Monthly Archives: Ekim 2009
Kadınlar meme kanseri ile mücadele için yürüdü!
AVON’LA SAĞLIĞA YOLCULUK PROJESİ KAPSAMINDA MEME KANSERİ İLE MÜCADELE YÜRÜYÜŞÜ BEŞİKTAŞ-ORTAKÖY ARASINDA GERÇEKLEŞTİ!
AVON Türkiye’nin, 13 yıldır meme kanseri hakkında toplumu bilinçlendirmek ve kadınların erken teşhis imkânlarına erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla yürüttüğü AVON’ LA Sağlığa Yolculuk Projesi kapsamında, Beşiktaş-Ortaköy arasında 4. Meme Kanseri ile Mücadele Yürüyüşü düzenlendi. Beşiktaş Belediyesi, B- fit, Pınar Su ve Acıbadem Mobil Sağlık Hizmetleri’nin de katkılarıyla, 25 Ekim 2009 Pazar günü düzenlenen yürüyüşün ardından, Tuluhan Tekelioğlu’nun sunuculuğunu üstlendiği bir törenle aralarında Dilek Hanif, Aynur Bektaş, Defne Sarısoy, Handan Güçyılmaz, Ece Vahapoğlu, Perihan Çakıroğlu ve Elif Ergu’nun da bulunduğu Gönüllü Elçilere teşekkür plaketi takdim edildi. Törenin ardından katılımcılar, Ortaköy Meydanı’nda düzenlenen Emre Altuğ Konseri ile keyifli saatler geçirdiler.
Kadınların kadınlar için çalıştığı şirket AVON, kadın sağlığını korumak amacıyla yürüttüğü sosyal sorumluluk projeleriyle de sıkça adından söz ettiriyor. Türkiye’de, 13 yıldır meme kanseri ile mücadele amacıyla yürütülen Avon’la Sağlığa Yolculuk Projesi kapsamında Beşiktaş-Ortaköy arasında bir yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşe katılan binlerce kişi, hem gün boyu düzenlenen keyifli etkinliklere katıldı hem de kadın sağlığına yönelik bu önemli projeye dikkat çekmenin haklı gururunu paylaştı.
6.500’ün üzerinde kadına ücretsiz mamografi taraması
Avon’la Sağlığa Yolculuk Projesi kapsamında bu yıl 4.sü düzenlenen yürüyüşte konuşan Avon Türkiye Pazarlama ve Satış Hizmetleri Direktörü Jinet Kohen, Meme Kanseri ile Mücadele Etkinliklerini gelenekselleştirdiklerini ve geniş katılımlı bu yürüyüş ile konuya bir kez daha dikkat çektiklerini ifade etti. Kohen, şöyle devam etti: “Avon Türkiye olarak, ülkemizde meme kanseri için yaptığımız çalışmaların kapsamını her geçen gün genişletiyoruz. 13 yıldır Türkiye’nin kadın sağlığı alanında en kapsamlı sosyal sorumluluk projelerinden biri olan Avon’la Sağlığa Yolculuk Projesi’ni sürdürmekteyiz. Bugüne kadar toplanan fon sayesinde, 23 ilde 6.500’ün üzerinde kadına ücretsiz mamografi taraması gerçekleştirdik. Taramaların yanı sıra gerekli olan hallerde ek teşhis giderlerini karşıladık. 5 hastanemize mamografi cihazı bağışladık ve kadınları meme kanseri konusunda bilinçlendirmek amacıyla 13 ilde 17 seminer düzenledik.”
“Kohen: Proje toplum tarafından sahiplenildi.”
Proje kapsamındaki temel amaçlarının, meme kanseri konusunda bilinç düzeyini artırmak olduğunu söyleyen Jinet Kohen, projenin toplumun tüm kesimlerinden gördüğü ilgiden çok büyük mutluluk duyduklarını kaydetti. 2009 yılı sonuna kadar Türkiye genelinde, Avon’la Sağlığa Yolculuk Projesi kapsamında ücretsiz mamografi taramalarının sayısını 8.000’e çıkarmayı hedefleyen Avon, önümüzdeki dönemde bir hastaneye daha mamografi cihazı bağışlayacak. “Bugüne kadar yapılan çalışmalarla Meme Kanseri Mücadele Ürünleri’nin satışından elde edilen gelir ve özel bağış organizasyonları sayesinde Türkiye’de yaklaşık 1,5 milyon TL tutarında fon topladık.” diyen Kohen, meme kanseri hakkında bilinç düzeyini artırmak için gerçekleştirdikleri çalışmalara da değindi. “Türkiye’de ilk defa Avon’un desteğiyle açılan Meme Kanseri Bilgilendirme Hattı’nı, Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu ile birlikte yürütmekteyiz” diyen Kohen, hafta içi her gün 0800 314 99 99 no’lu Ücretsiz Bilgilendirme Hattı’nı arayan kadınların, uzmanlardan meme kanseri ile ilgili tüm sorularına yanıt alabildiklerini ifade etti.
“Başaran: Her 8 kadından biri meme kanserine yakalanıyor.”
