Monthly Archives: Haziran 2009

Vücudunuzu gençleştirmek için ipuçları

İşte Doktor Mehmet Öz’den hayatınızı değiştirecek ipuçları

İpucu 1

Tavşan yiyeceklerinden şaşmayın!

Yapılan araştırmalarda, fazla salata tü­keten insanların diğerlerine oranla liko-pen, alfa ve beta karoten, folik asit ve C, E, B6 vitaminleri oranlarının daha yüksek ol­duğu biliniyor. Yani “tavşan yiyeceklerin­den” şaşmamalısınız. Şimdi kendinize gü­zel bir salata tabağı yapın, içine koyacak­larınız kanser savaşçılarıyla, kemik güçlendiricilerle ve kalp krizi önleyicilerle dolu olacaktır.
İşte yeşil yumruğun gücü! Günde beş porsiyon salata tüketmeniz sağlığınıza olumlu bir katkı yapacaktır. Bunun içine yiyeceğiniz meyveler de da­hildir. Eğer günlük beslenme stilinizde hiç salata yoksa bugünden başlayarak en azın­dan bir porsiyon ekleyin. Sonrasında iki bardak meyve suyu ile bu oranı arttınn. A, E, B6 ve folik asit oranlarınızı daima yu­karıda tutun. Sağlığınızdaki mucizevi ge­lişmeleri fark edeceksiniz.

* Günde beş porsiyon salata içeren bir beslenme düzeni uygulamak Gerçek Yaş‘ınızı dört yıla kadar gençleştirebilir.

İpucu 2

Cildinizi çikolata ile genç­leştirin!

İşte muhteşem bir cilt için gerekli for­mül: Nemlendirici, temizleyiciler, güneş kremleri ve… Çikolata! Evet, doğru duydu­nuz. Siyah çikolatada bulunan kakao, yoğun şekilde flavanol içermesi nedeniyle cil­dinizin dokusunu güzelleştirir, hidrat sevi­yesi ve kan akışını düzenler. Hatta güneş ışıklarının zararlı etkilerine karşı cildinizi korumaya yüzde 25′e kadar katkı sağlar. Peki bunu nasıl başarıyor? Yüksek oranda­ki antioksidan gücü sayesinde. Fakat çiko­latayı abartmadan tüketin, içindeki yağ ve kalori oranı yüksektir. Ayrıca güneş kremi kullanmaya da devam edin. Yapılan bir araştırmada, bir grup kadına 12 hafta bo­yunca her gün yarım fincan kakao içeren miktarda siyah çikolata (içeriğindeki flava­nol miktarı 329 miligram) yedirildi. Çalış­ma sonunda, baştaki cilt durumları ile oran­landığında, kadınların çok daha az cilt ku­ruluğu çektikleri ve ciltlerinin daha yumu­şak ve pürüzsüz olduğu gözlemlendi. Ayrı­ca düzenli kan akışı sayesinde ciltlerinin alt tabakalarının kalınlaştığı ve güneşe karşı daha korumalı bir hale geldiği belirtildi.

* Düzenli olarak yeterli miktarda anti­oksidan almak Gerçek Yaş‘ınızı altı yıla kadar gençleştirir.

İpucu 3

Kalbinizi baharatlarla ısıtın!

Eğer kalbinizi daha mutlu etmek isti­yorsanız en sevdiğiniz sıcak içeceğin içine bir fiske tarçın katabilirsiniz. Araştırmacı­lar tarçının muhtemelen kalp dostu fenol­ler içermesi nedeniyle güçlü bir antioksi­dan özelliğe sahip olduğunu buldular. Kendinizi kalp hastalıklarına karşı koru­mak amacıyla ara sıra içtiğiniz sıcak kakaonun, kahvenin veya diğer içeceklerin içine bir miktar çekilmiş tarçın ekleyebi­lirsiniz. Antioksidanlar yaşlanma ve hasta­lıklara karşı çok güçlü bir koruma sağlar­lar. Doğru miktar ve çeşitte antioksidan al­dığınızdan emin olmak için pek çok renk ve çeşitte meyve, sebze, baharat ve kabuk­lu yemiş yemeniz gerektiğini bilmelisiniz. Her şeyin tazesini bulmak mümkün olma­yabilir, dondurulmuş, kurutulmuş veya konserve edilmiş gıdalar da antioksidan bir katkı sağlayabilirler.

