Monthly Archives: Ocak 2010

Deve kulağı

deve kulağıKaim köklü, kokusuz, acı bir bitki olan enli yapraklan ile dikkati çeker. Yapraklarının rengi, altlı üstlü, yeşil, kestane ve beyaz tonlardadır. İnce, uzun dikenleri çiçek kısmındadır.
Kökleri ile yapraklarından yararlanılan deve kulacı kökleri toplandıktan sonra, yuvarlak şekilde kesilir, temizlenir. Gölgede açık havada veya özel fırınlarda kurutularak muhafaza edilir.

Neye yarar ?

Nikris hastalığına karşı iyi gelir. Bunun için 70 – 80 gram bitki, bir litre suda kaynatılır. Günde birkaç defa birer çorba kaşığı içilir.
* Aynı tertip kanın temizlenmesine yarar.

* Romatizmal ağrılara karşı şifalıdır.

* Terlemeyi sağlar. Bu suretle bir takım zararlı zehirli maddelerin bünyeden çıkarılmasını sağlar.

* Yaprakları aynı tertiple hazırlamak suyu içilirse, böbrek ve idrar yolları hastalıklarına iyi gelir. Taş ve kumların sökülmesinde yardımcı olur.

Bach çiçek terapisi birçok rahatsızlıkta ve hastalıkta faydalı olur mu?

bach çiçekleriBirçok insan bu tedavi yöntemine inanıp uygulasa da, bu tedavinin etkili olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur. “” Doktor Edward Bach (1886-1936) tarafından geliştirildi. Tedavinin prensibi, fiziksel hastalıkları ve psikolojik bozuklukları belirli bitki karışımlarıyla tedavi etmektir. Bach, farklı psikolojik kişilik tipleri belirlemiş ve bunları çeşitli ruh hallerinden yola çıkarak kategorize etmiş. Böylece Bach’ın teorisine göre, belirli rahatsızlıklara neden olan 38 negatif ruh hali (örneğin, nefret, bencillik ya da hırs) var ve bunlar 38 çiçek özüyle tedavi edilmeli. Bu durumda Bach’ın iddiasına göre belirli bir hastalık değil, psikolojik bozukluk ve bununla bağlantılı olarak da doğrudan şikâyetler tedavi ediliyor. Bach’ın savına göre bitkilerin faydalı olmasının sebebi, bunların sadece belirli etken maddeleri değil, ayrıca enerji ve ruhani güçler de içermeleri; fakat Bach bu güçlere açıklık getirmemiş.

Ancak farklı araştırmalara rağmen, Bach çiçek terapisinin faydalı olduğu şimdiye dek kanıtlanamadı. Bunun sebebi, Bach’ın bitki seçimini tamamen sezgisel gerçekleştirmiş olması ve botanik tutkusuna açıklık getirebilecek herhangi bir bilimsel sistem ya da benzeri bir şey kurma zahmetine de girişmemiş olması. Bach’ın talimatlarına göre (“bulutsuz bir pazar günü sabah saat 9′dan önce toplayın, kaynak suyu ile bir kâsede saklayın, konyak ya da benzeri bir sert içki içinde konserve edin ve sıvıyı 1′e 240 oranında inceltin”) elde edilen ilaçların hazırlanış şekilleri de, bu tedavinin etkisini kanıtlamaya pek elverişli türden değil. Ayrıca son derece hoşgörülü psikologlar ve psikiyatrlar bile, Bach’ın, insanın tüm hayatının ve acılarının doktorun belirlediği 38 ruh haliyle açıklanabilir olduğu tezini çok temkinli tabirle akla yakın bulmuyorlar.

Çiçek terapisinin etkisini konu alan sadece dört tane kontrollü klinik araştırma gerçekleştirilmiş ve bunlar bir analiz şeklinde bir araya getirilmiş. Dört araştırmadan ikisinde, çiçek terapisinin doğumda ve depresyonda şikâyetleri hafifletmekte faydalı olduğu belirtilmiş. Ama bu iki araştırmanın da metot açısından o kadar büyük eksiklikleri var ki, bunları kanıt olarak görmek imkânsız. Zira her iki incelemede de, karşılaşılan hafif olumlu etkinin çiçek terapisinden mi, plasebo etkisinden mi kaynaklandığı konusunda bir ayrım yapılmamış.

Diğer iki araştırmada “rescue (İng.: hayata döndürme) damlası” adı verilen damlaların sınav stresine karşı faydalı olup olmadığı incelenmiş. Bu analizde herhangi bir etki saptanamamış. Stiftung Warentesr’ , özet olarak, incelenen üç alanda (doğum, depresyon ve sınav stresi) bile herhangi bir etki kanıtlanamadığı sonucuna varıyor. Diğer şikâyetlerde ve hastalıklarda, bilimsel açıdan ciddiye alınır bir araştırma bile mevcut değil. Böylece Bach çiçek terapisiyle hastalıkların etkili bir şekilde tedavi edilebileceğine dair hiçbir gösterge yok.

C vitaminine bakış

Bünyemizde Bulunan Nitrik Oksit (NO) Mucizesi ile Kalp Hastalıklarına Son Yazı Dizisi’nden (Dr. Louis J. İgnarro’nun Nobel tıp ödüllü programı)Aşağıda C vitaminin faydalarını açıklayan bazı etkileyici araştırmalar verilmiştir.
* Tennessee Üniversitesinde bir çalışma 1995′de “Circulation” dergisinde yayınlanmıştır. Bu çalışmada araştırmacılar C vitamininin etkilerini 11.000 den fazla hasta üzerinde tartmıştır. C vitamininden yüksek seviyede alan 55 yaşın üzerindeki hastaların atardamarlarında, C vitamininden az alan hastalara göre daha düşük seviyede kalınlaşma olmuştur. Araştırmacıların vardığı sonuç, C vitamininin vücudu aterosklerotik hastalıklardan koruduğu yönünde olmuştur.

