<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı sayfalar</title>
	<atom:link href="http://www.sagliklisayfalar.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliklisayfalar.com</link>
	<description>Saglikli Sayfalar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Mar 2010 15:26:08 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Çok fazla düşünmek huzur kaçırır mı?</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/cok-fazla-dusunmek-huzur-kacirir-mi.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/cok-fazla-dusunmek-huzur-kacirir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 15:26:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı ve Psikolojik Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[çok fazla düşünce uyku kaçırır mı?]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluk nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluk sıkıntısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=5289</guid>
		<description><![CDATA[Kadınların uyku kalitesi bu yüzden mi daha düşüktür?
İtiraf edelim ki, burada cinsiyet farkları hakkındaki eski önyargılara el atmaktayız. Kadınların daha sık &#8220;kafayı taktığı&#8221; ve bu yüzden pek iyi uyuyamadığı düşüncesi çok yaygındır. Peki, ama neden erkekler değil de kadınlar? Kadınlar, erkeklere kıyasla daha sık uyku bozukluğu yaşıyorlar. Bu durum ülke ve kültür farkı da gözetmiyor: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadınların uyku kalitesi bu yüzden mi daha düşüktür?</strong></p>
<p>İtiraf edelim ki, burada cinsiyet farkları hakkındaki eski önyargılara el atmaktayız. Kadınların daha sık &#8220;kafayı taktığı&#8221; ve bu yüzden pek iyi uyuyamadığı düşüncesi çok yaygındır. Peki, ama neden erkekler değil de kadınlar? Kadınlar, erkeklere kıyasla daha sık uyku bozukluğu yaşıyorlar. Bu durum ülke ve kültür farkı da gözetmiyor: Kadınlar uykuya dalmada ve deliksiz bir uyku uyumada (araştırmanın türüne göre) 1,3 ila 2 kere daha sık sorun yaşıyorlar.<br />
Tayvanlı tıp uzmanları, eğitim gibi sosyal faktörlerin uykuyu etkileyip etkilemediğini araştırdılar. Tüm ülke çapında 40 bin kişi ile gerçekleştirilen ve toplumsal eğilimleri konu alan bir anketi değerlendirdiler. Genel olarak, daha yaşlı, boşanmış ya da ayrılmış, daha düşük eğitim seviyesine sahip, daha dar gelirli ve sağlık sorunlarından şikâyetçi olan kişilerde uykusuzluk daha yaygındı. Araştırmacılar eğitim seviyesine özel ağırlık verdiler. Bu alanda şaşırtıcı sonuçlara ulaştılar. Kadınlar için şu durum geçerliydi: Eğitim seviyeleri ne kadar yüksekse, o kadar iyi, derin ve huzurlu uyuyorlardı. Erkekler için ise tam aksi söz konusuydu. Eğitim seviyesinin yükselmesiyle, uyku bozuklukları da artıyordu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/cok-fazla-dusunmek-huzur-kacirir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hormon oynamaları kabızlığın en sık rastlanan sebebi midir?</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/hormon-oynamalari-kabizligin-en-sik-rastlanan-sebebi-midir.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/hormon-oynamalari-kabizligin-en-sik-rastlanan-sebebi-midir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 05:20:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kalın ve İnce Bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[hormonların kabızlığa etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlığın nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık hormonlarla ilgili midir?]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık sebepleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=5286</guid>
		<description><![CDATA[Hormonların bağırsakları yavaşlattığından hep şüphelenilir. Gerçi erkek çocuklar kız çocuklarına oranla daha sık kabızlık çeker, ama bu durum ergenlikle birlikte değişir. Ayrıca kadınlar âdet döngüsü boyunca büyük tuvaletlerinin şiddetli değişiklikler gösterdiğini ifade ediyorlar. Araştırmacılar, kadınlarda büyük tuvalete çıkma sıklığını ve kadınların spesifik ağırlığını âdet döngüsü boyunca farklı dönemlerde incelediler. Karşılaştıkları farklar minimaldi kadınların sadece regl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hormonların bağırsakları yavaşlattığından hep şüphelenilir. Gerçi erkek çocuklar kız çocuklarına oranla daha sık kabızlık çeker, ama bu durum ergenlikle birlikte değişir. Ayrıca kadınlar âdet döngüsü boyunca büyük tuvaletlerinin şiddetli değişiklikler gösterdiğini ifade ediyorlar. Araştırmacılar, kadınlarda büyük tuvalete çıkma sıklığını ve kadınların spesifik ağırlığını âdet döngüsü boyunca farklı dönemlerde incelediler. Karşılaştıkları farklar minimaldi kadınların sadece regl başlangıcında daha sık ve daha yumuşak çıktıkları birçok araştırmada belirtildi.</p>