* Günlük besinleriniz ya da gıda tak­viye edici ürünler sayesinde aldığınız doğru dozdaki antioksidanlar altı yaşa kadar genç kalmanızı sağlar.

İpucu 4

İçecek deyip geçmeyin!

Aldığımız kalorilerin yaklaşık yarısı tü­kettiğimiz sıvılardan geliyor. Eğer biraz kilo vermek istiyorsanız ne içtiğinize dik­kat etmelisiniz. Şekerli içeceklerin olum­suz özelliği sizi katı yiyeceklerin tuttuğu gibi tok tutmamasıdır. Gün içinde birçok kutu şekerli içecek içebilirsiniz, ortalama bir kutusu 150 kaloriden hesaplanır ve bunların hiçbiri sizi tok tutmaz. Aynı anda yemek yemek de istersiniz. Büyük ihti­malle bir sonraki öğünde içtikleriniz yü­zünden daha da az yemek yemeyeceksiniz ve şekerli içeceklerden aldığınız kaloriler hep ekstra olacak. Yapacağınız en güzel şey kendinize bir büyük bardak su doldu­rup afiyetle içmektir.
İşte en iyiden en kötüye tükettiğimiz sıvılar
1- Su: Vücuda kattığı değerler açısın­dan en önemli sıvıdır.
2- Şekersiz çay veya kahve.
3- Yağsız veya düşük yağlı süt.
4- Kalorisiz meşrubatlar ve beslenme açısın­dan zengin meyve suları (mesela gün­de bir bardakla sı­nırlamak kaydıyla portakal suyu).
5- En kötüsü mü? “Olağan şüpheliler” besin değeri çok az olan şekerli içe­cekler. Mesela buzlu meyve kokteylleri ve türevleri.

* Vücut Kitle İndeksinizi doğru oran­da tutmak sizin Gerçek Yaş‘ınızı altı yıla kadar gençleştirebilir.

İpucu 5

Domatesin cazibesine siz de kapılın!

Kansere karşı savaşan domatesle, aynı zamanda gençleşebilirsiniz. Araştırmalar haftada en az dört domatesle gırtlak kanse­rinin görülme oranının % 40 azaldığı­nı göstermiştir. Bunun sebebi, domatesin antioksidan gü­cüdür. Domatesin içinde bulunan an­tioksidan likopeni, prostatta hüc­relerin yaşlanma sürecini gecikti­rerek hatta tersine çevirerek kanserden korur. Prostat, özellikle çevresel faktörler ve ser­best radikeller tarafından rahatlıkla zarar görebilir. Likopen, antioksidan özellikle­riyle tanınan karotenoidlerden birisidir. Domatesi pişirmek, likopenin vücut tara­fından emilimini kolaylaştırır, bu nedenle pişmiş domates sosları, çiğ domatesten da­ha yararlıdır. Likopenin emilimi için bir miktar yağa ihtiyacımz vardır, bu nedenle domatesinizi biraz zeytinyağı ile birlikte tüketmelisiniz.

* Düzenli beslenmenize yeterli miktar­da antioksidan katmak sizi altı yıla kadar gençleştirmektedir.

İpucu 6

Daha çok yiyerek kilo verilir mi?