* Finlandiya’daki Kuopio Üniversitesi araştırmacıları, Kuopio İskemik kalp hastalıkları risk faktörü çalışmasına katılan 700 erkek üzerinde antioksidanların kan basıncı üzerindeki etkileri incelenmiştir. 1988′de “Amerikan Journal of” adlı Amerikan dergisinde bahsedildiği üzere, hem sistolik hem de diastolik kan basıncı değerleri % 5 düşmüştür. 1977′de ” Journal of American Medical Association” dergisinde yayınlanan, Maryland Üniversitesi Tıp Okulu tarafından yürütülmüş olan bir başka araştırma yüksek dozda C vitamininin endoteliya fonksiyonlar üzerindeki etkisini araştırmıştır.

Sağlıklı gönüllülere;
A. Yağ bakımından zengin 50 gram yağ içeren öğün
B. Yağ bakımından fakir 0 gram yağ içeren öğün
C. 1000 mg ve 800 IU aldıktan sonra, yağ bakımından zengin 50 gram yağ içeren öğünden bir tanesi verilmiştir. Antioksidansız, yüksek yağlı öğün alan grubun ölçümlerine göre fazla yağ alımı dört saatte onların normal damar genişliğine ve normal kan dolaşımına (endotheliuma bağlı atardamar vazodilasyonu olarak bilinir.) olumsuz etki etmiştir. Aynı yağı içeren öğünü yiyen ve ek olarak da alan grupta herhangi bir olumsuz etki gözlenmemiştir. Bu katılımcıların hepsi deneyden önce normal kan basıncı ve normal damar genişliğine sahip sağlıklı katılımcılardır. Araştırmacıların ulaştığı sonuca göre tek başına yüksek yağlı öğünler normal kolesterol seviyesine sahip sağlıklı insanlarda endothelial fonksiyonu dört saat içinde azaltmıştı ve bu azalış antioksidan vitaminler (C ve E vitaminleri) ile bloke edilmişti.

E vitaminine evet

Bünyemizde Bulunan Nitrik Oksit (NO) Mucizesi ile Kalp Hastalıklarına Son Yazı Dizisi’nden (Dr. Louis J. İgnarro’nun Nobel tıp ödüllü programı)vitaminVücudunuzdaki NO seviyesini maksimize etmekte ve kardiyovasküler sağlığınızı korumakta etkili bir diğer kuvvetli antioksidan da E vitaminidir. C vitamininden farklı olarak yağda çözülen vitaminlerdendir ve vücutta saklanabilir. Hatırlayacağınız üzere, suda çözülen ve vücutta depolanmayan bir vitamindi. E vitamininin hikâyesi 1922 ye Kaliforniya’nın Berkeley Üniversitesi’nden araştırmacılar Herbert Evans ve Katilerine Bishop’un laboratuar hayvanlarının üreme yeteneği üzerinde etkili olabilen bir maddeyi keşfettikleri zamana kadar dayanmaktadır. Aynı maddenin insanlar üzerindeki etkisi bilinmemektedir. Bazı araştırmacılar bunu “X faktörü” olarak nitelendirmişlerdir.

Araştırmacılar E vitaminin fonksiyonlarını eskiden beri tartışmaktadırlar. Bir tanesinde x faktörü “hastalık araştırması içindeki bir ” olarak nitelendirilmiştir. Sebebi ise E vitamini eksikliğinin insanlarda herhangi bir hastalık veya belirtiye neden olduğuna dair kesin kanıtların olmamasıdır. Araştırma devam ettikçe bilgiler yığılmıştır. Bugün kesinliği kabul edilmese de, E vitamininin insan sağlığı üzerindeki önemi çok daha açıktır.

Doğal vitaminler suni olanlardan daha mı etkilidirler?

c vitaminiSağlık ürünleri satan dükkânlara şöyle bir göz attığınızda pek çok ürünün doğal ve suni formlarını göreceksiniz. Doğal olanların daima daha iyi olduğunu düşünerek doğal tablet ve kapsüllerle ilgilenebilirsiniz. Doğal ürünler daha pahalıdırlar. Laboratuar ortamında üretilmeyen, gıdalardan çıkarılan ürünler olduğundan daha sağlıklı bir seçenek olduğuna inanabilirsiniz.
Bu pek de doğru değildir, doğal ürünler de suni olanlarla tamamen aynı kimyasal yapıya sahiptirler. Doğal kelimesi kafa karıştırıcı olabilir ama doğal ürünler vücutta suni ürünlerin sergilediğinden farklı bir performans sergilemektedirler. Suni olanların fiyatı esas olandır. Kimyasal olarak doğal olanlarla aynı özellikleri taşırlar. İster bir portakaldan alınsın ister suni olarak imal edilsin C vitaminidir.
Aynı şekilde, kuşburnundan alınan C vitamini ürünü sizlere farklı özel bir avantaj sunmamaktadır. Evet! kuşburnu mükemmel bir C vitamini kaynağıdır ama kuşburnu vitaminin kalitesi ile suni ürünün kalitesi arasında bir fark yoktur. Aslında bazı kuşburnu vitaminlerinin de suni olduğu alışılmadık bir durum değildir.