<p>Teoriye göre, tiroit bezlerinin düşük fonksiyonu nedeniyle bağırsaklarda da hareketsizlik yaşanır. Ama kabızlıktan şikâyetçi kadınlarda yapılan araştırma, bu kadınların sadece çok küçük bir kısmında tiroit bezlerinin de normal işlev görmediğini ortaya koydu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/hormon-oynamalari-kabizligin-en-sik-rastlanan-sebebi-midir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan uzun süre büyük tuvaletini yapmazsa zehirlenir mi?</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/insan-uzun-sure-buyuk-tuvaletini-yapmazsa-zehirlenir-mi.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/insan-uzun-sure-buyuk-tuvaletini-yapmazsa-zehirlenir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 16:12:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirlenmeler]]></category>
		<category><![CDATA[tuvalet sorunu zehirleme yapar mı?]]></category>
		<category><![CDATA[tuvaletini yapamamak]]></category>
		<category><![CDATA[tuvaletini yapmamak zehirler mi]]></category>
		<category><![CDATA[uzun süre tuvalete çıkamayan zehirlenir mi?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=5283</guid>
		<description><![CDATA[Bu düşünce, MÖ 16. yüzyıldan kalma Eski Mısır papirüslerinde bile yer alan, çok eski bir önyargıdır. Bu teori 20. yüzyılın başında doruk noktasına ulaştı; çok uzun süre büyük tuvaleti yapmamak nedeniyle vücudun kendi kendine zehirlenmesi, yüksek tansiyon, arterit, safra kesesi rahatsızlıkları, hatta kanser gibi sık görülen hastalıkların asıl sebebi olarak görüldü. Bu teoriye göre, bağırsaklardaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu düşünce, MÖ 16. yüzyıldan kalma Eski Mısır papirüslerinde bile yer alan, çok eski bir önyargıdır. Bu teori 20. yüzyılın başında doruk noktasına ulaştı; çok uzun süre büyük tuvaleti yapmamak nedeniyle vücudun kendi kendine zehirlenmesi, yüksek tansiyon, arterit, safra kesesi rahatsızlıkları, hatta kanser gibi sık görülen hastalıkların asıl sebebi olarak görüldü. Bu teoriye göre, bağırsaklardaki sıkışma nedeniyle oradaki bakteri florası değişiyor ve zararlı maddeler üretiliyordu. &#8220;Uzun&#8221; bir kalın bağırsağı olan insanlar bu hastalıklara özellikle yakındı.</p>
<p>Bugüne dek, bağırsaklarda uzun süreli bir bekleme sebebiyle oluşan zehirli maddeler kanıtlanabilmiş değil aynı şekilde, yavaş işleyen diğer sindirim süreçleri nedeniyle vücudun tehlikeli maddeler ürettiği teorisi de. Buna rağmen, 20. yüzyılın ilk yarısında lavmanlar çok revaçtaydı. Hatta bazı durumlarda, kronik kabızlığı tedavi etmek için, kalın bağırsağın bölümleri ameliyatla alınıyordu. Daha sonra müshil görevi gören ilaçlar moda oldu ve günümüzde bile &#8220;bağırsak temizliği&#8221; düşüncesinin türlü şekillerde hayranları mevcut. Ama tıbbi açıdan bunun herhangi bir açıklaması yok. Bu düşüncede, metabolizmanın artıklarını temizleyen bir organı arındırma arzusu özellikle ağır basıyor olsa gerek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/insan-uzun-sure-buyuk-tuvaletini-yapmazsa-zehirlenir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İshal zararsız mıdır?</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/ishal-zararsiz-midir.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/ishal-zararsiz-midir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 05:02:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalın ve İnce Bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[ishal nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[ishal zararlı mıdır?]]></category>
		<category><![CDATA[ishalin verdiği zararlar]]></category>
		<category><![CDATA[ishalin zararları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[rota virüsleri]]></category>
		<category><![CDATA[rota virüsü ishal]]></category>
		<category><![CDATA[rota virüsünün yaptığı ishal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=5280</guid>
