Monthly Archives: Ağustos 2009
Egzamaya karşı: Beyaz dut kurusu kürü
Beyaz dut kurusu

Kür’ü uygulamadan önce dikkat edilmesi gereken hususlar
1- Dut toplar toplamaz tüketilmelidir. Toplandıktan sonra birkaç saat içerisinde tadır değişir. Çünkü içeriğinde bulunan bazı etkin maddeler toplandıktan birkaç saat sonra değişime uğrar.
2- Yaz aylarında dutun tazesini dalından tükettiğiniz zaman doğal bir antibiyotik tüketiyorsunuz demektir.
3- Şeker hastalarının kan şekerini yükselteceğinden dolayı beyaz dut kurusu kürünü uygulamamaları gerekir.
4- On iki yaş altı çocukların herhangi bir kürü hekimlerine danışmadan uygulamaları kesinlikle uygun değildir.
5- Aksi belirtilmedikçe aynı anda birden fazla kür uygulanmamalıdır. Herhangi bir kürün uygulama süresi tamamlanmadan da başka bir bitki çayı ( yeşil çay, papatya, ıhlamur, adaçayı .. ) içilmemelidir.
6- Tüm kürlerin çelik veya emaye kaplarda hazırlanması gerekmektedir.
7- Kullanacağınız bitkinin raf ömrünün bir yılı geçmemiş olmasına dikkat ediniz.
Kür
Yarım litre kaynamakta olan klorsuz suyun içine bir avuç dolusu beyaz dut kurusu atınız ve 6 dakika kısık ateşte ağzı kapalı olarak kaynatmaya devam ediniz. Altıncı dakikadan sonra ocaktan indiriniz, elinizi yakmayacak derecede sıcaklığa gelince egzamalı ellerinizi kabın içerisine koyunuz ve en az 1 dakika etki ettiriniz. Bir saat ellerinizi yıkamayınız. Bir saat sonra elleriniziz suyla durulayınız. Haftada üç kez, toplamda iki hafta bu uygulamayı tekrar ediniz. Her defasında taze olarak hazırlanması gerekir. Ellerinizi daldırdığınız kabın soğumamasına özen gösteriniz. Ellerinizi yakmayacak derecede ( ılıktan biraz sıcak ) sıcak olmasına dikkat ediniz.
Eğer egzamanız ayaklarınızda veya el bileklerinizdeyse, hazırladığınız suyu kaşık veya kepçe yardımıyla egzamalı bölgenin üzerine 10 dakika boyunca dökünüz. Suyu egzamalı bölgelerin üzerine dökerken, yakmayacak derecede ılıktan daha sıcak olmasına dikkat ediniz. Kabın ılımamasına dikkat ediniz, gerekirse tekrar ısıtınız.
“NO” istasyonları Endotelyum’un ötesinde
Bünyemizde Bulunan Nitrik Oksit (NO) Mucizesi ile Kalp Hastalıklarına Son Yazı Dizisi’nden (Dr. Louis J. İgnarro’nun Nobel tıp ödüllü programı)