Daha sıkı bir vücut istiyorsanız kahval­tı sofranızı gıda lifi (fiber) ile doldurun. Gıda lifinin genel sağlığınız için çok ya­rarlı olduğu çok yeni bir bilgi değil. Ancak RealAge doktorları Michael Roizen ve Mehmet Öz’e göre, kahvaltı menüsüne eklenecek bol miktarda lif sizin daha yağ­sız ve sağlıklı bir vücuda sahip olmanıza giden yolda büyük bir adımdır. Kahvaltıda yiyeceğiniz yulaf unu, tam buğday ekme­ğinden yapılmış bir tost, sebzeli bir omlet öğleden sonra sizde uyanacak olan tatlı veya çerez benzeri bir yiyecek açlığınızı da frenlemiş olacaktır. Çünkü lifler mide­nizde aynı yollardaki tümsekler gibi hız kesici bir rol oynar ve sizin daha fazla sü­re tok kalmanızı sağlar.

Özellikle kahvaltıda yiyeceğiniz gıda lifi gün içindeki kalori ihtiyacınızı çok azaltır. Ayrıca kan şekeri seviyenizi kon­trol altında tutar ve insülin değerlerinizi düzenler. Günlük 25 – 30 gram gıda lifi tü­ketmeyi amaçlayın, fakat bu süreci yavaş yavaş geçirin. Birden en üst limitten başla­mak yerine, günlük 1 – 2 gram lif ile başlayarak vücudunuzu alıştırın.

* Günlük 25 gram (eğer 50 yaşının al­tında bir erkekseniz 38 gram) gıda lifi tü­ketmek sizin gerçek yaşınızı 2,5 yıl gençleştirir.

İpucu 7

Çavdar ekmeği ve yoğurt tüketin

Kabızlıktan kurtulmak için mükemmel bir karışım yapabilirsiniz: Çavdar ekmeği ve yoğurt! Eğer kabızlık sorunuyla karşılaştıysanız, ekmek ve yoğurt ikilisinden olu­şan bu lezzetli öneri yemek borunuzu te­mizleyecektir. Lifin, vücut içinde hareket sağladığı önceden beri bilinmektedir fakat midedeki gazın çıkmasına ve şişkinliğin inmesine yardım ettiğini herkes bilmez. Yoğurdun içindeki faydalı bir bakteri yük­sek lifli yiyeceklerin yan etkilerini önler ve yok eder. Yeteri kadar lif tüketirseniz, vücudunuz daha uyumlu ve pürüzsüz işle­yecektir. Uzmanların yaptığı çalışmada, günde en fazla sekiz dilim olmak üzere ye­necek yulaf ekmeği ve 1 – 3 kap yoğurt yemek, bağırsak problemlerini büyük oranda engelliyor. Bağırsaklarınızda sorun olmasa bile günde 25 gram lif tüketmek si­ze çok iyi gelecektir. Yulaf ekmeğinin dı­şında, fasulye, brokoli, bezelye, karnaba­har, elma ve çilekte de sağlıklı lifler mevcuttur. Eğer yoğurt sevmiyorsanız ve mi­denizde gaz olduğunu düşünüyorsanız Lactobacillus GG içeren haplardan alabi­lirsiniz.
* Günde 25 gram (50 yaşından küçük erkekler için 38 gram) lif tüketmek, Ger­çek Yaş’ınva iki buçuk yıl gençleştirir.

İpucu 8

Limon dilimlerindeki mucize

Cilt kanserine karşı ekstra bir koruma sağlamak için çayımza biraz limon koy­manız yararlı olacaktır. Limon, portakal ve greyfurt dilimleri d-limonin yönünden zengindir, citrus yağı içinde yer alan bu madde tümör büyümesini bloke ederek cilt kanseri riskini anlamlı ölçüde azaltır. Sıcak çayınızı, tatlınızı ve salatanızı limon dilimleri ile tatlandırırken kansere karşı ekstra bir koruma da sağlayabilirsiniz. Skuamöz hücreli karsinom Amerika’da her yıl 200.000 kişinin yakalandığı bir kanser türüdür. Citrus yağında bulunan d-limonin’in skuamöz hücreli karsinom geli­şimini önlemeye yardımcı olabileceği dü­şünülmektedir. Bununla birlikte cilt kanserine karşı korumak için yeterli değildir.