		<description><![CDATA[Dakikada bir ölüm, dünya genelinde yılda 500 bin kurban! Rota virüslerinin yol açtığı kusmalı ishal hiç mi hiç zararsız değildir. Bu hastalık mide ve bağırsakların şiddetli şekilde boşalmasına sebep olur. Birkaç saat içinde vücutta sıvı tükenir; hızlı sıvı kaybı çocuklar için ölümcül olabilir. Gelişmiş ülkelerde bu durumlarda çocuklar serumlarla desteklenebilirken, yoksul ülkelerde genellikle her türlü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dakikada bir ölüm, dünya genelinde yılda 500 bin kurban! Rota virüslerinin yol açtığı kusmalı ishal hiç mi hiç zararsız değildir. Bu hastalık mide ve bağırsakların şiddetli şekilde boşalmasına sebep olur. Birkaç saat içinde vücutta sıvı tükenir; hızlı sıvı kaybı çocuklar için ölümcül olabilir. Gelişmiş ülkelerde bu durumlarda çocuklar serumlarla desteklenebilirken, yoksul ülkelerde genellikle her türlü yardım için geç kalınır. Çocuklar sıvı kaybından ölür. Rota virüsleri zengin ülkelerde nadiren ölüme sebep olsa da, bu hastalık nedeniyle dünya genelinde yılda 25 milyon çocuk doktora başvuruyor. Neredeyse 2 milyon çocuğun akut enfeksiyon nedeniyle hastanede yatırılması gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/ishal-zararsiz-midir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklar için ilaçlar özellikle titizce araştırılıyor mu?</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/cocuklar-icin-ilaclar-ozellikle-titizce-arastiriliyor-mu.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/cocuklar-icin-ilaclar-ozellikle-titizce-arastiriliyor-mu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 16:33:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=5274</guid>
		<description><![CDATA[Ne yazık ki, durum tam tersi. Doktorlar, büyüyen organizmanın yetişkin organizmadan farklı tepki verdiğini pekâlâ biliyor, ama birçok ilaç çocuklar için özel olarak kontrol edilmiyor. 2004&#8242;e kadar Marburg Üniversitesi Çocuk Kliniği&#8217;nin yöneticisi, sonra da çocuklar için İlaç Güvenilirliği Komisyonu&#8217;nun başkanı olan Hannsjörg Seyberth, &#8220;Çocuklar ne kadar ağır hastaysa, verilen ilaçlar çocuklar için o kadar az [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.sagliklisayfalar.com/wp-content/uploads/çocuk-ilaç-kullanım.jpg" alt="çocuklarda ilaç kullanımı" width="235" height="192" align="right" />Ne yazık ki, durum tam tersi. Doktorlar, büyüyen organizmanın yetişkin organizmadan farklı tepki verdiğini pekâlâ biliyor, ama birçok ilaç çocuklar için özel olarak kontrol edilmiyor. 2004&#8242;e kadar Marburg Üniversitesi Çocuk Kliniği&#8217;nin yöneticisi, sonra da çocuklar için İlaç Güvenilirliği Komisyonu&#8217;nun başkanı olan Hannsjörg Seyberth, &#8220;Çocuklar ne kadar ağır hastaysa, verilen ilaçlar çocuklar için o kadar az kontrol edilmiş oluyor&#8221; diye ifade ediyor. Çocukların tam da en vahim durumlarda istemeden kobaya dönüştüğünü söylüyor.<br />
Seyberth&#8217;e göre, neredeyse bütün aşılar ve öksürük, nezle, ses kısıklığı gibi sıradan hastalıkların ilaçları titizce kontrol edilmiş. &#8220;Bu çok büyük de bir piyasa&#8221; diyor Seyberth. Ama kalp rahatsızlıkları, diyabet, epilepsi ya da kanser gibi nadir ya da ağır hastalığı olan çocuklar için ilaçların yüzde 50 ila 80&#8242;i denenmemiş. &#8220;Hatta çocuk yoğun bakım servislerinde kullanılan ilaçların yüzde 90&#8242;ından fazlası kontrol edilmemiş&#8221; diyor Seyberth.</p>
<p>Bu durumun illa ki zararlı etkileri olması gerekmiyor, ama olabilir de. Ne de olsa çocukların vücudunda birçok şey farklı işliyor. Birkaç aylıktan dört yaşına kadar, ilaçları daha kolay kabul ediyorlar ama daha çabuk da vücuttan atıyorlar. Karaciğer ve böbrekleri yetişkinlerden daha fazla çalışıyor; ama bu durum avantaj sağlamıyor. Ayrıca organizmaları daha hassas. Antrazyklin türü kanser ilaçları, büyüme evresindeki kalbe hasar veriyor ama yetişkinlerde zararı dokunmuyor. ABD&#8217;de Antrazyklin tedavisi günümüzde çocuklarda kalp naklinin en sık görülen sebebi. Kortizon iskelet yapısının gelişimini yavaşlatıyor. Endoxan gibi, çocuklarda böbrek rahatsızlıkları ve romatizmada kullanılan sitostatik ilaçlar sıklıkla kısırlığa sebep oluyor.</p>
<p>Çocukların sağı solu belli olmaz. Özellikle de hastalandıklarında. Hapları dörde bölmek ve az vücut ağırlığına göre ayarlamak yeterli olmaz. Çünkü farmakolojik açıdan da çocuklar küçük yetişkinler değildir. İlaçlar onlarda farklı etki yaratır ve bazen (Contergan skandalında görüldüğü gibi) tehlikelidir. Ama çocuklar için ilaçların güvenilirliği dair araştırmalar hâlâ emekleme çağında. Avrupa Birliği bunu nihayet değiştirmeye kararlı: Ocak 2007&#8242;de, ruhsatlı ilaçların etkileri ve yan etkilerinin çocuklar üzerinde de araştırılmasını zorunlu tutan bir yönerge yürürlüğe girdi.</p>
