Monthly Archives: Eylül 2009

Meme kanserine kök hücre freni

Müthiş yöntemle kansere “dur” deyin!
memekanseri
Her 8 kadından birinde görülen meme kanserindeki kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi ile azaltılabiliyor. Meme kanserinde, standart tedaviler sonrasında yüzde 80’e kadar çıkabilen , kök hücre tedavisiyle azalırken, yaşam süresi ve kurtulan hasta sayısı da aynı oranda artıyor.

Romatizmadan nörolojik rahatsızlıklara günümüzde artık birçok hastalıkta başvurulan kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi tedavisi, meme kanserindeki metastaz riskini de azaltabiliyor. “Bu farklı bir kemoterapi uygulama yöntemidir” diyen Prof. Dr. Yener Koç; meme kanserinde uygulanan kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi tedavisini anlattı:

• KENDİNDEN KÖK HÜCRE NAKLİ: Metastaz riski yüksek olan meme kanserli hastalara otolog (kendinden) ilik naklini yani kök hücre naklini öneriyoruz. Bizde buna kök hücre nakli deniyor ama aslında bizim yaptığımız gerçek kök hücre nakli değil; kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi. Otolog yani kişinin kendinden alınarak yapılan kök hücre naklinde, hastaların iyileşmesi kök hücre sayesinde olmuyor; yüksek doz kemoterapi veriyoruz ve kişi bu yüksek doz kemoterapi sayesinde iyileşme şansını artırabiliyor.

• YÜKSEK DOZ KEMOTERAPİ UYGULANABİLİYOR: Peki o zaman niye kök hücre toplayıp da hastaya veriyoruz? Yüksek doz kemoterapinin yan etkilerini azaltmak ve tedaviyi tolere edilebilir hale getirmek için… Bir kişiye çok yüksek doz kemoterapi verirseniz (normalin 10- 20 katı) kan yapımı kalıcı olarak bozulabilir. Bu yan etki, yüksek doz kemoterapi uygulanmasının önünde olan en önemli engellerden birisidir. Bu engeli aşmak için topladığımız kan yapıcı kök hücreleri veriyoruz. Böylece verilen kök hücreler kemoterapi sonrası etkilenen kan yapımını 10-15 gün içinde normale döndürüyor, kemoterapiyi uygulanabilir hale getiriyor.

• DOĞRU HASTA SEÇİLMELİ: Burada önemli olan; yöntemin hangi meme kanserli hastalara uygulanabilir olduğudur. Hasta seçimi çok önemli. Yani her meme kanseri hastasında işe yaramayabilir; ancak uygun hastalarda kök hücre nakli yapılırsa yaşamı uzatıcı ve hastalığın geri gelmesini engelleyici etkisi var.

• METASTAZ RİSKİ YÜZDE 15 AZALIYOR: Kök hücre destekli yüksek doz kemoterapiden fayda sağlayacak meme kanserli alt grupları şöyle sıralayabiliriz: Östrojen reseptörü pozitif olanlar, menopoza girmeden önce kanser tanısı alanlar, grade-1 tümörü olanlar, koltuk altında 4’ten fazla lenf düğümü tutulumu olanlar ve kanser erb onkogeni olmayanlar… Araştırmalar; bu hastalar ele alındığında normal kemoterapiye göre yüzde 15’e varan bir hastalıksız yaşam veya yaşam uzaması üstünlüğü sağlandığını göstermektedir. Bu tedaviyle her sekiz hastadan birini bu kök hücre nakliyle uzun yaşar ya da kurtulmuş görmek mümkün.

• ÖNCE TEDAVİ SONRA KÖK HÜCRE: Hastanın bu tedaviye uygun olduğuna karar verdiğimiz zaman; hasta ameliyatını olmuş, normal kemoterapisini bitirmiş ve ışınını almış oluyor. Biz bu tedaviyi uygulayacağımızda, kemoterapiyi altıya tamamlayacağımıza üç kürde kesiyoruz. Onun yerine bir ay süren bu yüksek doz kemoterapiyi uyguluyoruz. Böylece hastanın tedavisi altıdan dört küre inmiş yani kısalmış ve daha etkin bir tedavi almış oluyor.

