Monthly Archives: Temmuz 2009
Endotel’de “NO” üretimi
Bünyemizde Bulunan Nitrik Oksit (NO) Mucizesi ile Kalp Hastalıklarına Son Yazı Dizisi’nden (Dr. Louis J. İgnarro’nun Nobel tıp ödüllü programı)

Kendi vücudunuz, en ideal NO üretim kaynağıdır. NO imalatı esasen hatırlayacağınız üzere damarların iç yüzeyini kaplayan hücre tabakası olan endotheliumda gerçekleşmektedir. Kanı, damar çeperlerinin düz kaslarından ayıran endothelial doku ince ve kırılgandır. Endothelium’unuz iyi beslendiğinde NO üretimi ideal seviyede olur ve kan engellenmeden bütün organları dolaşır. Kuvvetli bir egzersiz sırasında ve hatta sindirim gibi rutin fiziksel aktivitelerde daha fazla kana ihtiyaç duyulduğunda NO ihtiyacınızın karşılandığından emin olmanızı sağlar. Vücut dinlenmeye çekildiğinde bile az miktarda NO kan dolaşımınız için oradadır.
Endothelium kan ve dokular arasındaki keskin incecik sınır olmasına rağmen hiç şüphesiz vücudun en çalışkanlarındandır. Çalışkan ve eğer bir şeyler ters giderse endothelial doku vücudumuzu NO ile desteklemek üzere iş başındadır. “Endothelial NO sentez” denilen bir enzimin de yardımıyla endothelial hücreler NO üretimini yapar ve harekete geçirir.
NO’nun güçlü fonksiyonlarından avantaj sağlamak için sadece küçük miktarlarda NO’ya ihtiyacınız olduğu halde pek çok insan kardiyovasküler sistem fonksiyonlarını sorunsuz tutacak kadar bile NO üretememektedir. Endothelial doku ilerleyen yaş, sağlıksız yaşam tarzı, hastalıklar, zehirli dış çevre veya genetik sebeplerle hasara uğradığında NO üretimi de bozulmaktadır. Vücudunuz her türlü hastalığa açık hale gelir. Bu yazı dizisi kardiyovasküler hastalıklar üzerinde yoğunlaşmıştır. Özellikle yüksek kan basıncı, ateroskleroz, kalp hastalıkları, kalp yetmezliği veya felç gibi hastalıklarla uğraşan 62 milyondan fazla Amerikalının rahatsızlıklarının temeli NO yetersizliğinin hastalıklara sebep olma yollarından bahsedilmiştir. Eğer NO yetersizliğiniz varsa bu sorunu NO dost diyeti, destekleyici program ve egzersizle halledebilirsiniz.
Kardiyovasküler hastalıklara kapıyı kapayın
Yaşam boyunca, sağlıksız yaşama biçimi, yaşlanmanın getirdiği rutin aşınma ve çevresel toksinler neticesinde endothelium zarar görebilir. Bu meydana geldiğinde, içsel dinamiğiniz yaralı bölgede daha az NO üretecektir ve kardiyovasküler hastalıklara açık hale gelmeniz kaçınılmaz sonuçtur. Sağlık şartlarının değişirliği endothelial hücrelerin düzenli çalışmasını sabote edebilir. Endothelial hücreler herhangi bir dış sinyal vermediğinden durum anlaşılamaz. Örneğin eğer yıllardır yüksek kan basıncı sorununuz varsa damarlarınızdaki stres, beyninizdeki ve kalbinizde önemli bölümlere hasar vermesine sebep olacak şekilde endotheliumunuzu zarara uğratması olasıdır. Buna ek olarak endothelial hücrelere dair diğer risk faktörleri yüksek kolesterol seviyeleri, yüksek kan şekeri seviyeleri, sigara tüketimi, doymuş yağ oranı yüksek gıdalar içeren beslenmedir. Eğer bütün bu faktörler varsa endothelyumunuz kötü durumdadır.
