Bebekler sırtüstü uyuduğunda, ani bebek ölümünün önlenebileceği bilindiğinden beri, tavsiyelere uyuluyor mu?
Aslında bu bir skandal. En geç 70′li yılların başından beri, bebeklerin yüzükoyun yatmasının korkulan ani bebek ölümü sendromundan hayatlarını kaybetmeleri tehlikesini bariz şekilde arttırdığı biliniyor. Yine de çoğu tıp uzmanları birliği, ancak 90′lı yılların başında, çocukları sırtüstü yatırma tavsiyesini açıkladı. Bebekler için yüzükoyun pozisyonunun ne kadar zararlı olduğuna dair daha önce saptanmış kanıtlar olmasına rağmen, bu pozisyon 1945′ten yaklaşık 1990′a kadar kitaplarda ve broşürlerde hep tavsiye edildi.
New Yorklu bir patolog daha 1944 yılında, beklenmedik şekilde uykuda ölen bebeklerin üçte ikisinin yüzükoyun yattığını ve boğulduğunu gözlemlemişti. Buna rağmen 1945′ten itibaren Amerikalı çocuk doktoru Woolley’in düşüncesi kabul gördü. Woolley boğulma teorisinin yanlış olduğunu açıklamış ve bebeklerin, yüzleri örtü ya da yastıkla kapalı olsa bile nefes alabildiğini sözde açık şekilde gösteren birkaç deney hakkında bilgi vermişti. Bu yüzden Woolley bebekleri yüzükoyun yatırmayı tavsiye ediyordu. Ayrıca boğulma teorisinin anne-babalara vicdan azabı yarattığını söylüyordu. Ancak 1991/1992′den sonra, bebekleri sırtüstü yatırmanın kesinlikle tercih edilmesi gerektiği düşüncesi yaygın olarak kabul gördü.
Birçok araştırmayı bir araya getiren bir çalışmanın yazarları, en geç 70′li yılların başından beri bebekler sırtüstü pozisyonunda yatırılsalardı ve bunun faydası doktorlar ve popüler literatür üzerinden duyurulsaydı, yalnızca Büyük Britanya’da yaklaşık 10.000, Avrupa ve ABD’de ise 50.000 anı bebek ölümü vakasının önlenebileceğini tahmin ediyorlar.
2005 yazında International Journal of Epidemiology dergisinde yayımlanan bu sarsıcı sonuçlar, saygın tıp dergisi Lancef’in yayıncılarını mesleki makalelere yaklaşım üzerine tartışmaya itti. Yayımladıkları bir yorumda, yazarlardan araştırma sonuçlarını daha iyi sunmalarını talep ettiler ve yayın organlarında yer alacak her bir makale için artık araştırmaların güncel durumunun bir özetini ve verilen makalenin hangi anlamda araştırmaların güncel durumundan ileriye gittiğine dair bilgi talep edeceklerini açıkladılar.