<p>ABD&#8217;de 1997&#8242;den beri benzer bir düzenleme var. Nihayet yıllar sonra Avrupa Birliği de, &#8220;çocuk ilaçlarının nitelik açısından yüksek düzeyde bir araştırma çerçevesinde geliştirilmesini ve çocukların tedavisinde kullanılan ilaçların pediatrik kullanım için özel olarak ruhsatlandırılmasını&#8221; talep etti. Anne babalar ilaçların çocukları üzerinde denenmesine pek gönüllü olmasalar da, çocuklarda ilaç araştırmaları acilen gerekli. Altı ay uzatılan bir patent korumasının ilaç şirketlerini teşvik etmesi bekleniyor. ABD&#8217;de bu durum münferit hallerde kullanıldı. Örneğin Eli Lily şirketi antidepresan ilaç Prozac&#8217;ı çocuklar üzerinde de denedi. Bir yanda kontrollerin düşük maliyeti, diğer yanda da uzatılan patent korumasının sağladığı yüzlerce milyon dolarlık kâr duruyordu.</p>
<p>Araştırmacı İlaç Üreticileri Birliği&#8217;nden Cornelia Yzer Avrupa Birliği&#8217;nin inisiyatifini memnuniyetle karşılıyor. Diğer yandan, &#8220;Hastaların ve anne babaların baskısı olmadan asla buraya gelinemezdi&#8221; diyor çocuk doktoru Seyberth. &#8220;İlaç şirketleri lobisi planlarımızı yıllarca geciktirdi.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/cocuklar-icin-ilaclar-ozellikle-titizce-arastiriliyor-mu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlaçların ağır yan etkileri son derece ender midir?</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/ilaclarin-agir-yan-etkileri-son-derece-ender-midir.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/ilaclarin-agir-yan-etkileri-son-derece-ender-midir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 05:07:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=5272</guid>
		<description><![CDATA[Hayır, ilaçların yan etkileri ve etkileşimleri hâlâ hafife alınıyor doktorlar tarafından bile. Öte yandan, bütün ilaçlar hakkında fikir edinmek kolay değil. Almanya&#8217;da, içeriğinde 1819 madde bulunan 19.491 reçeteye tabi ilaç mevcut; bu sayıya yılda ortalama 45 ilaç ekleniyor. Bu ilaçların neler yapabileceğine dair genel bir bakışı yitirmemek daha da zor. Bu sebepten Almanya&#8217;da yılda 16 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayır, ilaçların yan etkileri ve etkileşimleri hâlâ hafife alınıyor doktorlar tarafından bile. Öte yandan, bütün ilaçlar hakkında fikir edinmek kolay değil. Almanya&#8217;da, içeriğinde 1819 madde bulunan 19.491 reçeteye tabi ilaç mevcut; bu sayıya yılda ortalama 45 ilaç ekleniyor. Bu ilaçların neler yapabileceğine dair genel bir bakışı yitirmemek daha da zor. Bu sebepten Almanya&#8217;da yılda 16 bin ölüm mü yaşanıyor, yoksa 58 bin ölüm mü? Mağdur olanların sayısı yüz binler mi, yoksa hatta milyonlar mı? Almanya&#8217;da kaç kişinin yanlış dozdan ya da ilaçların bilinmeyen etkileşimlerinden hayatını kaybettiğini ve kaç kişinin sağlığının bu yüzden ağır zarar gördüğünü kimse söyleyemez. Ayrıca kolesterol düşürücü Lipobay ya da ağrı kesici Vioxx gibi ilaçların sansasyon yaratacak şekilde piyasadan çekilmesi değil yalnızca söz konusu olan, ilaçlardaki gündelik karmaşa.</p>
<p>İngiltere ve ABD&#8217;de ilaçlardan ölenlerin sayısının trafik kazalarında ölenlerden fazla olduğu biliniyor. &#8220;Almanya&#8217;da da çok ölüm yaşanıyor. Mağdur olanların sayısı daha da fazla. Bu kadarını biliyoruz&#8221; diyor Alman Tabipler Birliği&#8217;nin İlaç Komisyonu Başkanı Bruno Müller Oerlinghausen. &#8220;Elimizde kesin veriler olmaması çok kötü. Ama sebeplerin ve bunu nasıl önleyeceğimize dair stratejilerin bugüne dek neredeyse hiç araştırılmamış ve tartışılmamış olması daha da kötü.&#8221;<br />
Bu durum yavaş yavaş değişiyor. Nisan 2005&#8242;te Saarbrücken&#8217;de, Almanya&#8217;da bir ilk olarak, ilaç tedavisinde hasta güvenliği hakkında bir kongre düzenlendi. Çünkü ilaçların tehlikeli yan etkileri ve etkileşimleri sık yaşanıyor. Dahiliyede hastaların yüzde dördü sırf bu yüzden hastaneye yatıyor Almanya’da bu sayı yılda yaklaşık 88 bin. Bu durum yılda 400 milyon euroluk bir harcama yaratıyor. Almanya&#8217;da ilaç kullanımıyla bağlantılı olarak yılda 58 bin ölüm vakası tahmini Norveç&#8217;te yapılan bir araştırmaya dayanıyor. Bu sayıyı eleştirenler, Norveç&#8217;teki durumun genellenebileceğinden kuşku duyuyorlar.</p>
