Monthly Archives: Kasım 2009
Cilt için faydalı bir Gül reçetesi
Gül: Yüz cildinde beliren kepeklenmeye karşı gülden mükemmel bir ev reçetesi hazırlanabilir. Güzel bir cilt için son derece faydalı olan gülün suyundan faydalanılır. Bu reçete cilde parlaklık ve dirençte kazandırır. Reçetesi kolaylıkla hazırlanır ve uygulanır.
Uygulama: Yüz cildinde kepeklenme tehlikesini önlemek veya kepeklenme başlamışsa gidermek için kullanılan gül suyu, aynı zamanda cilde renk ve parlaklık kazandırır.
Akşamları önce yüz iyice temizlenir. Bir parça pamukla, bütün yüze bolca gül suyu sürülür, kendi haline kurumaya bırakılır. Bu reçeteden, umulan ve beklenilen faydaların sağlanabilmesi için, uygulamaya uzun bir müddet devam edilmesi gerekir.
Cilt kepeklenmesine karşı Ebegümeci
Ebegümeci: Her yerde, kolayca ve bol bol yetişen ebegümeci, birçok yörede turfanda bir sebze olarak değerlendirilir ve mükemmel yemekleri yapılır. Bitkinin cilt için de çok faydalı olduğu bilinir. Evde hazırlanan reçetesi, özellikle kepeklenme tehlikesini önler, kepeklenme başlamışsa giderir. Ebegümeci, aynı zamanda cilde güç ve kuvvet kazandırır. Bitkinin, mevsiminde, taze ve körpe iken toplanması gerekir. Yaprakları kurutulduktan sonra ağzı kapalı bir şişede muhafaza edilir. Reçetesi kolaylıkla hazırlanır ve uygulanır.
Uygulama: Bitkinin yapraklarından bir miktar iyice ufalanır. Bir kahve kaşığı dolusu ufalanmış yaprak, bir bardak kaynar suda haşlanır. 20-25 dakika kadar demde tutulur, iyice süzülür. Akşam yüz iyice temizlenir; bir parça pamukla bol bol ebegümeci çayı sürülür. 25-30 dakika sonra yüz, hırpalanmadan soğuk suyla yıkanır. Yan etkileri yoktur. Fayda görüldüğü takdirde reçete bir müddet, aksatılmadan uygulanır.
Domuz gribine karşı böyle korunun!
İşte bağışıklık sisteminizi güçlendirecek beslenme önerileri…

Ülkemizde hızla artan “Domuz Gribi” vakaları halk arasında paniğe yol açıyor. Salgından korunmak için alınan birçok önlemin yanı sıra beslenmenin de önemini unutmamak gerekiyor. Herhangi bir hastalık sırasında savunma yani bağışıklık sisteminin vücudu enfeksiyonlara karşı korumaya çalıştığını belirten Beslenme ve Diyet uzmanı Hülya Günsoy, enfeksiyonlarla savaş halindeki vücudun bağışıklık sistemini güçlü tutmanın elimizde olduğunu, bunun da yeterli ve dengeli beslenme ile sağlanabildiğini belirtiyor.
Dyt. Hülya Günsoy domuz gribi ve çeşitli enfeksiyonlara karşı yeterli ve dengeli beslenme önerilerini aktardı:
Koruyucu Beslenme Önerileri
• Temel besin gruplarında dengeli dağılım temel kural
Süt ve süt ürünleri, et, balık ve kümes hayvanları, sebze ve meyveler, tahıllar dört temel besin grubunu oluşturur. Dört temel besin grubunu oluşturan çeşitli besinler, günde en az 3 ana, 3 ara öğünde yeterli miktarda tüketilmeli.
• En Yararlı Mikroorganizmalar: Probiyotikler
Bağışıklık sistemini güçlendiren yararlı mikroorganizmaları (probiyotikleri) içeren süt, yoğurt veya kefir günde en az 2-3 porsiyon/bardak tüketilmeli.