Kardiyovasküler hastalığa karşı doktorunuzun cephaneliği
Bünyemizde Bulunan Nitrik Oksit (NO) Mucizesi ile Kalp Hastalıklarına Son Yazı Dizisi’nden (Dr. Louis J. İgnarro’nun Nobel tıp ödüllü programı)

Eğer doktorunuz size kardiyovasküler hastalık tanısı koyduysa veya büyük ölçüde risk grubunda iseniz, o zaman size birtakım tedaviler önerecektir. Kolesterol seviyenizi aşağı çekmek üzere statin grubu ilaçlar veya idrar üretiminizi artırıcı idrar söktürücüler veya kan basıncınızı düşüren statin ilaçlar reçete edebilir. Tıkalı damarları açmak üzere girişimsel olan ancak anestezi gerektirmeyen ucunda balon olan bir sondanın tıkalı damarlarda şişirilmesi ile uygulanan anjiyo prosedürünü takip edebilir hatta göğüs duvarları açılarak bacak veya göğüs damarları kullanılarak tıkalı damar devre dışı bırakılmak suretiyle oluşturulan bir yöntem olan bypass ameliyatı önerebilir.
Bütün bu saydıklarımızın bazı dezavantajları da var tabi. Örneğin anjiyo yöntemi, tıkalı damarı açabilir ancak bu faydanın geçici olması veya anjiyonun başarısız olması da bir ihtimaldir.
Bypass operasyonunun başarı oranları operasyonu yapan kişiye ve hastaneye göre değişiklik göstermektedir. Ancak hastaların bu operasyonlar sırasında veya sonrasında yaşamını yitirme yüzdesi oldukça düşük.
Bunca önerinin ve uygulamaların içinde dikkatinizi çeken bir konu mutlaka olmuştur. Evet, pek çok doktor, bu yazı dizisinde üzerinde durulan NO faktörünü ve faydalarını göz ardı etmektedir.
Nitrik oksit: Vücudun doğal kardiyovasküler ilacı
Bünyemizde Bulunan Nitrik Oksit (NO) Mucizesi ile Kalp Hastalıklarına Son Yazı Dizisi’nden (Dr. Louis J. İgnarro’nun Nobel tıp ödüllü programı)
Doktorunuzla önemli vücut değerlerinizi incelemiş ve kan basıncınızı, nabzınızı kontrol altına almanız gerektiği sonucuna varmış olabilirsiniz. Damarlarda üretilen NO’nun onarıcı görevini anlarsanız durum o kadar da karmaşık gelmemeye başlar. NO damarlara genişlemesine sebep olan bir sinyalleme molekülü olduğundan bütün damarların elastikiyetini korumaya yardım eder.
Kardiyovasküler hastalıklardan dolayı meydana gelen hasarların risksiz tamiri uzun zamandır imkânsız görülüyordu. Ben Nobel Tıp ödülünü bu düşünceyi saf dışı ederek kazandım. Şimdi biliyoruz ki kardiyovasküler bozuklukları vücudun doğal yollarla ürettiği mucizevî ilacıyla tersine çevirebiliriz.
NO, kardiyovasküler sistemde ve tabi ki vücudun her tarafını saran sinir sisteminde var olan güçlü bir sinyalleme molekülüdür. NO zarların içine girip hücresel aktiviteleri düzenleyen ve vücudun performansını yönlendiren kesin mesajlar ve biyolojik sinyaller yollar. NO, akciğerler, karaciğer, böbrekler, mide, genital organlar ve tabi ki kalbide içine alan hemen hemen bütün vücut organlarına nüfus eder.
Pek çok hayati görevinin yanı sıra NO’nun vazodilatör rolü de önemlidir. Bunun anlamı vücudun her noktasında kan dolaşımının kontrolüne yardımcı olmasıdır. NO damarları rahatlatır ve genişletir. Bu şekilde kan kalbi besler. NO ayrıca felç ve kalp krizine sebep olan kan pıhtılarını önlemek ve kan basıncını düşürmek üzere çalışır.