<p>&#8220;Kendi kendimizle savaşmaktan vazgeçmeliyiz&#8221; diyor Müller Oerlinghausen. &#8220;Doktorlar sayıları kabul etmiyor, rencide olarak tepki veriyor ya da birbirlerini hekimliği lekelemekle suçluyorlar. En azından önlenebilir hatalardan kaçınmaya başlamalıyız artık.&#8221; Tedavi hatalarını kabullenme doktorlar arasında pek yaygın değil. Bir doktor çıkıp da, ilaç tedavisinin önemli riskler barındırdığından yola çıkmak gerektiğini, tedavinin çok sayıda istenmeyen ağır vakaya sebep olduğunu ve bu vakaların tam sayısının bilinmediğini itiraf ettiği zaman, birçok tıp uzmanı hırçınlıkla tepki veriyor. Davranışlarıyla hastalara belki de zarar veriyor olmaları, kendilerini yardım eden ve iyileştiren olarak görmeleriyle çelişiyor.</p>
<p>Oysa ne hastanelerde ne de muayenehanelerde (örneğin uçuş emniyetindeki gibi) hataları tespit etmeye yarayan bir sistem bulunuyor şimdilik. İlaç kullanımı süreci doğru organize edilmezse, işinin ehli doktorlar bile hatalardan kaçamazlar. Dahiliye hastaları ortalama on iki farklı ilaç alıyorlar. Saarbrücken Kliniği&#8217;nin başhekimi ve Nisan 2005&#8242;te gerçekleşen kongrenin düzenleyicilerinden olan Daniel Grandt çok etkili bir karşılaştırma yapıyor: &#8220;Çok iyi bir şoför olsanız bile kabak yaz lastikleriyle tipiden çıkamazsınız.&#8221; Bu şekilde, örneğin hastanede her beş hastadan biri doktorunun bilgisi dışında ilaç kullanıyor. Böyle durumlarda doktorlar hastalardan, &#8220;ilacın akrabasında ya da komşusunda çok işe yaradığı&#8221; savunmasını duyarlar genellikle. &#8220;Doktorlar da hastalar da, ilaç kullanımının çok riskli bir süreç olduğunu bilmeliler&#8221; diyor Grandt.</p>
<p>Bazı hastalar özellikle tehlikede. Böbrekler kanı doğru şekilde temizlemediğinde, ilaçlar vücutta birikir ve ilaç zehirlenmesine sebep olabilir. &#8220;Normal bir dahiliye servisinde yatan her altı hastadan birinde böbrek fonksiyonu bozukluğu var&#8221; diyor Heidelberg Üniversite Kliniği&#8217;nden klinik farmakoloji uzmanı Walter Haefeli. Burada sorun şu: Yaşlı insanlarda, böbrek fonksiyon bozukluğunun belirtisi olan, kandaki kreatinin konsantrasyonu gecikmeli yükseliyor. &#8220;Yaşlı, zayıf bir hanımın böbrek fonksiyonları yarıya düşmüş olabilir ve hastanede bunun farkına varılmayabilir&#8221; diyor Haefeli. Böyle bir durumda, normal tedaviye devam edilirse, sinsice yaklaşan doz aşımı feci sonuçlar doğurabilir. Kalp ilacı Digoxin ağır ritim bozukluklarına, mide ilacı Ranitidin zihin bulanıklığına sebep olabilir; herpes ilacı Aciclovir komaya kadar götürebilir. &#8220;Hastaların yanlış doz nedeniyle zehirlendiği anlaşılana dek maliyetli ek tetkikler gerekir&#8221; diyor Haefeli.</p>
<p>Bu durum mutlaka düzeltilmeli. Dahiliye servislerinde, böbrek fonksiyonu bozukluğu olan hastaların sadece üçte birine doğru doz veriliyor. Heidelberg Üniversite Kliniği&#8217;nde 5000&#8242;den fazla bilgisayar var; bunlar doktorlara ilaç yazarken yardımcı oluyor. Bir ilacın böbrek hastaları için tehlikeli olduğunu ya da diğer etkileşimlere dikkat edilmesi gerektiğini gösteren sinyaller var. &#8220;Böylece, böbrek hastalarında doğru doz yüzde 67 oranına, hatta serviste bir klinik farmakolog varsa, yüzde 80 oranına yükseltildi&#8221; diye ifade ediyor Haelefi. Daniel Grandt, örneğin ilaç patent dairelerinin risklere karşı uyarıda bulundukları durumlar için, bu tür yardımcı yöntemlerin diğer avantajlarına dikkat çekiyor: &#8220;Bu bilgilerin diğer dosyaların arasında kaybolup gitmediğinden emin olmalıyız, bütün doktorların istedikleri an hemen bu dosyalara ulaşabilmelerini sağlamalıyız.&#8221; Bruno Müller Oerlinghausen siyasetçilerden ve halktan, bu konuya artık üvey evlat muamelesi yapmamalarını talep ediyor: &#8220;Her bir moleküler detay için araştırma fonları mevcut, ama ilaç güvenliğine dair ilaç şirketlerinden bağımsız araştırmalar şimdiye dek neredeyse hiç desteklenmiyor.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/ilaclarin-agir-yan-etkileri-son-derece-ender-midir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İklim değişimi nedeniyle önümüzdeki yıllarda ölümler artacak mı?</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/iklim-degisimi-nedeniyle-onumuzdeki-yillarda-olumler-artacak-mi.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/iklim-degisimi-nedeniyle-onumuzdeki-yillarda-olumler-artacak-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 15:08:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliğinin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişmesi insan sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[iklimin değişmesinin sağlığa zarar]]></category>
