Monthly Archives: Haziran 2009
Demanslıda donukluk ( Apati ) ve ilgi kaybı

Demanslı kişi sıksık sıkılır ve içine kapanır. Herhangi bir şeye 5 dakikadan daha fazla ilgi gösteremez. Uğraş sahibi ve mutlu bir insan olarak böyle bir görüntü üzüntü verici olacaktır. Demanslılardan pek azında depresif ruh hali olabilir. Bu, tedavi edilebilir. Eğer demanslının depresyona girdiğini görürseniz, tıbbi yardım almalısınız. Fakat depresyonsuz bile olsa, kayıtsızlık durumu demanslıda çok sık görülür
Ne yapabilirsiniz ?
1- Günlük programda demanslının ilgisini çekecek bir şeyler olabilmeli. Bu, bir yürüyüş, sevilen şarkıları dinlemek, iskambil oynamak, ev işi ya da bahçe ile uğraşmak türünden sevdiği bir uğraş olabilir.
2- Günlük işlerden bahsedin; Ne yapılacağını seçme işine mümkün olduğunca demanslıyı da dahil etmeye çalışın.
3- Demanslının evle ilgili basit işler yapmasına izin verin. Daha sonra kendiniz tekrar üstünden yapmak zorunda olsanız bile bu tip görevler onun kendisini yararlı hissetmesine neden olacaktır.
4- Diğer kişileri de işin içine sokmaya çalışın. Eski arkadaşlarla sohbet etmek, geçmişten sözetmek, demanslının ruh halinin düzelmesine çok yardımcı olabilir.Eski arkadaşlar, demanslıdaki bu değişimlere kısa zamanda alışıp, göz yumacaklardır.
5- Sessiz olup, hiçbir şey yapmadan oturmanın da keyifli olabileceğini unutmayın.
Düşünce bulanıklığı ( Konfüzyon )

Demans hastalığı ilerledikçe, demanslının düşünceleri daha çok karışmaya başlar. Bu, hafıza kaybının kısmi bir etkisidir. Geçmiş hatıralar, günümüzdekilerle karışır. Gerçeklerle, hayaller karışır. Hatırlatma panosu kullanmanın dışında karışık düşüncelerle uğraşmanın başka yolları da vardır.
Karmaşık düşünceye karşı çıkmanız, işlerin daha kötüye gitmesine neden olması açısından önemlidir. Bu, demanslıyı her zaman düzeltmeye çalışmanız anlamına gelmez. Duruma göre daha esnek bir yaklaşıma ihtiyaç duyulur.
Ne yapabilirsiniz ?
1- Uyuşmazlığınızı kibarca gösterin ve karışıklığı düzeltmeye çalışın. Hiç kimse sürekli olarak hatasının düzeltilmesinden hoşlanmayacağı için dikkatli olmanız gerekir.
2- Başka bir konuya yöneltin.
3- Söylediği ile aynı düşüncede olmasanız bile kişinin duygularına saygılı olun.
Demanslı ve iletişim