* Cildinizi kanser yönünden rutin ola­rak kontrol etmeniz sayesinde 1,7 yaşa kadar genç kalabilirsiniz.

İpucu 9

Fıstık yiyin hayatınız kurtulsun!

Kalp dostu bir pazar filesi mi doldur­mak istiyorsunuz? İçine bir miktar da yer­fıstığı ekleyin. Kendi hayatınızı kurtarmak hiç bu kadar kolay olmamıştı: Haftada iki defa bir avuç dolusu yerfıstığı yiyin. İçin­deki doymamış yağlar yüzünden badem, ceviz veya fıstık yiyen erkeklerin kalp kri­zi riskleri tam yarı yarıya inmektedir. Fıstıkta aynı avokado, zeytinyağı, keten tohu­munda olduğu gibi kalp dostu doymamış yağlar bulunur. Yapılan bir araştırmada, haftada en az iki sefer fıstık yiyen erkekle­rin, hiç yemeyenlere oranla yüzde 46 daha az kalp krizi geçirdikleri görülmüştür. As­lında fıstık yüksek kalorili bir yiyecek ol­masına rağmen vücudumuz fıstığın için­deki bütün kaloriyi emilime katmamakta­dır. Eğer amaç kilo vermekse, diğer ye­mişlerin yanına fıstığı eklemek yerine, lis­tede diğer yemişlerin yerine fıstığı ekle­mek daha akıllıca olacaktır.

* Az yağlı ürünlerle beslenmek ve sağlıklı doymamış yağlar tüketmek gerçek yaşınızı 6 yıl gençleştirecektir.

İpucu 10

Tuzluğunuzu soya sosuyla değiştirin!

Yemek masanızdaki tuzluğu bir soya sosu şişesiyle değiştirmek kanınızdaki pıhtı oluşma riskini azaltacaktır. Yeni bir çalışma soya sosunun kanın incelmesine yardımcı olan bazı “antiplatelet” maddeler içerdiğini kanıtlamıştır. Bu da kanda pıhtı oluşumu ve felç riskini azaltacaktır. Bu­nunla birlikte soya sosunun sodyum yö­nünden hayli zengin olduğunu hatırlamalı­sınız. Bu nedenle aldığınız gıdalara tat vermek istiyorsanız soya sosunu tuzu kul­landığınız gibi ölçülü kullanmaya dikkat edin. Herhangi bir marka soya sosunun bir çay kaşığına karşılık ge­len kısmında 300 mi­ligram sodyum mev­cuttur.
Sağlıklı sodyum alım sınırı günde 2400mg’dır, bu nedenle her bir çay kaşığında 175 miligram sodyum içeren düşük sod­yumlu soya sosunu aramalısınız. Yarım çay kaşığı sofra tuzunda ise yaklaşık 1000 miligram sodyum mevcuttur.

* Sağlığınıza duyduğunuz kesintisiz il­gi ve yakın izleme sayesinde 12 yaşa ka­dar genç kalmanız mümkündür.

İpucu 11

Kemik yoğunluğu için kabuklu pirinç

Bir kâse kabuklu pirinç pilavı sayesinde kemiklerinizi sağlıklı tutabilirsiniz. Ka­buklu pirinç iyi bir magnezyum kaynağı­dır. Magnezyum kemik mineral yoğunlu­ğunun artmasına yardımcı olur. Yaklaşık 3/4 bardak kabuklu pirinçte 40 mg. mag­nezyum mevcuttur, beyaz pirinçteki miktar bunun yarısıdır. Bir miktar karşık sebze veya ızgara somon fazladan bir magneazyum desteği ve diğer başka önemli besinleri de sağlayacaktır. Pek çok kimse sağlıklı kemikler için kalsiyuma ihtiyacı olduğunu bilir, bununla birlikte araştırmalar magnezyumun da kemiklerin mineral yoğunluğunu korumada en az kal­siyum kadar önemli olduğunu ortaya koy­maktadır. Kabuklu pirince ek olarak yük­sek oranda magnezyum içeren gıdalar ara­sında tofu, soya fasulyesi, Meksika fıstığı, somon ve güçlendirilmiş tahıllar mevcut­tur.