		<category><![CDATA[iklimlerin değişmesi]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınmanın sağlığa etkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=5264</guid>
		<description><![CDATA[İklim değişimi, otuz, elli ya da seksen yıl sonra değil, daha şimdiden birçok insanın ölümüne sebep oluyor. Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün (WHO) tahminlerine göre, yerkürenin ısınması günümüzde her yıl 150 bin ölüm vakasına yol açıyor. Wisconsin Üniversitesi’nden araştırmacılar ve WHO, Kasım 2005&#8242;te Nature dergisinde bu sonuca vardılar. Jonathan Patz&#8217;ın ekibindeki sağlık ve iklim uzmanları, insanlar tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İklim değişimi, otuz, elli ya da seksen yıl sonra değil, daha şimdiden birçok insanın ölümüne sebep oluyor. Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün (WHO) tahminlerine göre, yerkürenin ısınması günümüzde her yıl 150 bin ölüm vakasına yol açıyor. Wisconsin Üniversitesi’nden araştırmacılar ve WHO, Kasım 2005&#8242;te Nature dergisinde bu sonuca vardılar. Jonathan Patz&#8217;ın ekibindeki sağlık ve iklim uzmanları, insanlar tarafından yaratılan iklim değişimlerinden kaynaklanan en büyük tehlikeleri açıkladılar. Avrupa için en önemli olan unsurlar şunlar: Yüksek sıcaklıklarda olduğu gibi aşırı soğuk dönemlerde, kalp krizi ve solunum yolu hastalıkları nedeniyle ölümler yaşanıyor. Örneğin Ağustos 2003&#8242;te yaşanan ve Avrupa genelinde 22 bin ila 45 bin kişinin ölümüne sebep olan aşırı sıcaklar kalıcı bir sıcaklık artışının tehlikelerini ortaya koyuyor. Son beş yüz yılın büyük olasılıkla en sıcak yazında sıcaklık ortalamanın 3,5 derece üzerindeydi. Sıcaklık yükselmesi ile ölümlerin artması arasındaki bağlantı, sadece Avrupa ve Kuzey Amerika&#8217;nın ılıman enlemlerinde görülmüyor. Brezilya&#8217;da Sâo Paulo gibi subtropikal bölgelerde de tespit edildi.</p>
<p>İklim değişiminin etkilerine özellikle Orta ve Güney Afrika ile Güneydoğu Asya maruz kalıyor. Yerkürenin ısınması bu bölgelerde daha fazla enfeksiyon hastalığına sebep olacak. Çünkü sivrisinekler, sinekler ve hastalık taşıyan diğer hayvanlar yaşam alanlarını genişletiyorlar ve sıtma, dang humması ve diğer tropik hastalıkların yayılmasına neden oluyorlar. Ayrıca, sıcaklıkların artmasıyla birlikte, örneğin salmonella nedeniyle oluşan gıda zehirlenmeleri ihtimali de artıyor.<br />
Araştırmacılar, iklim değişiminin bir diğer sonucu olarak, şimdiye kadar verimli topraklardan oluşan bölgeler bozkırlaşırsa ve gerekli miktarda temiz suya ulaşabilen insan sayısı azalırsa ishal hastalıklarının ve yetersiz beslenmenin artacağını öngörüyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/iklim-degisimi-nedeniyle-onumuzdeki-yillarda-olumler-artacak-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Islak mayoyla beklemek sistite neden olur mu?</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/islak-mayoyla-beklemek-sistite-neden-olur-mu.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/islak-mayoyla-beklemek-sistite-neden-olur-mu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 05:04:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ıslak mayoyla beklemek]]></category>
		<category><![CDATA[ıslak mayoyla durmak]]></category>
		<category><![CDATA[ıslak mayoyla durmak zararlı mıdır]]></category>
		<category><![CDATA[sistit hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[sistit neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[sistit nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[sistit sebepleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=5261</guid>