• A ve C Vitaminin yanı sıra antioksidanların önemi büyük
Bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi olan A ve C vitamini ve antioksidanları içeren havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra portakal, mandalina, greyfurt, elma mevsim meyveleri ve antioksidan etkisinden dolayı nar bol tüketilmeli.
• Suyun Yanı Sıra Taze Meyve Suları
Vücut ısısını dengede tutabilmek amacıyla bol sıvı alımı yapılmalı. Her gün en az 2-2,5 litre su içilmeli. Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanmasında gerekse de sıvı alımına katkı sağlaması açısından taze sıkılmış meyve sularının tüketimi sıkça yapılmalı.
• E vitaminin önemi de kaynağı da çok
Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde önemli etkiye sahip E vitaminini sağlamak için yeşil yapraklı sebzeler, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagiller yeteri miktarda tüketilmeli.
• Güneş yok, D vitamini ihtiyacı çok
Kış mevsiminde güneşten alınan D vitamininden de yoksun kalınıyor. Özellikle kemik ve diş gelişimi için önemli olan D vitaminin diğer bir kaynağı olan balık, artan D vitamini gereksinimini karşılamak için kışın daha fazla tüketilmeli.
• Yağ tüketiminde tercih sıvı yağ
Yağ tüketimine özellikle dikkat edilmeli, katı yağlar yerine sıvı yağların tüketimine özen gösterilmeli.
• İyi beslenirken kilo alımına dikkat
Kilo kontrolünün sağlanması için kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünlerinin tüketilmesine dikkat edilmeli. Tatlı olarak sütlü tatlılar ve meyve tatlılarının tercih edilmeli ve hareketsizlik nedeniyle artan sindirim problemlerinin önlenmesi için fiziksel aktivite yapılmalı.
• Enerji için çok fazla tatlı ve yağlı yiyecek tüketilmemeli
Soğuklarla birlikte vücut ısısını yükseltmek için enerji açığı ortaya çıkar. Ancak bu enerji açığının yağlı yiyeceklerle (fastfood, kızartma, kavurma), tatlı ihtiyacının da aşırı şekerli tatlılarla (hamur işi, şerbetli) karşılanmaması gerekiyor. Dört temel besin grubunu oluşturan besinlerden eksik ve yetersiz tüketmek vücudumuzun bağışıklık sistemi zayıflatıyor ve vücudu hastalıklara karşı savunmasız hale getiriyor.
• Tazesi yok diye beslenme az çeşit sebzeyle sınırlanmamalı
Mevsimsel nedenlerden ötürü tazesi bulunamadığı için daha az tüketilen sebzeler, kışın da aynı sıklıkla tüketilmeli. Bu amaçla dondurulmuş veya konserve edilmiş sebzeler kullanılarak yiyecekler çeşitlendirilebilir.
• Et yine vazgeçilmez
Haftanın 2-3 günü kırmızı et, diğer günler de beyaz et veya balık öğünlerimizin vazgeçilmez yiyeceği olmalı.
Domuz Gribine Yakalananlar Nasıl Beslenmeli?
• Sağlıklı kahvaltı şart
Mutlaka kahvaltı yapılmalı. Kahvaltıda, ayaküstü atıştırılan poğaça, börek gibi yağlı besinler yerine peynir, yumurta (yetişkinlerde haftanın her günü olmaması kaydı ile), zeytin veya ceviz, mevsim yeşillikleri, açık çay, ıhlamur, bitkisel çaylar veya taze sıkılmış meyve suyu olmalı.
• Öğlen ve akşam, besinlerde dengeli dağlım
Öğlen ve akşam öğünleri de sağlıklı besinlerden seçmeli. Sıvı alımını destekleyen çorba, ızgara, haşlama veya buğulama yapılmış kırmızı et, tavuk, hindi veya balık, mutlaka sebze yemeği, mevsim yeşillikleri ile yapılmış salata, yoğurt ve bol tahıl içeren ekmek çeşitleri seçilmeli.
• Sağlıklı kaynaklardan sıvı tüketimi
Grip ile daha da artan sıvı ihtiyacının (2,5-3 litre) önemli bir kısmını su olarak karşılanmalı. Su dışında da bitkisel çaylar (ıhlamur, kuşburnu, adaçayı, ekinezya, yeşil çay, vb.) ve taze sıkılmış meyve suları içilmeli.