• KAN YAPICI HÜCRELERDEN YARARLANIYORUZ: Kök hücre tedavisi bir mucize değildir; bu bir yüksek doz kemoterapi verme yöntemidir. Tecrübeli bir ekip, daha yüksek kemoterapi vermek istiyor ve daha çok kanser hücresi öldürmek istiyor, bunun için de kan yapıcı hücrelerden yararlanıyor. Olay budur! Büyütmemek ama korkmamak da gerekiyor!..

• TÜRKİYE’DE YAYGINLAŞMALI: Son on yılda Avrupa bu tedavi yöntemini sahiplenmiş durumda. Bu yöntem günümüze kadar 30 binin üzerinde meme kanserli hastaya uygulandı. Türkiye’de de bu yöntemi uygulayan merkezler mevcuttur. Ancak Türkiye’de çok az onkoloji ünitesinde ilik nakli yapıldığı için bu yöntem yeterince gelişmedi. Oysa ilik nakli üniteniz yüzde 2’nin altında bir ölüm riskiyle çalışıyorsa, yüksek doz kemoterapinin normal kemoterapiden daha yüksek bir riski yoktur. O zaman bu üniteler çok rahatlıkla meme kanserli hastalara bu yöntemi önerebilmeli. Ama eğer ünitede yüzde 5’in üzerinde ölüm riski varsa kesinlikle önerilmemeli.

ANESTEZİ GEREKMEDEN KÖK HÜCRELER TOPLANIYOR
Meme kanserinde uygulanan kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi tedavisi şöyle uygulanıyor: Hastaya beş gün kök hücreleri artıran aşı gibi bir iğne yapılarak, kan yapıcı hücreler elli kat artırılıyor. Dördüncü günden itibaren kök hücre toplayabiliyoruz. Kök hücreleri toplayan aferez makinesiyle 3.5 saatte işlem tamamlanıyor. Hasta televizyon izlerken, iki kolunda iki iğneyle kök hücre toplanabiliyor. Bu işlemden sonra hasta kendine gelsin diye bir-iki gün ara veriyoruz. İki gün sonra yüksek doz kemoterapi ilacını veriyoruz, 24 saat sonra da daha önce topladığımız kök hücreleri veriyoruz. Verilen kan yapıcı hücreler on gün içinde iliğe yerleşiyor ve kan yapmaya başlıyor. Böylece hastayı yüksek doz kemoterapinin yan etkilerinden korumuş oluyoruz.

MEME KANSERİ ARTIK MİLLİ PİYANGO DEĞİL
Meme kanseri tedavisinde basit bir kemoterapi ilacı bile insan yaşamını uzatıyor, hastalıksız sağ kalımı artırıyorken yüksek doz kemoterapi niye işe yaramasın? Bir ilaç, hastalıksız sağ kalımı yüzde 2 bile artırsa istatiksel olarak anlamlı bulunuyor, binlerce hastada uygulanıyor. Şimdi burada yüzde 15’e varan farklar varken niye uygulanmasın? Günümüzde sekiz kadından biri meme kanseri oluyor. Bu milli piyango değil; oldukça yüksek bir risk! Kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi yöntemi yüzde 15’e kadar hayat kurtardığına göre binlerce kadının hayatını kurtarabiliriz.

Kaynak: Haberturk.com

Biberiye

biberiyeBiberiye de denir. Deniz kıyısında yetişen, iki metreye kadar yükselebilen, daima yeşil, çok dallı bir çalıdır. Yaprakları iğne gibidir. Mavi ve eflatun çiçekleri, reçineyi andıran kokusu vardır. Yaprak ve çiçeklerinden biberiye esansı elde edilir.

Neye yarar ?