		<description><![CDATA[İdrar yolları enfeksiyonlarının nedeni mayonun ıslak olması değil, mikroorganizmalar, çoğunlukla da bakterilerdir. Bunlar idrar kanalı üzerinden idrar kesesine ulaşıp orada enfeksiyona sebep olabilirler. Enfeksiyon da, sık idrara çıkma ve idrar sırasında ağrı ile kendini gösterir. Kadınlarda idrar kanalı, üç ila beş santimetrelik uzunluğuyla erkeklerdekinden (20- 25 santimetre) bariz kısa olduğu için, kadınlarda bu enfeksiyon daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İdrar yolları enfeksiyonlarının nedeni mayonun ıslak olması değil, mikroorganizmalar, çoğunlukla da bakterilerdir. Bunlar idrar kanalı üzerinden idrar kesesine ulaşıp orada enfeksiyona sebep olabilirler. Enfeksiyon da, sık idrara çıkma ve idrar sırasında ağrı ile kendini gösterir. Kadınlarda idrar kanalı, üç ila beş santimetrelik uzunluğuyla erkeklerdekinden (20- 25 santimetre) bariz kısa olduğu için, kadınlarda bu enfeksiyon daha sık görülür. Bu rahatsızlığın sadece ıslak mayodan kaynaklanmadığı, cinsiyetler arasındaki farklardan da anlaşılabilir. Oğlan çocukları ve erkekler, deniz kenarında ya da havuzda hep ıslak mayoyla dolaşsalar bile, çok ender idrar yolları enfeksiyonu geçirirler. Ancak ıslak mayonun sistite neden olduğu inanışında biraz da gerçek payı var; çünkü idrar kanalının ısısı düşerse (ki bu ıslak mayoyla gezildiğinde olabilir) mukoza, bakterilerin idrar kesesine ulaşmasını kolaylaştıracak şekilde değişim gösterir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/islak-mayoyla-beklemek-sistite-neden-olur-mu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>5 dakikada 5 yaş gençleşin</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/5-dakikada-5-yas-genclesin.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/5-dakikada-5-yas-genclesin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 22:48:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik ve Cilt Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[cildi gençleştirmek için]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Doç.Dr.İbrahim Aşkar]]></category>
		<category><![CDATA[gençleşmek için]]></category>
		<category><![CDATA[güzelleşmek için]]></category>
		<category><![CDATA[kısa sürede gençleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[otuzlu yaşlarda cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[pratik güzellik için]]></category>
		<category><![CDATA[yüz mezoterapisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=5277</guid>
		<description><![CDATA[İşte güzel ve bakımlı bir cilt için &#8216;gençlik iksiri&#8217;

Güzel ve bakımlı bir cilt için &#8216;gençlik iksiri&#8217; olarak anlandırılan iğnesiz mezoterapisi kırışıklıklar ve lekelerin kolaylıkla yok edildiğini söyleyen Doç.Dr.İbrahim Aşkar, 5 dakikada 5 yaş gençleşmenin mümkün olduğunu belirtti.
Otuzlu yaşlara gelindiğinde cildin kuruluğu ve yağ oranındaki azalmalar ile birlikte cilt de yaşlanmanın hızlandığı belirtildi. Yaşlanma ile beraber [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İşte güzel ve bakımlı bir cilt için &#8216;gençlik iksiri&#8217;</strong><br />
<img src="http://www.sagliklisayfalar.com/wp-content/uploads/guzellikk.jpg" alt="guzellikk" width="247" height="310" align="right" /><br />
Güzel ve bakımlı bir cilt için &#8216;gençlik iksiri&#8217; olarak anlandırılan iğnesiz mezoterapisi kırışıklıklar ve lekelerin kolaylıkla yok edildiğini söyleyen Doç.Dr.İbrahim Aşkar, 5 dakikada 5 yaş gençleşmenin mümkün olduğunu belirtti.</p>
<p>Otuzlu yaşlara gelindiğinde cildin kuruluğu ve yağ oranındaki azalmalar ile birlikte cilt de yaşlanmanın hızlandığı belirtildi. Yaşlanma ile beraber yüz derisinin yaşlanmasının ilk belirtisi olan ince çizgi ve karışıklıklar da ortaya çıkmaya başlar. Belli yaştan sonra derideki elastikiyette kaybolduğunu söyleyen Doç.Dr.İbrahim Aşkar, iğnesiz mezoterapi ile bu sıkıntının ortadan kaldırıldığını ve yaşlanmanın geciktirilebildiğini söyledi. Ciltteki kırışırıklık ve lekelere karşı ignesiz mezoterapi uygulaması ile 5 dakikada 5-10 yaş arasında gençleşmenin mümkün olduğunu belirten Doç. Dr. Aşkar şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Özellikle orta yaş kadınları için iğnesiz mezoterapi yıpranmış ciltlerde adeta doping etkisi yaratıyor. Mezoterapide vitamin, mineral, aminoasit, enzim ve ilaçlar orta deri tabakasına verilir. Yüz gençleştirme ve kırışıklık tedavisi dediğimiz mezolifting işlemi dışında, boyun dekolte ve el sırtı gençleştirmede de kullanılmaktadır. Yüz mezoterapisi cilde bebek cildinde olduğu gibi olağanüstü bir tazelik ve parlaklık verir. Cildi gerginleştirerek esnekliğini arttırır, kırışıklıkları ve porları azaltır, kollajen üretimini arttırır, hücre yenilenmesini arttırır, yaşlanmayı geciktirir ve cildi daha dolgun, pembe ve canlı hale getirir. Ayrıca mezolifting ile yeni oluşmuş pembe renkli cilt çatlakları ve lekelerin de belirli oranda tedavisi yapılabilmektedir. Kişinin cilt ihtiyacına göre öncelikle bilgisayarlı