Monthly Archives: Ağustos 2009
Enerji hormonu kortizol

Hormonlar beyinde bulunan hipofiz bezleri tarafından kontrol edilir. Hipofiz bezlerinin hormonlarına, adrenal ve kortizol gibi iki hormondan meydana gelen komplike bir isim olan adrenokortikotrop denir. Kortizol, kortizon gibi bir şok moleküldür, ama daha aktiftir ve romatizma, kollajen hastalıklar, alerjiler, lösemi ve lenf kanseri gibi bazı kanser çeşitlerinde dikkate değer etkileri vardır. Kortizol molekülü strese karşı mücadelede, depresyonda, anksiyetede, yorgunlukta ve uyku problemlerinde faydalı bir ajandır. Enerji hormonu adı da verilen maddenin eksikliğini tedavi etmek amacıyla yapılan kan testlerine, idrar analizlerine göre bir reçete uygulanır. İdeali, kortizol dozajının, vücutta gençken üretilen seviyelerle aynı olacak şekilde ayarlanmasıdır.
At kuyruğu
Adını benzer yapısından alan at kuyruğu, ev ilaçları yapılmasında sık kullanılan bir bitkidir. Ancak at kuyruğu tek başına değil, diğer bitkilerden herhangi biri ile karıştırılarak kullanılır.

Neye yarar ?
*Özellikle şeker hastalığına karşı iyi gelen at kuyruğunun içinde, en tesirli madde insülin benzeri bir maddedir. Bitki bu bileşimi ile son derece yararlı şifalıdır.
*Vücuda kuvvet verir, güç kazandırır. Genellikle, şekerlilerde görülen halsizliği giderir, direnç verir.
At kestanesi
Tohumlarından yararlanılan at kestanesi tıpta geniş ölçüde kullanılır. Bitkinin tohumları nişasta bakımından da zengindir. Ancak, bir hayli acı olduğu için nişastasından yararlanılmaz. Tohumlarından çıkarılan yağ kullanılır.

Neye yarar ?
* Bitkinin tohumdan elde edilen yağ vücudun, özellikle, oynak yerlerinde beliren ağrılı, sızılı yerlere sürülür.
* Romatizmal ağrılara karşı da iyi gelir.
* Ayrıca, kanamalara karşı kullanılan ilaçların yapılmasında kullanılır.
* Bitki ile yapılan ilaçlar kanamaların durdurulması maksadı ile de kullanılır.
* Bitkinin damarları büzücü niteliği bu tür hastalıklar için yapılan ilaçlarda bir ham madde olarak kullanılmasını sağlar.
Demanslı ve gerçek olmayan görüntüler, sesler
Gerçeği yanlış algılama