NO’nun bir diğer anahtar görevi de damarlarda ateroskleroz plakların birikimini yavaşlatmasıdır. Bilindiği gibi bu plaklar kalbi saran ve besleyen damarlarda kolesterol neticesinde birikerek kan dolaşımını bloke eder ve kalbin kan tedarikini azaltan etkenlerdir. Dr. Louis J. İgnarro’nun araştırmaları NO terapisinin ateroskleroz plaklarla mücadelesini kuvvetle önermektedir. NO sinerjik olarak lipit düşürücü lipitor ve mevacor gibi ilaçları da destekleyerek kolesterolün düşmesine yardımcı olmaktadır. Bunun sebebi NO terapisinin ilaçlarla birleştiğinde güvenli olmasının yanı sıra ilaçların etkisini arttırabilmesidir. Çünkü bu ilaçların en önemli mekanizması da NO üretimini düzenlemesi ve arttırmasıdır. NO terapisi de aynı fonksiyonu sunar. Ancak NO terapisinde bu doğal olarak gerçekleşir.
NO enfeksiyona neden olan bakterileri, virüsleri ve parazitleri uzaklaştırmada ve hatta birtakım kanser hücrelerinin çoğalmasını engellemek için bağışıklık sistemi tarafından da kullanılır. Ağır diyabetli hastalarda, NO özellikle bozulmuş kan akışıyla birlikte ciddi hipertansiyonu önlenebilir. NO ayrıca hafıza fonksiyonları içinde ciddi önem taşır. Çünkü beyin NO’yu uzun dönemli hafızaları biriktirmek ve depolamak, bilgileri geçirmek için kullanılır. Bu bağlamda NO, Alzheimer-unutkanlık hastalığının önlenmesinde hayati önem taşır.
Anti iltihabi özelliğiyle nitrik oksitin eklem iltihaplarından kaynaklanan ağrı ve şişlikleri indirebilme rolü de vardır. NO ayrıca mide bağırsak sistemindeki normal kan dolaşımını da düzenleyerek midede ülser oluşmasına karşıda bir koruyucudur. NO, genital organlara kan dolaşımını arttırarak normal seksüel fonksiyonlar üzerinde çok önemli bir rol oynar. Dr. Louis J. İgnarro’nun bu alandaki buluşları Viagra’nın geliştirilmesine ışık tutmuştur. NO güçlü bir antioksidandır, vücutta oksijenin aktif kalmasını sağlar ve Amerika’da dört önemli öldürücü olan kanser, diyabet, kalp krizi ve felç’e meydan okur.
Görüldüğü üzere nitrik oksitin vücuttaki kullanım alanlarının sonu yoktur. Bu küçük molekülün keşfedilen hayati rollerinin sayısı NO üzerinde yoğunlaşan bilimsel araştırmalar sürdükçe artmaktadır.
Amber kabuğu
Sevilen, bilinen Amber, Antil adalarında yetişen bir bitkidir. Bu özelliği ile dünyanın çeşitli ülkelerinde ancak kabukları bulunur. Esasen, bitkinin yararlanılan kısmı da, en çok, kabuklarıdır. Amber kabuğunun dışı kahve, içi sarı renklidir. Beğenilen bir kokusu vardır. Kabukları yakılınca bu koku çok daha etkili şekilde ortaya çıkar.
Neye yarar ?
Eskiden hekimlikte, çok geniş bir alanda kullanılan amber kabuğu, bugünde, ev ilaçlan arasında şifalı sayılanların başında yer alır.
Bir litre suda 8 – 10 gram amber kabuğu haşlanarak elde edilen su, emzikli annenin sütünü artırmaya yarar. Bu sudan, günde iki, üç çorba kaşığı içilir.
Sindirim bozukluklarında,kansızlık halinde, kanlı basurda,ishalde de amber kabuğu iyi gelir.
Ayrıca, güzel kokusu sebebiyle, amber kabuğu tozu, tütüne katılarak kullanılır.