Avon Türkiye Satış Direktörü Gülay Başaran ise, “Dünyada her 8 kadından 1’inin meme kanserine yakalanıyor. Maalesef Türkiye’de her yıl 30.000 kadınımız bu ölümcül hastalık ile karşı karşıya kalıyor. Meme kanseri aslında erken teşhis edildiğinde, tedavi edilebilen bir hastalık. Projemizi geniş kitleler ile paylaşmamızda bizlere sürekli destek veren, hiçbir gelir elde etmeksizin Meme Kanseri Mücadele Ürünlerimizin satışını gerçekleştiren Avon Bağımsız Girişimcileri’ne teşekkürlerimizi sunuyoruz.” dedi. Başaran, “Bu yıl Meme Kanseri Mücadele Ürünlerimize yenilerini ekledik. Stantlarımızda satışa sunulan Çok İşlevli Kumaş Çanta ve Meme Kanseri Mücadele Bileziğimiz bunlardan birkaçı. Ayrıca, kadınlarımızın hem kendilerini ve hem de hayatlarını güzelleştirmek üzere özel bir içerik ile hazırlanan pembe ajandamız da çok yakında sizlerin beğenisine sunulacak” şeklinde ekledi. Etkinliğe katılan tüm kadınlara özel bir mesajı olan Başaran, “Meme kanserinin farkında olun ve kendinizi koruyun! Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır! Kendi kendine muayene için ayrılan her 5 dakika, sizin ve sevdiklerinizin hayatınızı değiştirebilir… ŞİMDİ kendinizi ve sevdiklerinizi korumanın TAM ZAMANI!” dedi.
Avon’la Sağlığa Yolculuk Projesi hakkında ayrıntılı bilgi için, www.avon.com.tr ve www.avonmemekanseri.com sitelerini ziyaret edebilirsiniz.
Yürüyüşten görüntüler

Ciğer otu
Yaprakları sık, çiçekleri önce baştan kırmızımtırak, sonraları menekşe moru rengini alan bir bitkidir. Çiçekleri nisan ayında toplanarak gölgelik yerlerde kurutulup saklanır. Eski hekimlikte akciğer hastalıklarına karşı çok kullanılmış olduğundan bu adı almıştır.
Neye yarar ?
50 – 60 gram ciğer otu yaprağının bir litre suda kaynatılmasıyla elde edilen ilâç, çorba kaşığıyla içildiğinde göğsü yumuşatır, balgamı söker, nefes borusu ve akciğerdeki nezle haline karşı iyi gelir. Bu suyla donmuş organlar, yanıklar banyo edilirse çok faydası görülür. Bu ilâç meme çatlaklarına sürüldüğünde de şifa verir.
Demanslının egzersiz ve dinlenme programı
* Yaşınıza ve sağlık durumunuza uygun egzersiz yapın,
* Bedeninizin düzenli olarak dinlenmesini sağlayın.
Düzenli egzersiz:
* Kan dolaşımını hızlandırır. Kas gücü ve esnekliğini arttırır.
* Kan kolesterol düzeyini düşürür.
* Kilonuzu, normal sınırlarda tutmanıza yardım eder.
* Rahatlamanıza yardımcı olarak, stresle baş etmenize katkıda bulunur.
* Soluk alıp, vermenizi düzenler.
* Cildin kan dolaşımını hızlandırır, gerginliğini korur.
Ciltteki tahrişlere karşı Akçaağaç
Akçaağaç: Cildin tahrip ve tahrişten korunması veya belirtiler ortaya çıkmışsa, ilerlemesinin önlenmesi ve giderilmesi için akçe ağaçtan çok faydalı ev reçetesi hazırlanabilir. Bunun için ince dalların kabuklarıyla yapraklardan faydalanılır. Kabuklarla yapraklar mevsiminde toplanarak, kurutulur ve iyice muhafaza edilir.
Akçaağaçta cilde faydalar sağlayan maddelerin başında, içinde bulunan, kendine özgü reçine gelir. Bu madde cildin toparlanmasını, harap olmaktan kurtulmasını sağlar. Ayrıca, cilde kuvvet ve parlaklık kazandırır. Cildi zararlı maddelerden temizler.
Uygulama: Bir miktar ince dal kabuğu ile yaprak iyice ufalanır. Bir kahve kaşığı dolusu, bir bardak sıcak suda pişirilir. 15 – 20 dakika kadar demde tutulur. İyice süzülür. Bir kahve kaşığı bitki için bir çay bardağı sıcak su yeterlidir. Gün boyunca, bir pamukla yüze 5 – 6 defa sürülür. Reçete uzunca bir süre uygulanırsa son derece faydalı sonuç alınır.
L-arginine: Gerekli, gereksiz ya da her ne ise!
Bünyemizde Bulunan Nitrik Oksit (NO) Mucizesi ile Kalp Hastalıklarına Son Yazı Dizisi’nden (Dr. Louis J. İgnarro’nun Nobel tıp ödüllü programı)
Vücudunuzun sağlığını korumak için sadece L-arginine ve L-citrulline’e değil ayrıca sınırsız amino asite ihtiyacı vardır. Bunlardan bazıları vücut hücrelerinde üretilir ve bu sebeple onlara gereksiz amino asitler denir. Bu bağlamda gerekli amino asitler ise vücutta üretilmeyen ve beslenme veya ilave destekleyici ürünlerle sağlanmak zorunda olan amino asitlerdir.
Yıllardır, L-arginine ve L-citrulline gerekli amino asitler olarak kategorize edilmişti. Anlaşıldığı gibi vücutta üretilmediğine dayanan ve dışarıdan alınması gerektiğini savunan görüş hâkimdi. Son zamanlarda bilim adamları, vücudun NO üretimini artıran diğer amino asitlerin (L-citrulline) yardımıyla L-arginine üretebildiğini keşfetmişlerdir. Vücut hücreleri içinde bulunun L-citrulline, L-arginine dönüşebilmekteydi.
Kendiniz için biraz L-arginine ve L- citrulline ne üretebilir durumda olabilirsiniz ama vücudunuzun ideal sağlığı için bunlardan çok daha fazlasını kullanması gerekmektedir. Bu sebeple L-citrulline, sıklıkla yarı gerekli amino asitler olarak tarif edilirler.