* Kadınlar için günde 400 mg. erkek­ler için ise günde 333 mg’lık magnezyum alımı yeterlidir ve sizi 0,9 yaşa kadar gençleştirebilir.

İpucu 12

Ayçekirdeğinin faydaları

Proteinden yana zengin ayçekirdeğini arada bir atış­tırmak kan basıncımızı düşür­meye yardımcı ola­bilir. Araştırmalar göstermektedir ki bitki­sel proteinlerden yana zengin bir beslenme programı, örneğin ayçekirdeğinde bulu­nan protein yüksek kan basıncı değerlerinin düşürülebilmesine yardımcı olmakta­dır. Hayvansal proteinden yana zengin bir beslenme programında bu mevcut değil­dir. Taze sebze alımınızı artırmanız daha fazla lif ve hastalıklarla savaşan besin tü­ketmeniz anlamına gelir. Sebzeden yana zengin beslenme programlan obezite, kalp hastalığı, diyabet ve belirli kanser türlerine yakalanma riskini azaltabilir.
Düzenli egzersiz, stresin azaltılması, eğer tuza kargı duyarlı iseniz tuz alımının kısıtlanması kan basıncınızı kontrol altına almanıza yardımcı olacaktır.

* Kan basıncınızı 115/176 mm Hg dü­zeyinde tutmak sizi 12 yaşa kadar gençleştirebilir.

İpucu 13

Prostata karşı maydanoz

Maydanoz sizin için sadece bir garnitür olabilir, ancak yapılan araştırmalar mayda­nozun hayatımızda çok daha önemli bir rolü olduğunu gösteriyor. Bu araştırmalar “api-genin” açısından son derece zengin olan bu yiyeceğin prostat kanserinin gelişimine se­bep olan hücrelerin büyümelerini engelledi­ğini gösteriyor. Araştırmacılar maydanozun sadece yemeğin yanında yenilen bir garnitür olmaktan çıkıp, tek başına öğün aralarında da yenmesi gerektiğini belirtiyor. Mayda­nozda karşımıza çıkan flavonoidlerin çok çeşitli alt sınıfları var; bunlar fiavonols, flavones, flavanones gibi uzayıp gidiyor. Bu alt sınıflarda da vücudumuz açısından son derece yararlı olan luteolin, guersetin, siyanidin ve apigenin gibi kimyasallar var.
Neyse ki tüm bunları aklımızda tutma­mız için bir neden yok. Tek hatırlamamız gereken bolca meyve ve sebze yemek; çünkü bu kimyasallar meyve ve sebzeler­de miktar olarak son derece fazla. Bunun yanı sıra çay, şarap ve bira gibi içecekler­de ve ana maddesi kakao olan çikolatada da bu maddeleri bulabilirsiniz. Bu yüzden şimdi her şeyi bir kenara bırakın ve hergün öğünlerinizde mutlaka bu anti kanserojen, antioksidan etkili meyve ve sebzeleri bulundurun.

Çilli ciltler için Ihlamur

ihlamur
Ihlamur: Ciltteki çilleri hafifletmek, azaltmak için Ihlamur’dan, mükemmel bir reçete hazırlanabilir. Ihlamur reçetesi yüzdeki çilleri ağartır, bu yolla, sevimsiz sayılan görünüşü ortadan kaldırır.

Uygulama: 10 – 15 gram Ihlamur yarım litre kadar kaynar suya konur. Ihlamur’un 20 – 25 dakika demlenmesi gerekir. Böylece elde edilen Ihlamur suyu, gün boyunca, müsait saatlerde, yüzün temizlenmesinde kullanılır. Ihlamur suyu, yan tesirleri olmadığı için devamlı şekilde kullanılır. Reçetenin, zamanla, büyük ölçüde fayda sağlaması için, intizamla uygulanması gerekir.

