Ciltteki kıllanmalara karşı ev reçeteleri

Genç kızların çocukluğa veda ettiği çağda vücutta büyük değişiklikler ve gelişmeler olduğu bilinir. Buluğ çağı denilen bu dönemde, bir çok genç kızda istenmeyen, sevimsiz belirtiler de ortaya çıkar. Bunlar, genel bir tanımlama ile “Anormal Kıllanma ” diye adlandırılır. yüzde olduğu gibi, kollarla bacaklarda da görülebilir. Hormon dengesizliğinin bir sonucu olan bu durum karşısında yapılacak ilk iş doktora başvurmaktır.

Tabiat, aynı sürprizi kadının gençliğe veda döneminde de tekrarlar. Genellikle 50 yaşından sonra adetten kesilen bazı kadınlarda da aşırı kıllanma ortaya çıkar. Doktorun tavsiyeleri daima ilk planda tutulmakla beraber, kadın vücudunun bu, davetsiz misafirlerden kurtarılabilmesi için, evde alınabilecek tedbirlerle, bulunabilecek çareler ve yapılabilecek bazı ev reçeteleri de vardır. Bu konudaki reçetelerin temel kuralını dengeli, yeterli, yerli yerinde bir beslenme düzeni teşkil eder.

Adaçayı : Pürüzsüz, güzel, canlı bir cilde sahip olunması bakımından son derece faydalı ev reçeteleri yapılabilen adaçayından aşırı kıllanmaya karşı da yararlanılır. Bunun için yapılacak iş,adaçayını bilinen çayın yerine koymaktır. Özellikle, adet gününden itibaren,15 – 20 gün boyunca bol bol adaçayı içmek büyük ölçüde fayda sağlar.

Beslenme : Aşırı kıllanmalarda beslenme tarzının, besin maddelerinin büyük rolü bulunur. Bu bakımdan yiyecek ve içeceklerin iyi seçilmesi gerekir. Genellikle, herkesçe sevilen ve bol bol kullanılan bazı sebze ve ıtırlı maddelerin aşırı kıllanma halinde, yemek listelerinden hiç eksiltilmemesi, geniş ölçüde fayda sağlar.

Çareler : Aşırı kıllanmaya karşı bazı çareler ve alınabilecek tedbirler faydalı sonuçlar sağlar. Bunların başlıcaları şunlardır :

Elektrikli iğne : Aşırı kıllar elektrikli iğnelerle yok edilebilir. Bu yolla kılların kökleri yakılır. Ancak, özellikle yüz cildinde bu tedavi tarzında çok dikkatli davranılması şarttır. Çünkü uygulama sırasında, kan damarlarının zarar görmesi tehlikesi vardır. Bu tehlike ve ihtimal dikkate alınarak, tedaviden önce doktorun fikrini ve tavsiyesini almak gerekir.

Jilet : Aşırı kıllanmadan şikayetçi bulunan kadın veya genç kızlar arasında pek çoğunun, çok yanlış bir tutumla, jilet kullandıkları bilinir. Bu, bir tedavi tarzı değildir. Bir kaç saat için kıllar ortadan kalksa bile, daha gür ve daha sık olarak yeniden belirir.

Oksijenli su : Aşırı kıllanmalara karşı bazı hallerde, oksijenli su faydalı olabilir. Umulan sonuç, ancak kıllar seyrekse elde edilebilir. Bunun için, bir kaç günde bir, oksijenli suya batırılmış bir parça pamukla kılların bulunduğu kısımlar bol bol ıslatılır ve silinir. Oksijenli su kılları yok etmezse de renklerini alabildiğine açarak, gözden ırak kalmalarına yardımcı olur.

Sakız : Aşırı kıllanmada, en çok başvurulan çarelerden birisi sakız kullanmaktır. Ağda haline getirilen sakızla kıllar alınır. Sakız, sıcak suya soğuk olarak uygulanır. Umulan faydanın sağlanabilmesi için, uygulamanın sabırla sürdürülmesi gerekir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>