• 5 porsiyon sebze-meyve
Günlük toplam 5 porsiyon taze sebze ve meyve tüketmeye özen gösterilmeli. Sebze ve meyveler çok iyi yıkanmalı, haşlanan sebzelerin suları dökülmemeli, kendi suyu içinde pişirilmeli ve vitamin kaybının önlenmesi gerekir.
• Probiyotikler çok yararlı
Probiyotik(yararlı mikroorganizmalar) içeren süt, yoğurt veya kefir günde en az 2-3 porsiyon/bardak tüketilmeli.
• Yağ alımı yine az miktarda
Yağlı kızarmış yiyeceklerden uzak durularak, günlük yağ alım miktarı azaltılmalı.
Kaynak: Haberturk.com
10 günde 5 kilo vermenin yolu
Bir kere denemekten ne çıkar?

Ünlü sağlık dergilerinden Men’s Health 10 gün içinde 5 kilo vermek için 6 tavsiye sunuyor
İşte öneriler:
1. ÇİĞNEYİN VE ALFABEYİ SAYIN: Çiğnerken bir yandan da alfabeyi saymak daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar. ABD’li bilim adamları tarafından yürütülen araştırmalara göre alfabe sayanlar yemekleri 25 kez yerine 40 kez çiğnedi.
2. SÜT VE ET: Et yemeden 90 dakika kadar önce süt tüketmek iştahı bastırarak aşırı yemek yemenize engel oluyor.
3. KOMEDİ FİLMİ VE PATLAMIŞ MISIR: Uzmanlar, komedi filmi izlerken yemek yiyen erkeklerin kan şekerinin dengelendiğini ve daha çok yağ yaktığını ortaya koydu. Yağsız patlamış mısır ise bel çevresindeki yağları yakmaya yardımcı olabiliyor.
4. KÜÇÜK PORSİYON FAZLA YEDİRİYOR: Pennsylvania Üniversitesi bilim adamları, birkaç tabakta küçük porsiyonlarda yemek ısmarlamanın fazla yemeye yol açtığını ortaya koydu. Yemeğe başlamadan önce domates çorbası için. Domates en tok tutan gıdalardan biridir.
5. BACAKLARINIZI ÇALIŞTIRIN: Syracuse Üniversitesi’nde yürütülen araştırmalar, bacaklarını çalıştıranların vücutlarının üst kısmını çalıştıran diğer insanlardan daha çok kalori harcadığını ortaya koydu.
6. SIVI ÖĞLE YEMEĞİ: Kilo vermek isteyen kişiler her öğünde en az 600 kalori almaya ihtiyaç duyar. Bunun yüzde 17’si protein, yüzde 8’i yağ ve yüzde 75’i karbonhidrattır.
Kaynak: Haberturk.com
Cildi kuvvetlendirici Ballıbaba
Ballıbaba: Her yörede, bol bol ve kolayca yetişen ballıbabadan, mevsiminde cildi besleyen, güçlendiren ve koruyan mükemmel bir ev reçetesi hazırlanabilir. İlkbahar da yetişen ballıbabanın yapraklarından ve çiçeklerinden birlikte faydalanılır. Yan etkileri yoktur. Kısa aralıklarla, uzunca bir müddet kullanılabilir.
Uygulama: Bir miktar ballıbaba çiçeği ile yaprağı iyice ayıklanır, yıkanır. Küçük parçalara bölünür, bir çorba kaşığı dolusu bitki, orta boy bir çay bardağı kaynar suda haşlanır. 20 – 25 dakika kadar demde tutulur. Daha sonra iyice süzülür.
Akşam yüz, alışılagelmiş biçimde temizlenir. Ballıbaba suyundan yüze bolca sürülür. Yüz, kendince kurumaya bırakılır. Yan etkileri olmayan bu reçete, zaman zaman uygulanır. Bu reçete yüz cildine dayanıklılık, güç kazandırır, parlaklık, renk kazandırır.