5 Dakikada güzelleşmek için 3 maske

Eğlenceye ve gezmeye gitmeden önce yapabileceğiniz, sizi kısa zamanda güzeleştirecek üç maske tarifi..


bal
Malzemeler:
1 Yumurta akı
1 Tatlı kaşığı bal
1 Damla taze limon suyu

Uygulama:
Yumurtanın beyazını köpük haline gelinceye kadar çırpın. İçine bal ve limon suyu ilave edip yüzünüze sürün göz çevresini açık bırakın. 10 dakika bekledikten sonra 3 ya da 4 defa soğuk su kompresi yaparak yüzünüzü temizleyin ve ardından bol bol nemlendrici sürün. Fondöten kullanıyorsanız bu mükemmel bir fondöten altıdır.

Etkisi:
Pürüzleri giderir, pembelik verir, cildi gerginleştirir.


süt
Malzemeler:
1-2 Yemek kaşığı hamur mayası
Biraz sıcak süt

Uygulama:
Yukarıdaki malzemeleri karıştırıp püre haline getirdikten sonra bir fırça ile yüzünüze sürün. Kuruduktan sonra bunu parmaklarınızla ovalayarak yüzünüzü temizleyin, ılık suyla yıkayın.

Etkisi:
Pembelik verir, kan dolaşımını yükseltir, dinlendirir, düzgünleştirir.


fasulye
Malzemeler:
1 Bardak haşlanmış kuru fasulye
1 Yemek kaşığı zeytinyağı
15-20 Damla limon suyu
1 Yemek kaşığı bal

Uygulama:
Fasulyeyi kaynatıp sıcakken mikserle püre haline getirip üzerine zeytinyağı, bal ve limonu ekleyerek iyice karıştırıp püre halinde ve sıcakken yüzünüze sürünüz. 20 dakika bekledikten sonra ılık suyla yıkayıp arkasından gül suyu sürüp cildinizi kendi haline bırakınız. Kuru fasulye protein kaynağı olduğu gibi ayrıca vitamin de içermektedir.

Etkisi:
Cildinizi çok iy besler ve pembelik verir.

Demanslı ve gezinme problemi

Gezinme
demanslı_yürüyüş
Belli bir amaç olmaksızın bir yerden bir yere sürekli olarak gidip gelme demanslılar arasında çok yaygındır. Dışarıda gezinip kaybolmadıkça, bu gezinti gündüz vakti bir sorun yaratmayabilir. Bununla birlikte, herşey dikkate alındığında, yıpratıcı olabilir. Gece gezinme ise hem demanslının hem de evde bulunan herkesin uykusunu böldüğü için sıkıntı yaratır.

Gündüz gezinmenin olası nedenleri :

• İlgi ve dürtünün olmayışı : Birşey ile beş dakikadan daha fazla meşgul olabilmek onlar için zordur, sonra hızla ilgilerini kaybederler.

• Düşünce bulanıklığı ve hatırlama sorunları : Demanslı başlangıçta nereye gitmesi ve ne yapması gerektiğini biliyor olabilir. Fakat daha sonra yola çıktığında ne olduğunu ve nereye gittiğini hatırlayamaz. Uzun yürüyüş alışkanlığı sürdürmeye çalışın. Asıl problem, bunun, nasıl güvenilir bir şekilde yapılacağıdır.

• Yeni Ev, yeni ortam : Bu, önceleri rahatsız edici olabilir ve demanslı kendini kaybolmuş gibi hissederse bilinçsiz gezinmeyi arttıracaktır. Zaman içinde tekrar sakinleşebilir.