Endotelya hücreler nitrik oksit imal eder, onlarla birlikte vücutta NO üreten başkaları da vardır. Nitrik oksit için esas üretim yeri, nitrik oksidin ana fabrikası endotelyum iken sinir hücrelerinin bazı çeşitleri de NO üretir. Örneğin, penisteki erektik doku sinirleri uyarıldığında, “nöronal NO sentoz” enzimi harekete geçer ve daha sonra penisin düz kaslarına geçip damarlarda gevşemeyi sağlayacak olan NO’yu üretir. Bu rahatlama ile peniste daha fazla kana yer açılır bu şekilde ereksiyon gerçekleşir. Dr. Louis J. İgnarro’nun bu alandaki araştırması, viagra buluşuna ön ayak olmuştur.
Nitrik oksit ayrıca beyindeki akciğerlerdeki sinir hücrelerinde de üretilir. Akciğerlerdeki sinirler NO ürettiğinde bu molekülün varlığı hava yollarının açılmasına sebep olur. Buna Bronş genişlemesi denir. Beyinde ise NO imalatı hafıza ve öğrenme gibi davranışları düzenleme yetisiyle de yakından ilgilidir.
NO’nun üretildiği bir diğer önemli alan da akyuvar hücreleridir. Bu hücreler çeşitli ölçülerde ve şekillerde olabilirler ve vücudun bağışıklık sisteminin bel kemiğidir. Kadınlarda da erkeklerde de sayıları bir milyarı geçmektedir. Bu geniş hücre ordusu dışarıdan gelen, parazitten virüse veya bakterilere kadar pek çok saldırıları yok ederler. Bu savunma sisteminin parçası olarak akyuvar hücreleri mikroorganizmalarla mücadelede yardımcı olacak olan NO’yu üretirler.
NO pek çok diğer hastalıkları ve öngörülmeyen tehlikeleri önleyebilir. Kanserden sindirim problemlerine, tüberküloza kadar pek çok hastalıkla savaşabilir, oluşumlarını engelleyebilir. NO sinir sistemi etrafında bir işaret molekülü olarak çalıştığından kalbi, ciğerleri, böbrekleri, mideyi, beyni ve genital organları ve diğer ortamları etkileyen mesajları taşır. Vücutta nitrik oksit’in rol almadığı bir hastalık süreci yoktur. NO çok kısa ömürlü olduğundan daha fazla NO’nun vücutta üretilebilmesi için sağlıklı endothelial hücrelere ihtiyaç vardır.
Takip eden yazılarda, sağlığınızı kazanmanızda veya yeniden şekillendirmenizde yardımcı olacak olan basit yaşam tarzı değişikliklerinden bahsedecek, beslenme değişikliklerine, düzenleyicilere ve egzersiz programına değineceğiz. Bunlar vücudunuzun doğal NO üretimini artıracak değişikliklerdir.
NO’yu anlama yolculuğunuz Dr. Louis J. İgnarro’nun “NO’ya ‘Evet’ de!” programıyla sonuçlanmaktadır. Son yıllarda tıp alanındaki en önemli tedavi olmuştur. Artık bütün bu öğrendiğimiz avantajları sağlamak ve sağlık kazanmak için bir fırsatınız var.
Böbrek taşı düşürücü: Avokado yaprağı kürü
Kurutulmuş avokado yaprağı

Kür’ü uygulamadan önce dikkat edilmesi gereken hususlar
1- On iki yaş altı çocukların herhangi bir kürü hekimlerine danışmadan uygulamaları kesinlikle uygun değildir.
2- Aksi belirtilmedikçe aynı anda birden fazla kür uygulanmamalıdır. Herhangi bir kürün uygulama süresi tamamlanmadan da başka bir bitki çayı ( yeşil çay, papatya, ıhlamur, adaçayı .. ) içilmemelidir.
3- Tüm kürlerin çelik veya emaye kaplarda hazırlanması gerekmektedir.
4- Kullanacağınız bitkinin raf ömrünün bir yılı geçmemiş olmasına dikkat ediniz.
Kür
Kaynamakta olan bir su bardağı ( 150 – 200 ml ) klorsuz suya bir tatlı kaşığı ( 2-3 gr ) kurutulmuş avokado yaprağı ilave ediniz. Kısık ateşte 8 dakika ağzı kapalı olarak kaynatınız ( demleyiniz ). Demleme süresi tamamlandıktan sonra sıcakken süzünüz. Ilıyınca akşam yemeğinden iki saat sonra içiniz. İçildikten sonra hiçbir şey tüketilmez. Her gün taze hazırlanmalıdır. Her beş gün kullanımdan sonra üç gün ara veriniz. Damak tadına uygun hiçbir şey ilave etmeyiniz. Bu kürü 20 günden fazla uygulamayınız. Tekrar uygulamak için en az 20 gün ara vermeniz gerekmektedir.








