Monthly Archives: Mayıs 2009
Happy liftin farkı, yüzünüzde yabancı bir cisim olmaması

İple yüz germe tekniği, 1996′da Doktor Marlene Sulamanidze ve oğlu Doktor Georgi Sulamanidze tarafından kullanılmaya başlandı. Önceden tedavi edilmemiş ya da kötü tedavi edilmiş alanlar için, cerrahi dışı bir çözüm sunan uygulamada, derinin içine yerleştirilen ipler yardımıyla yüzün çökmüş ve sarkmış dokuları toparlanmakta, yüz gerilmekte (lifting) ve genç bir görüntü elde edilmektedir.
Yüz güzelliğinde son günlerde en çok merak edilen konu, yakın geçmişe göre daha gelişmiş iplerin kullanıldığı yeni yüz germe işlemi olan happy lifttir. Dünyada duyulduğu anda büyük ilgi gören happy liftte kullanılan ipler, üretici firmanın, aptos adlı ipini dünyaya duyurduktan sonra yaptığı araştırmalar sonucu yaratıldı. Önce aptos iplerini tanıtan şirket, iplerin kazandığı büyük başarının ardından, bazı hastaların ve dolayısıyla da bazı cerrahların bu aleti kullanmaktan çekindiklerini saptadı.
Nedeni ise oldukça basit: İnsanlar yüzlerinde kalıcı bir yabancı cismin varlığından hoşlanmıyorlar! Bu materyalin kalıcı olması nedeniyle tercih edilmediği ortaya çıkınca vücutta zamanla yok olan yeni bir ürün yaratıldı. Sonuçta happy lift yönteminde kullanılan caprolattone içeren ipler, 8–12 ay insan dokusunda kalıp, bu süre sonunda tamamen re-absorbe olmaktadır ki bunun büyük bir yenilik olduğunu kabul etmek gerekir.
Yüz germe ve yeni trend happy lift

Estetikte devrim niteliği taşıyan happy lift, 45 dakikada 10 yaş gençleştiren bir estetik yöntemi, üstelik tamamen acısız, ağrısız ve bıçaksız. Uygulamada re-absorbe olan yeni bir formülle caprolattone kullanılıyor. Happy liftte kullanılan bu özel ipliklerin en büyük başarısı, herhangi bir yere tutturulmadan gergin kalabilmeleri. Materyal, dalgalanma hareketine sahip olduğundan yüzün hareketlerine uyum sağlayabiliyor. Yerçekimi ve yaşla azalan destek dokunun kaybıyla aşağıya doğru düşen yüzü, yukarı asmada etkin bir yöntem. Teknik, deneyimli bir doktora yüzdeki ifadeyi değiştirmeden daha genç görüntü verebilmek için üçboyutlu bir yapı oluşturma şansını veriyor. Happy liftte kullanılan ve hafif dikenli olarak tanımlayabileceğimiz iplikler, yakın geçmişte kullanılan kaygan iplere göre beklentileri çok daha başarıyla karşılamakta. Geliştirilmiş formüle sahip yeni iplikler 8–12 ay boyunca, cildinizi gençleştirerek 2–5 yıl kadar uzun süre kalıcı sonuçlar yaratıyor.
Happy liftin yan etkileri, minimum hatta uzman ellerde sıfır oranda. Tekniği son derece basit, hızlı, sonuçları ise oldukça etkili. Öyle ki uygulanır uygulanmaz happy liftin yüzü kaldırdığını ve üçboyutlu genç bir görüntü kazandırdığını fark edebilirsiniz. Estetik operasyona kıyasla riskinin düşük olması ve kolay uygulanmasının yanı sıra operasyon sonrasında hastanın normal hayatına dönmesi açısından da oldukça cazip bir yöntem. Öyle ki hasta, 24 saat sonra, bir uygulama geçirdiğini bile unutabilir. Estetik ameliyatlarda, hastanın kendine gelebilmesi için 20–25 gün gerekir. Komplikasyonlar yaşandığında ise bu süre 30–40 günü bulabilir. Ayrıca geleneksel germe (lifting) operasyonu, hastaya acı veren bir uygulamadır. Happy liftte ise bu tür bir ağrı ya da acı hissedilmez. Uygulama sonrasında kişi, rahatlıkla güneşe çıkabilir, denize girebilir. Tek dikkat etmesi gereken, 2-3 hafta boyunca, ipliklerin bulunduğu bölgeleri, olası bir darbeden korumaktır, işlem, ayrıca yaşlanmayı önleyici nitelik taşıdığından hızla popüler hale geleceği düşünülmektedir.
Soft estetik