Gece gezinmenin olası nedenleri :

Zamanı karıştırıp, gece ve gündüz ayırımı yapamaması,
Kafası karışık olarak uyanıp, nerede olduğunu bilemeyip korkması,
Tuvaleti arayıp bulamaması,
Gündüz çok uyuyup, akşam çok erken yatağa girmesi,
Herhangi bir nedenle acı veya rahatsızlık hissi, olarak sıralanabilir.

Ne yapabilirsiniz ?

Gündüz gezinmeleri :

1- Kişinin ilgisini çekecek işler bulmaya çalışın. Meşgul olabileceği birşey varsa, bu, gezinme olasılığını azaltır.

2- Bazı egzersizlere ihtiyaç duyulur ve bunlar huzursuzluk ve vesveseyi azaltabilir. Bu, müzik dinlemek ve yürüyüşe çıkmak olabilir.

3- Evin içinde gezinmesinin bir zararı yoksa, en iyisi bunu yapmasına izin vermelidir.

4- Demansîı yürüyüşü seviyorsa, yürüyüşe çıkması önemlidir. Yalnız yürümesi tehlikeli ise, her zaman ona eşlik etmeniz de mümkün değilse, bakıcı arkadaşlar veya yakınlardan yardım istenebilir.

5- Hastanız bazen yakındaki dükkana gidip dönmeyebilir. Gidip onu bulmalısınız ve bulduğunuzda sakin olmalısınız. Bazen o gülümseyerek “Seni gördüğüme sevindim, uzun bir yürüyüşe çıkmıştım” der. Bazen de arabaya binmeyi reddeder. Böyle bir durumda yürümesine izin verin ve yorulana kadar gözden kaybetmeden izleyin; sonunda öyle yorulur ki arabaya binmeye razı olur.

6- Demansîı hayatta olmayan birini görmeye gitmekte ısrar edebilir. O zaman, onunla birlikte gitmek iyi olur. Yavaş yavaş dikkatini dışarıda gördüğünüz şeylere veya diğer konulara çekin. Sonra da eve dönme zamanı geldiğini söyleyin. Böylece dışarı çıkış nedeniniz unutulmuş olur.

7- Demanslınm kaybolma tehlikesi varsa veya dışarısı risk oluşturuyorsa onu engellemeniz gerekebilir. Dış kapının altına yerleştirilecek bir sürgünün faydası olabilir. Çünkü demansîı onu orada aramayacaktır. Zil/çan dış kapılara monte edilebilir. Bu önlemler, demanslı dışarı çıkmaya çalıştığında alarma geçerek sizi uyaracaktır.

8- Eğer demanslı yalnız gezinme eğilimindeyse ve kayboluyorsa, kimlik türünde bir şeyi olmalı. Bu bir kart olabilir, kola takılı bilezik tarzı bir şey olabilir ya da boyuna aşılabilecek bir kimlik şeklinde olabilir. Demanslının adı ve telefon numarası, ilişki kurulması açısından yazılı olmalıdır, fakat güvenlik nedeniyle adres yazılı olmamalıdır.

9- Eğer demanslı uzaklaşmış ve onu bulamıyorsanız, öncelikle polise haber vermelisiniz.

Gece gezinmeleri :

1- Gündüz aktivitelerini arttırmak, gün içinde uzun uykulardan vazgeçirmek işe yarayabilir.

2- Ytağa yatmadan önce tuvalete gittiğinden emin olun.

3- Eğer demanslı geceleri huzursuzsa, ortamın, rahat ve sıcak olup olmadığını kontrol edin. Bulundukları yer hakkında hatırlatma ve açıklama ile güvencede olduklarını hissettirin.

4- Yatak odası ve koridorlarda küçük bir ışık yanık kalmalı. Bu, gece uyandığında yönelim bozukluğunu azaltabilir.

5- Eğer gece gezinme alışkanlığı devam ediyorsa, evi mümkün olduğunca güvenilir, tehlikesiz duruma getirin. Örneğin, mutfak ve dış kapıyı kilitleme, pencerleri sabit açılmaz konuma getirme gibi.

