Dolgu maddeleri

Yüzdeki akne izlerini, çukurları, derin çizgi ve kırışıklıkları iyileştirmek için yaşlılık dolgu ürünleri kullanılır. Dolgu maddelerinden, estetik ihtiyaçların yanı sıra kimi hastalıklar sonrasında oluşan yüz çökmelerinde de yararlanmak mümkündür. Dolgu maddeleri çok çeşitlidir. Sentetik dolgu maddelerinden silikonlar, bir tabaka halinde cilde yerleştirilen implantlar ve yağ enjeksiyonları düne kadar sıkça kullanılan tekniklerdi. Zamanla, ilk çıktıkları dönemde çok ses getiren bu uygulamaların, kimi dezavantajları görüldü ve doğal malzemelerin kullanımına başlandı. Silikon malzemeler kalıcıdır, ancak enjekte edildikleri gibi kalmayıp yer değiştirebilirler. Bir tabaka halinde cilde yerleştirilen implantlarda da şekil değişiklikleri, kaymalar görülebilir. Alerjiler, sertlikler söz konusu olabilir. Kişinin kendi vücudundan alman doğal malzemeyle yapılan yağ enjeksiyonları ise yeni uygulamalara göre daha acılıdır. Morarmalar, şişlikler görülebilir.
Son iki üç yıldır ülkemizde adını duyuran new fiil adlı dolgu, cerrahi dikiş ipliğinin yapımında kullanılan polilaktik asitten elde edilir. Ameliyatlarda kullanılan bir madde olduğu için, alerjiye neden olmaz. Çizgiler, derin çukurlar ve dudaklarda uygulanabilir. Enjekte edildiği bölgeye hacim veren bir üründür. Deride gergin bir görünüm yaratır. Etkisi iki yıl kadar süren bu dolgu, ciltte yeni fibroz doku oluşturduğu için zaman zaman deri altında hafif bir sertlik hissedilebilir.
Teosyal, Hydrafill,Aquamid, Restylane ve benzeri yeni enjektable ürünler, artık modası geçmiş kabul edilen kollajen ve yağ enjeksiyonlarından farklı olarak, uzun süre etkilidirler ve alerjik reaksiyon ya da vücut tarafından reddedilme riskleri oldukça azdır. Botoks’la kombine kullanıldıklarında alın ve ağız çevresi gibi yaşı ve stresi daha hızla gösteren bölgelerde, dinlenmiş ve gençleştirici bir etki yaratabilirler.
Dolgu maddelerinde kullanılan materyaller çok çeşitlidir. Örneğin diğer dolgulardan farklı olan isolajen, kişinin kendi cildinden elde edilen canlı hücreler içerir. Uygulamada, kulak arkasından ufak bir operasyonla küçük bir deri parçası alınır. Dokunun biyopsisi isolajen laboratuarına yollanır. Burada fibroplast adı verilen hücreler özel bir yöntemle ayrıştırılır. Ardından cilt kırışıklıklarına iki hafta arayla, iki kez enjeksiyon uygulanır. İsolajen, hazırlanışı sebebiyle diğer dolgu materyallerinden çok daha pahalıdır.






