Botoksla ilgili doğrular ve yanlışlar
Bugünlerde televizyonda bir krem reklamı, “Yüzeydeki kırışıklıkların ortadan kaldırılmasında etkili” olduğunu iddia ediyor, izleyicilerin zihinlerinde, “Kaç çeşit kırışıklık var ki?” diye bir soru beliriyor mu acaba? Aslına bakılırsa, kasların hareketine bağlı olan kırışıklıklar, dinamik kırışıklar diye adlandırılıyorlar ve oldukça derin, fark edilir izler olarak göze çarpıyorlar. Ve bu reklamı hazırlayanlar da dolaylı olarak, bu kırışıklıkları kremlerle ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını anlatıyorlar. Daha yüzeydeki ince çizgiler yani statik kırışıklıkların, belli ölçülerde giderilmesinde, iyi kozmetik ürünlerinden yararlanılsa da, mimik kaslarının hareketine bağlı olarak ortaya çıkan alın bölgesi, kaş arası ve göz kenarı çizgileri tedavisinde botoks, en hızlı ve kesin çözüm. Uygulamanın nasıl işe yaradığını daha iyi anlatabilmek için, kas hareketine bağlı çizgilerde, yüzü içeriden bir etkinin sürekli gerdiği düşünülürse, botoks enjeksiyonuyla birlikte, içeriden uygulanan bu etkiyi ortalama altı ay gibi bir zaman için durdurulup, yüzdeki çizgileri ortadan kaldırabiliyor. Botoks’a yapılan tek haklı eleştiri de belki burada, doktorun deneyimine ve tekniğine bağlı olarak ortaya çıkıyor. Çünkü uygulanan ilacın dozu çok yüksekse, kaslar etkisini kaybettiği için, yüz hatları hiç hareket etmiyor ve yüz doğallığını yitirip, ifadesiz hale gelebiliyor. Deneyimli doktorların elinden çıktığında ise işlem, bugüne dek benzeri görülmemiş sonuçlar alındığı, basit, cerrahi olmayan, pratik bir uygulama. Clostridium botulinum bakterisinden üretilen doğal, saflaştırılmış bu proteinle estetik alanında, üstdudak ve boyun çizgilerinden, el, ayak ve koltukaltı terlemelerine dek pek çok konuda tedavi yapılabiliyor.