6- Gece gezinme çığırından çıktıysa doktorunuza ilaç verip veremeyeceği konusunda danışın.

7- Gece bakımı sorumluluğunu aile üyeleri ve özel bakıcılarla paylaşın.

Yaz aylarında beslenme önerileri

Vücut direncini arttırmak için neler tüketmek gerekiyor?

beslenmek
Yazları sık görülen güneş çarpması ve sıvı kaybına bağlı rahatsızlıklardan korunmak için beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi gerekiyor.

Harran Üniversitesi (HRÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hayoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaz sıcaklarının başlamasıyla birlikte insanlarda birtakım rahatsızlıkların kendini göstermeye başladığını söyledi.

Sıcak hava nedeniyle vücutta sıvı kaybının arttığını, o nedenle beslenme açısından bazı önlemlerin alınmasını gerektiğini ifade eden Hayoğlu, yaz sıcaklarının etkisini hissettirdiği bu günlerde her öğünde meyve ve sebze ile ceviz, fındık ve fıstık gibi gıdaların belirli miktarda tüketilmesinin vücudun direncini arttırdığını kaydetti.

Prof Hayoğlu, özellikle çocuk, yaşlı, hamile ve hasta kişilerde sıcağın ve su kaybının etkisinin daha güçlü hissedildiğini, bu olumsuz etkenlerden kurtulmak veya en az zararla atlatabilmek için sıcak yaz günlerinde özellikle ağır ve yağlı yiyecekler ile açıkta satılan ve bekletilen yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini dile getirdi.

Sıcak havada açıkta bırakılan yiyeceklerin gıda zehirlenmelerine yol açma ihtimalinin çok yüksek olduğuna değinen Prof. Dr. Hayoğlu, şunları söyledi:

”Yazları sık görülen güneş çarpması ve sıvı kaybına bağlı rahatsızlıklardan korunmak için beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi gerekiyor. Bu dönemde özellikle meyve ve sebzelerle hafif ve sulu gıdalar tercih edilmelidir. Kızartma türü yiyecekler yerine ızgara ve haşlama gibi besinler ile hafif tatlılar tercih edilmelidir. Ayrıca ana öğünlerin yanında iyi yıkanmış bol domatesli ve yeşillikli salataların tüketilmesi çok yararlı olacaktır.”

-”BOL SU TÜKETİLMELİ”-

Prof. Dr. İbrahim Hayoğlu, sıcakta terlemeyle artan sıvı ve mineral kaybının telafi edilmesinin sadece hasta ve çocuklar için değil tüm canlılar için önem taşıdığına dikkati çekti.

Bunun için yetişkin bir insanın günde en az 2-2,5 litre su içmeye özen göstermesi gerektiğini anlatan Hayoğlu, ayrıca karpuz gibi bol sulu meyvelerin yanı sıra bitki çayları, ayran, taze sıkılmış meyve sularının bu dönemde daha çok tercih edilmesi gerektiğini kaydetti.

Sıcak çay tüketiminin hararetin dengelenmesi ve sıvı alımı bakımından faydalı olabileceğine işaret eden İbrahim Hayoğlu, çocuklarda ve yaşlılarda susuzluğun hissedilmesi ve karşılanması yetersiz olduğundan bu kişilere kendileri istemese bile yakınları tarafından arada bir su verilmesi gerektiğini aktardı.

Yaz döneminde doğal maden sularının tüketiminin vücudun su ve mineral dengesinin karşılanması açısından önemli olduğunu ifade eden Hayoğlu, ”maden suyu ile meyve suyu veya ayranın karıştırılmasıyla popüler ve daha kolay içilebilir serinletici içecekler elde edilebilir.

Sonuç olarak yaz aylarında ağır ve yağlı besinlerden kaçınmak, yeterli ve dengeli beslenmek, bol meyve ve sebze tüketmek ve bol sıvı alımı sağlığımız açısından faydalı olacaktır” şeklinde konuştu.

AA

Kaynak: Haberturk.com