Beta-blokerler tansiyonu düşürmek için iyi ve denenmiş bir yöntem midir?
Beta-blokerler (B-Blocker) otuz yılı aşkın bir süredir, tansiyonu düşürme amaçlı hastalara veriliyor. Bunlar, kan damarlarda fazlasıyla şiddetli aktığında başvurulan ACE inhibitörü ve diüretik olarak adlandırılan idrar söktürücü ilaçların yanısıra ilk çaredir. Fakat son zamanlarda bu ilaçların hem etkisine hem de güvenirliğine dair kuşkular arttı. İsveçli tıp uzmanları 2005 yılında Lancet adlı dergide bu ilaçları bir meta analiz çerçevesinde mercek altına aldılar. Meta analizler, belirli bir konu üzerinde gerçekleştirilen üstün nitelikli araştırmaları değerlendirmeleri ve bu değerlendirmeden bir özet çıkarmaları açısından özellikle önemli sayılır.
Umöa ve Göteborg’dan dahiliye uzmanları, toplamda neredeyse 106 bin hastayı kapsayan 13 büyük araştırmayı değerlendirdiler. Değerlendirme, beta-blokerlerin tansiyonu diğer ilaçlar kadar etkili şekilde düşürmediği yönünde. Uzmanlar, beta-blokerlerin yanında, çoğu kez ek olarak başka ilaçlar da verilmesi gerektiği gerçeğinden yola çıkarak bu sonuca vardılar. Ayrıca beta-blokerlerde sıklıkla tehlikeli yan etkiler de görülüyor. Yine de beta-bloker kullanımında beyin kanaması riski, herhangi bir terapi uygulanmadığı duruma kıyasla daha düşüktü. Ancak etkileri, bariz şekilde beklenenin altındaydı. Zira diüretik ilaçlar ve ACE inhibitörü gibi tansiyon düşürücü diğer ilaçlarla karşılaştırıldığında, beta-bloker kullanımında beyin kanaması riski yüzde 16 daha yüksekti. Ölüm oranı ise % 3 daha yüksekti. Beta-bloker atenolol özellikle kötü sonuçlar verdi. Uzmanlar araştırmalarında, “Beta-blokerlerin yüksek tansiyonda hiçbir etkisi yoktur demek yanlış olur” diyorlar. “Ancak bu etki optimumun altında.” Uzmanlar bu sebeplerden, dünya genelinde sayıları yaklaşık bir milyarı bulan yüksek tansiyon hastalarının tedavisinde beta-blokerlerin ilk seçenek olarak düşünülmesi yerine diüretik ya da ACE-inhibitörleri gibi ilaçların tercih edilmesini öneriyorlar.