Kardiyovasküler sağlığınız için
Bünyemizde Bulunan Nitrik Oksit (NO) Mucizesi ile Kalp Hastalıklarına Son Yazı Dizisi’nden (Dr. Louis J. İgnarro’nun Nobel tıp ödüllü programı)
Kilonuzu normal seviyelerde tutun
Eğer obez iseniz kan basıncınız ve kolesterol değerleriniz yüksek çıkacaktır ve diyabetik olma riskiniz de artmaktadır. Kardiyovasküler sağlık riskleri fazla kilolarla yakın ilişkilidir. Obezite, fazla kilolar ve sağlıksız vücut kelimelerini sıkça bir arada duyarız. Kilonuzu sağlıklı beslenerek kontrol edebilirsiniz. Kardiyovasküler sağlığınız için düşük kilo diyeti en önemli temel adımlardan biridir. “NO’ya ‘Evet’ de!” rejimi ile sağlam bir yemek programı öğreneceksiniz.
Kilonuzu yaşınıza, boyunuza ve genlerinize göre ideal seviyede tutma yöntemi biraz kişisel olabilir. Pratikte, ideal kilo planda göründüğü kadar basit değil çünkü vücut kilosunu standart ölçüsü-vücut kütle indeksi (BMI)-vücut tipi gibi faktörleri hesaba katmaz. Antrenmanlı olanların kasları gelişmiş vücutluların ağırlığı kesinlikle ortalama bir insana göre boyundan daha fazla çıkacaktır. BMI cetveli vücut tipindeki bu farklılıkları algılamayacak ve body building’le uğraşan sporcuları kilolu olarak değerlendirecektir.
Eğer doktorunuzun söylediği olmanız gereken kilodan yüzde on beş ve yirmi arasında fazla iseniz kilonuz kalp ve damar sisteminizi zorluyor demektir. Endothelial NO üretiminiz kısıtlanmış ve hastalık riskiniz artmıştır. Eğer doktorunuzun önerdiği kilodan ne kadar uzakta olup olmadığınızı bilmiyorsanız o zaman doktorunuzu görmeli ve sağlığınızla ilgili bu bilgileri edinmelisiniz.
Düzenli egzersiz yapın
Kardiyovasküler sağlığınızı artırmak, kalp hastalıkları riskini azaltmak için en etkili yollardan biri de aerobik yapmaktır. Egzersiz obezite, yüksek kolesterol, yüksek kan basıncı ve yüksek kan şekeri risklerini azaltır, bu noktada kalp hastalıkları riskini de azaltmış olmaktadır. Yürüyüş, koşu, yüzme ve dans gibi aerobik aktiviteleri vücudun enerji üretimi ve oksijen iletimi sistemlerini tetikler. Bu sistemler sayesinde vücut daha güçlü ve sağlıklı bir hale gelir. “NO’ya ‘Evet” Yazı Dizisi’nde rejimimin egzersiz kısmında detaylarla verilmiştir.
Stres, endişe, yalnızlık ve depresyon hissini azaltın
Bu hissel hastalıkların hafifletilmesi oldukça zordur. Bu gibi ruhsal sıkıntıların damarların daralmasına ve NO üretiminin etkilenmesine, kardiyovasküler hastalıklara ve kalp krizine sebep olduğunu biliyoruz. Eğer herhangi biri kronikleşirse o zaman NO üretiminiz durmadan azalır.
Kronik stres, yalnızlık ve mutsuzluk gibi sıkıntıları olan pek çok kişi bu durumlarla baş etmeye çalışırken yatıştırıcılardan, alkole kafeine kadar pek çok yolu denerler. Bu yöntemler insanları öncesinde olduğundan daha fazla mutsuz eden geçici ve zararlı yöntemlerdir. Eğer kendi kendinizi bu durumlardan kurtarmak itiyorsanız mantıklı, sağlıklı yollar önerecek veya anti-depresanları kullanmanızı isteyecek olan kişiye, doktorunuza başvurmalı yani bir uzman yardımı almalısınız. İdeal sağlığınıza ve mutluluğa kavuşmak için vücudunuzu stres, endişe, yalnızlık ve depresyon gibi hislerden uzak tutmayı başarmalısınız.