Ağrılarda, banyo suyuna 2 gr. biberiye esansı koyup yıkanmak şifa verir. Hazımsızlıkta bir litre suya dört damla esansından koyup yemeklerde içmek iyi gelir. Uyuzda kaynatılmış çiçek ve yapraklarının suyunu sürmek yararlıdır.

Balık otu

Gösterişli, görkemli olan bitkinin uzun sapları üstünde yeşil dalları bulunur. Budatılan ve hafif tüylü yapısı ile de kolayca tanınır.
Balık otunun ev ilacı olarak yararlanılan kısımları çiçekleri ile yapraklarıdır.

Neye yarar ?

* Öksürüğe karşı son derece iyi gelir. Soğuk algınlıklarında, ateşli hastalıklarda ferahlık ve iyilik verici etkili maddelere sahiptir.

* Balık otundan, nezleye ve bronşite çok iyi gelen ev ilaçları yapılır. Hastanın kolayca, bol bol terlemesini sağlar. Bu yolla ferahlık sağlarken vücutta biriken zararlı, zehirli maddeleri dışarı atar.

Reçetesi: 30 gram kadar balık otu bir litre suda haşlanır, çay gibi pişirilir. Günde 3-4 fincan içilir.

Baldıran otu

baldıranBüyük hekim Hipokrat’tan günümüze kadar yararı, zararı, uygulama şekilleri ve reçeteleri tartışılan baldıran otu son derece etkili maddelere ve zehirli bir bileşime sahiptir. Bu bakımdan ev ilacı olarak kullanılması için çok iyi tanınması, tecrübelerin geçerliliği ve tariflerini çok doğru olması şarttır.
Herşeyden önce, baldırandan yararlanmaya kalkışmadan önce bir doktorla, eldeki tarif ve reçeteler konuşulmalı, tartışılmalıdır.

Neye yarar ?

* Dahilen kullanılmasında çok dikkatli davranılması gerekir. Vücutta görülen şişlikleri giderir.

* Çiçeklerinde kudret ve zindelik verici çok etkili maddeler bulunur. Keskin, ağır, tahrik edici güzel kokusu olan baldıran çiçeklerinde şahsilik asit, metil salisilat, analhedit vardır. Çeşitli esanslar yapılır.

* Çiçeklerinin suyu limon, sirke, bitki yaprağı ve tohumu ile iyice karıştırılır, ezilir. Elde edilen suyundan az miktarlarda içilir. Bu reçetenin gençlik ve zindelik kazandırdığı bilinir.

* Bitkinin suyu bir miktar alkole ilave edilerek, az miktarlarda içilir.
Dikkat : Bu reçeteleri kullanılmadan önce, mutlaka bir doktora danışmak gerekir.

* Bitkiden soğuk algınlıklarında, nezle ve gripte ev ilacı yapılır.

* Baldıran’da sinir sistemini düzenleyici etkili maddeler bulunur. Sinir gerginliklerinde sinirliliğe karşı iyi gelir, yatıştırıcı rol oynar.
Reçetesi : Bir litre suda 10-12 gram kadar bitki çay gibi pişirilir. Günde birkaç defa, birer fincan içilir.

Esmer-Bronz ciltler için Elma

elmaElma: Bilinen faydalarının dışında, elmadan “Esmer – Bronz” cilt elde etmek için de mükemmel bir ev reçetesi hazırlanabilir. Reçete ucuza mal olur, kolayca hazırlanır ve uygulanır.

Uygulama : “Esmer – Bronz” cilt elde etmek için elmanın suyundan faydalanılır. Olgun, sağlam ve sulu elmalar sıkılarak suyu çıkartılır, iyice süzülür. Akşamları, önce yüz hırpalanmadan temizlenir. Daha sonra elma suyu bol bol sürülür. Yüz ile boyun arasında cildin dalgalı bir renk almaması için elma suyu, yüzden boyuna doğru sürülür, iyice yayılır 20 – 25 dakika beklenildikten sonra yüz ve boyun soğuk suyla yıkanır.