Bilindiği gibi 2000′li yıllarda genel cerrahinin amacı, ameliyatları olabildiğince acısız ve risksiz yapabilmektir. Kalça kırığı gibi ortopedi ameliyatları, göz, ülser ya da kalp ameliyatları; tümü için aynı eğilimden bahsedebiliriz. Bilim, hastaya daha teknik daha hızlı ameliyatlar yapmaya, sonuçları daha az tramvatik hale getirmeye çalışıyor. Bu durum en çok da güzelleşmek için bıçak altına yatmayı düşünenlere yarıyor. Eğer başka bir imkân varsa, kimse riski yüksek, komplikasyonları ağır ameliyatlar geçirip günlerce bandajlarla dolaşmak istemiyor. Estetik alanındaki genel beklenti, mümkünse kimseye hissettirmeden, daha genç bir görünüme sahip olmak. İşte bu beklentilerin, teknolojideki gelişmelerle birleşmesinden doğan yeni operasyonlara, dünyada verilen isim, soft estetik. Bunlar, plastik cerrahi kadar becerikli, medikal estetik gibi hızlı, lokal anesteziyle hayata geçirilen en yeni teknikler. Soft estetik felsefesini taşıyan uygulamalar, genel anestezi gerektirmeyen, iyileşme süresi hiç olmayan ya da çok kısa olan, hastane koşullarını zorunlu kılmadan hijyenik kliniklerde gerçekleştirilebilen, tamamen cilt altına uygulanan ve cerrahi olmayan işlemlerdir. Lazerle yapılan gözkapağı ameliyatları, özel ipliklerle yapılan yüz germe uygulamaları bu kapsamda değerlendirilebilir.Soft estetiğin bile yetersiz kaldığı durumlarda ise plastik cerrahlara başvurabilirsiniz.
Botulinum toksini ve yüz cerrahisi

Cerrahi prosedür geçiren hastalar, prosedür öncesinde veya sonrasında botulinum toksininden faydalanabilirler. Yüzün üçte birlik üst bölgesi genellikle cerrahi müdahale yerine botulinum toksiniyle tedavi edilir. Botulinum toksininin etkileri alın, glabella (iki kaş arasındaki kızgınlık çizgileri) ve göz çevresindeki kırışıklıklar için düşük riskli ve etkin bir terapi sağlar. Sarkmalar, gerdirmeyle tedavi edilebilir. Botulinum toksini devam tedavisi olarak kullanılabilir ve cerrahi sonrasında asimetrileri ve geçici cerrahi palsileri tedavi etmede faydalıdır. Cerrahiden önce yüzün üçte birlik üst bölgesine enjekte edildiğinde, operasyon süresinde ağrı ve çeşitli risklerin önemli ölçüde azaltılmasını sağlar. Botulinum toksininin cerrahi prosedür yerine kullanılması gerekmez, fakat yardımcı ajan olarak kullanılabilir. Kaş kaldırma cerrahi prosedürlerinde botulinum toksini, sonuçları geliştirebilir ve yeni kaş pozisyonunun korunmasını sağlayabilir. Sonuç olarak, botulinum toksini tek başına ya da yüz gençleştirmeye yönelik diğer terapilerle birlikte kullanıldığında faydalıdır. Yaşlanma sürecinin karmaşıklığını tedavi etmek için tek bir yönteme güvenilmemelidir.
Botulinum toksini ve lazerle soyma

Botulinum toksinine başlamak için uygun zaman, dinamik kırışıklıkların lazerle soyma işlemi sonrasında ortaya çıktığı bir ila üç aylık dönemdeki klinik işaretlere dayanmaktadır. Botulinum toksini lazerle soyma işleminden önce kullanılırsa, ideal aralık yaklaşık 15 gün olacaktır. Botulinum toksiniyle ön tedavi, yeniden şekillendirilen cilt üzerinde, kırışıklıkları daha uzun vadeli yok etmeye yetecek düzleştirici etkiyi geliştirebilir. Lazer prosedürleri genellikle, yaşam boyunca bir defa yapılır. Cilt düzetme, yüzeysel soyma ve botulinum toksiniyle sonucun devam ettirilmesi sağlanmalıdır. Tedavi edilen bölgelerin daha uzun süre korunması ise ancak birleşik bir yaklaşımla sağlanabilir.