Demans hastalığı kötüye gittikçe, iletişim problem haline gelir. Demanslı zamanla sağıra dönüşür. Sağırlık bir sorundur, fakat burada sözü edilen sağırlıkta, hasta büyük bir olasılıkla işitiyor fakat anlamıyordur. Anlama yetenekleri azalmıştır ve işittiklerini anlamlandıramazlar. Bazı demanslılar, söylemek istedikleri için, doğru kelime bulmakta zorluk çekerler. Bazen de cümlenin ortasında, o an söylüyor oldukları ile bağlantıları kesilir, konuşmak giderek daha zor hale gelir. Bu da hem demanslı, hem de bakımını üstlenen kişide, hayal kırıklığı ve üzüntü yaratır.
Ne yapabilirsiniz ?
1- Gözlük, takma diş ve işitme protezlerinin gözden geçirilip, iyi durumda ve reçetesine uygun olduğundan emin olunuz. Görme ve işitme sorunu demanslının kafasını iyice karıştırır, konuşmayı zorlaştırır.
2- Açık, basit ve yavaş konuşun ama bağırmayın, konuşurken yüzünüzü gördüğüne emin olun.
3- Bir süre içinde tek bir kavram ve işlevi anlatın. Örneğin bir fincan ve tabağını birlikte istemek yerine önce bir fincan daha sonra da tabağını isteyin.
4- Söylediklerinizi tekrarlamaksınız, bazen ikinci söyleyişinizde biraz farklı ifade etmeniz işe yarayabilir. Örneğin: “Mehmet Amca, bugün çaya geliyor mu?, Akşama misafirimiz var, hatırlıyor musun, Mehmet Amca geliyor”.
5- Ne dediğinizi anlaması ve cevap verebilmesi için demanslıya bol süre tanıyın.
6- Onların hatalarını pervasızca düzelterek, utandırıp akıllarını karıştırmayın.
7- Demanslı, söylemek istediği şeyle ilgili doğru kelimeleri bulamıyorsa ne demek istediklerini tanımlayıp, anlatmalarını isteyin ve aradıkları kelimenin ne olduğunu söyleyin. Her tereddüte düştüklerinde, doğru kelimeyi söyleme alışkanlığı edinmeyin. Böyle yaparsanız, güvenleri azalacak, denemekten vazgeçeceklerdir. Güven ve destek verici olun, fakat doğru kelimeyi bulamamanın onları nasıl üzdüğünü bildiğinizi de onlara bir şekilde hissettirin.
8- Söylemeye çalıştıkları şeyleri anlamaya çalışın. Tahmininizin doğru olup olmadığını her zaman sorun. Ne hissettiklerini anlamaya çalışırken, bu özellikle önem taşır. Onları mutsuz, endişeli, kızgın ve üzgün hissettiren şeyleri söyleyemiyor olabilirler. Neler hissettiklerini kavrayabilirseniz, bunu bilmelerine izin verin. Bu, yalnızlık ve soyutlanma duygularının azalmasına yadımcı olacaktır.
9- Bir gülüş, dokunma, mimik, mesajı karşı tarafa ulaştırıp, önem verdiğinizi gösterir. Konuşurken demanslının elini tutmak da çok güven verici bir yaklaşımdır.
10- Demanslı kişilerin çoğu, geçmişten konuşmayı severler. Birlikte bu hatıralann canlandırılmasından keyif alabilirsiniz. İyi hatırlayabildikleri şeylerden sözetmek, demanslının kendisini güvende hissetmesine yarayacaktır.
Bu hatıraların, şimdiki zaman ile karışmadığına emin olmalısınız. Bunu, sözü edilen şeylerin, o, zaman ve şimdiki durumlarını kıyaslayarak yapabilirsiniz.
Cildi koruma

Cildi tahrip eden gözenekleri tıkayarak hava almasını önleyen dış etkenlere karşı cildin korunması gerekir. Aşırı güneş, aşırı soğuk ve aşırı sıcak cildin baş düşmanıdır. Yaz aylarında ya da güneş ışığına maruz kalacağınız günlerde sabahları cildinizi temizleyip arkasından bir tonik veya losyon kullanarak cildinize dayanıklılık kazandırabilirsiniz. Koruyucu kremler ya da süt kıvamında nemlendiriciler uyguladıktan sonra güneşe karşı UV koruyucusu içeren kremler sürerek güneş ışınlarına karşı cilt korumanızı tamamlayabilirsiniz. Ayrıca nemlendirici sürmeden fondöten sürmemeniz daha sağlıklıdır.
Mükemmel bir makyajın altına bakımlı bir cilt gerekir. Cilde özellikle 30 yaşından sonra yapılan bakım çok önemlidir çünkü 25 yaşından sonra deri hücreleri eski hızıyla tazelenmeye devam etmemektedir. Bu, cilt bakımına 25 yaşında başlamalısınız demek değil elbette.
Cilt bakımı nerede ve nasıl başlar? Bu soruya, makyaj yapmaya başladığınız gün 16 yaşındaysanız 16 yaşında başlar cevabı verilebilir. Ayrıca cilt bakımı öncelikle temizlikle başlar. Temizleme jel ya da sütleri, tonik, maske, masaj, nemlendirici, besleyici, yapıcı kremler. Beslenme, temiz hava, su, spor, jimnastik, duş, banyo, saç boyası, yüz boyası. Bütün bunları yaparken keyif almayı hiç bırakmayın çünkü kendinize harcadığınız zaman kendinize verdiğiniz değeri gösterir.
Cildin dengelemesi

Hücrelerin yenilenmesine peeling yaparak ya da maskeler ve kremler sürerek yardım edebilirsiniz böylelikle cildin tazelenmesini ve genç görünmesini sağlarsınız. Peeling cildin üst kısmındaki ölü derileri çıkarıp gözenekleri açarak cilde renk ve tazelik verir. Peeling’in hemen arkasından besleyici maskeler sürerseniz cilt bunu daha kolaylıkla emer, bu da cildi daha iyi besler ve dengeler. Bu uygulamayı haftada 1–2 defa tekrarlayabilirsiniz.






