinler parçalanarak küçük parçalara ayrılır, ezilir ve tükürükle iyice karıştırılarak yutulacak hale getirilir.
Çiğneme sırasında üst çene sabit kaldığı halde alt çene yaklaşma ve uzaklaşma, yana, öne ve arkaya gitme hareketleriyle ve dişlerin yardımı ile alınan lokmayı keser, deler, ezer. Bu yolla besin lokması bir milimetrenin onda birine inecek kadar küçülür. Yutulabilen en büyük parça 12 milimetre kadardır. Bir lokmanın yutulacak kıvamı buluncaya kadar yarım dakika çiğnenmesi gerekir. Çiğneme sırasında azı dişleri bölümünde çeneleri birbirine yaklaştıran kuvvet 20 kilo kadardır. Ağızdaki tükürük bezlerinden salgılanan salyanın sindirimdeki önemi çok büyüktür. Tükürük dilaltı, çene altı, kulak altı olmak üzere üç çift salya bezinden ağza akar. Bu salgı içinde pityalin vardır. Pityalin maddesinin yardımı ile nişastalı maddeler şekere çevrilir. Suda eriyebilen birçok besinler tükürükte erir. Tükürüğün bir başka faydası da çiğnenmiş parçalan birbirine yapıştırarak besinleri yutulacak hale getirmesidir.
Bunlardan sonra yutma işlemi başlar. Yutma sırasında ve boğaz kaslarının, yemek borusunun düzenli hareketleri başlar.

Sindirim

Sindirim yolu ile alınan besinlerin vücuda yararlı hale getirilmesi işlemine verilen isimdir. Ağızdan giren besin maddeleri burada başlayarak anüse kadar geçirdiği olaylar, değişiklikler, bu arada besinlerin içindeki yararlı maddelerin kana geçebilecek hale gelmesi hep sindirim olayları içinde yer alır.
Besinler sindirim kanalı içinde fiziksel ve kimyasal birçok değişikliklere uğrar. Sindirimin fiziksel olayları çiğneme, yutma, mide ve bağırsak çalışmaları, dışkılama gibi hareketlerdir. Kimyasal olaylar ise çeşitli kısımlardan salgılanan tükürükte, mide öz suyunda, safrada, pankreasta, bağırsak öz sularında bulunan mayalarla besinler arasında meydana gelir.sindirim sistemi

Siğil

siğilDeri üzerinde ve en çok ellerde ortaya çıkan küçük ve sert urlara denilir. Siğillerin büyüklükleri değişiktir. Toplu iğne başı büyüklüğünden nohut büyüklüğüne kadar olanları vardır. Ancak çok büyükleri seyrek görülür.

Siğiller vücutta iz bırakmadan iyi olurlar. Sarımtırak esmerden koyu esmere kadar değişik renkte olanları vardır. Ellerin yanı sıra yüzde, el ayasında, ayak tabanında, göz kapaklarında ve başta da siğil görülebilir. Tırnakların yanında ve ayak tabanında görülen siğiller büyük ölçüde sızı ve ağrı verir.
Siğillerin bir cins virüsten ileri geldiği ve bulaşıcı olduğu bilinmektedir. Virüslerin kuluçka devreleri 1 — 3 ay arasında değişmektedir.

Tedavi

Siğillerin pek çoğu kendiliğinden iyi olur. En iyi tedavi yolu dağlama
Siğillerin meydana gelişinde sinir sisteminin de payı olduğundan tedavisinde telkinin de büyük rolü vardır. Telkin yolu ile siğillerin kaybolduğu bilinmektedir. Siğillerin yok edilmesinde salisilâtlı pomatlar da kullanılmaktadır.