Yanlış inanç ve düşüncelere kapılma
Çok az demanslı, olmayan şeyleri görür veya işitir. Bazıları kuruntu olabilir ve belirgin bir şekilde doğru olmayan şeylere inanırlar. Bu sorunlar, demans hastalığında seyrektir. Yaygın olanı ise demanslının gördüğü veya işittiği şeyi yanlış algılamasıdır (Yanılsama). Davranışları çok garip görünebilir. Bunlar gerçek algılar değildir. Sadece bilinç-düşünce bulanıklığının bir sonucudur. Geceleyin pencerede veya aynada bir yansıma, odada biri varmış gibi görülür. Doğru olmadığı halde, paralarının veya eşyalarının çalındığına inanırlar (Hezeyan). Neden ne olursa olsun, bu tür yaşananlar üzüntü vericidir. Çok ürkütücüdür. Demanslının güveni ve rahatı sağlanmalıdır.
Ne yapabilirsiniz ?
1- Sorun, gördüklerini yanlış anlama ise bunu açıklamak işe yarayabilir. Sorunun kaynağını değiştirmek daha iyi olacaktır. Çözüm basittir. Örneğin, perdeleri, TV’yi kapatmak veya ışığını açmak gibi.
2- Demanslıya sakin bir şekilde dokunun; güven verici bir şekilde rahatını sağlayın. Bu, onu gerçeğe döndürecektir. Dikkatini etrafındaki gerçek olan bir şeye çekmeye çalışın.
3- Bu, eğer gerçek bir halüsinasyon yani objesiz algılama ise, demanslı, olmayan bir şeyi yaşıyor demektir. Bu durumda, onun gerçek olmadığını, hayal ettiğini söylemek anlamsızdır. Güven verici ve sempatik olun. Onu dehşete düşüren şeyi işitemediğinizi veya göremediğinizi anlatın, fakat ne hissettiğini anladığınızı söyleyin. Örneğin, eğer demanslı yanında oturduğunu sandığı birine hitap ederse, gülmeyin veya orada kimsenin olmadığı konusunda diretmeyin. Sakin bir şekilde “Orada biri olduğuna emin misiniz? Onlar sandalyenin arkasındaki perdenin üzerindeki şekiller olmasın? Ben kimseyi göremiyorum…” diyerek gerçeğe uyumunu sağlayın.
4- Eğer demanslı, halüsinasyonlar görüyorsa, doktora götürülmelidir. Bazı durumlarda ilaç işe yarayabilir.
Yaşam hormonları
Östrojen ve testosteron

Kadın ve erkekte, yaşamın temelini, seks bezeleri oluşturur. Kadında ovaryum, erkekte testis genital organların yanı sıra deriyi, kasları, kemikleri, eklemleri ve sinir sistemini de yönetir. Seks bezelerinin etkilerini ergenlikten, menopoz ve andropoza kadar yaşamın farklı dönemlerinde, farklı şekilde hissederiz. Kadında ovaryum ve erkekte spermler, yumurtayı ve embriyoyu oluşturmak için birlikte hareket eder. Yumurta oluştuğu zaman seks bezeleri, erkeklerde testosteron, kadınlarda da östrojen salgılarlar. Bu hormonlara “yaşam hormonları” da denir. Çünkü bunlar proteinleri ve insan vücudunun vazgeçilmezleri olarak bilinen makro molekülleri kontrol eder.
Östrojen ve testosteron hormonlarının önemini, yaşlandığımızda daha iyi gözlemleyebiliriz. Bu hormonlar azaldığında, kalple ilgili problemler, hafıza kusurları, deride kırışıklıklar ve kemik erimesine bağlı kırıklar oluşabilir. Bütün bu faktörler, hormonların iyi tanınmasını, özellikle orta yaş sonrasında iyi takip edilmesini ve uzman doktorlar gerek gördüğünde takviye edilmesini zorunlu kılar. Testosteron veya kadın hormonlarını tekrar yerine koyamasak da onların yerini alabilecek sentetik hormonlar yaratıldığını müjdeleyebiliriz. Ayrıca bu konuda yapılan çalışmalar, umut verici şekilde devam etmektedir.
Östrojen ve testosteron hormonları, büyüme hormonları üzerinde etkilidir. Büyüme hormonlarının üretilmesi, 18 yaş civarında yavaşlar ve her 10 yılda bir erkeklerde yüzde 45 kadınlarda yüzde 20 oranında azalır. 45 yaşından sonra bu hormonun üretimi tamamen düşer. Bu noktada hormon tedavisi, büyüme hormonu üretiminin azalması sebebiyle yaşanan kötü etkileri azaltır.
50 yaş civarında, insan bedeninde görülen yaşlanma belirtilerinin altında, kadın vücudundaki erkek hormonlarının ve erkeklerde bulunan kadın hormonlarının etkisi yatmaktadır. Vücudun üst kısmının kilo alması, göğüslerin büzülmesi, sesin kalınlaşması, saç dökülmesi, hafif bir sakal ve bıyık görüntüsünün oluşması, karın kısmında kilo alma, erkeklerin göğüslerinde büyüme, bu hormonal değişimler arasında en sık görülenleridir.