cilt analizi yapılarak, öncesinde fotoğraflama yapıldıktan sonra, tedavi planı oluşturulur. Seanslar ortalama 6-30 dakika sürer, seans sayısı ise ortalama 5&#8242;tir. Herhangi bir riski olmayan iğnesiz mezolifting işlemi için yaş sınırı söz konusu değildir. Özellikle çok sigara ve alkol içen kişiler; güneş, floresan lamba ve solaryuma maruz kalan kişiler, yoğun iş ve stres ortamında cildine bakamayan tüm kadın ve erkeklerde iğnesiz mezolifting kolaylıkla uygulanabilir. Bir seans sonrasında bile 5-10 yaş arasında gençleşme sağlanabilmektedir. Mezoterapi, gözaltı yağ torbalarının azaltılmasında da kullanılmaya başlanmıştır. İğnesiz mezoterapide, ilk seanstan itibaren hemen etki görmeye başlayacaksınız&#8221;.</p>
<p>Doç.Dr.İbrahim Aşkar, bunun dışında yaptıkları bazı tedavileri ise şöyle sıraladı:<br />
&#8220;Estetik ve fonksiyonel rinoplasti, yüz germe, göz kapağı ve ağız çevresi revizyonları, kırışıklıkların tedavisi, göz kapağı estetiği (blefaroplasti), kepçe kulak ve kulak kepçesindeki diğer estetik problemlerin düzeltilmesi, çene büyütme ve küçültme operasyonları (mentoplasti), deride skar (yara izi) ve düzensizliklerin giderilmesi, lazer uygulamaları (yüz soyma, lekelerin ve damar malformasyonlarının giderilmesi, estetik meme operasyonları(büyütme, küçültme ve dikleştirme), liposuction, karın germe (abdominoplasti), bacak kontur düzeltme (yağ alınması, yağ enjeksiyonları, bacak implantları), implantlarla (yumuşak dokuya uygulanan protezler), kontur düzeltmeleri (kalça ve uyluk implantları, erkekte pektoral (göğüs) implantlar- bacak implantları gibi), cilt bakımları ve girişimleri, selülit ve bölgesel vücut inceltme tedavileri&#8221;.</p>
<p><strong>Kaynak: İHA</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/5-dakikada-5-yas-genclesin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşlı insanlar, idrar torbaları küçüldüğü için mi sık tuvalete giderler?</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/yasli-insanlar-idrar-torbalari-kuculdugu-icin-mi-sik-tuvalete-giderler.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/yasli-insanlar-idrar-torbalari-kuculdugu-icin-mi-sik-tuvalete-giderler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 16:08:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<category><![CDATA[altına kaçırma nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[altını ıslatan yaşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[neil resnick]]></category>
		<category><![CDATA[san antonio]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı insanlar neden altına kaçırır]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılar neden sık tuvalete gider]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlıların sık tuvalet sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılıkta altına kaçırma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=5257</guid>
		<description><![CDATA[Yaşlı insanların daha sık tuvalete gitmeleri gerektiği ve idrar yapma zorunluluğunun daha acil ortaya çıkması gündelik hayatta gözlemlediğimiz bir şey. Bazı 30 yaşındakiler bile, geceleri tuvalete kalkmak zorunda kalmaya ya da pek uzun süre &#8220;tutamamaya&#8221; başlarlar. Bu durumun popüler açıklaması, mesanenin yaşla elastikliğini kaybetmesi ve küçülmesidir. Bu düşünceye göre, mesanede daha az miktar idrar tutulabilir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlı insanların daha sık tuvalete gitmeleri gerektiği ve idrar yapma zorunluluğunun daha acil ortaya çıkması gündelik hayatta gözlemlediğimiz bir şey. Bazı 30 yaşındakiler bile, geceleri tuvalete kalkmak zorunda kalmaya ya da pek uzun süre &#8220;tutamamaya&#8221; başlarlar. Bu durumun popüler açıklaması, mesanenin yaşla elastikliğini kaybetmesi ve küçülmesidir. Bu düşünceye göre, mesanede daha az miktar idrar tutulabilir dolayısıyla idrar yapma ihtiyacı daha erken, daha acil ve daha sık ortaya çıkar.</p>
<p>Pittsburgh Üniversitesi&#8217;nden geriatri uzmanı Neil Resnick ve ekibindeki araştırmacıların kanısınca, bu düşünce bir kocakarı masalından ibaret ve &#8220;halk kültürünün bir parçası&#8221;. 2005 Mayıs sonu San Antonio&#8217;da ürologların yıllık toplantısında, araştırmacılar sonuçlarını tanıttılar. Resnick ve çalışma arkadaşları, 22 ile 90 yaşları arasındaki 100 kadında mesanenin elastikliğini ve mesaneyi kontrol eden kasların fonksiyonunu incelediler. Sonuç olarak, açılma kapanma fonksiyonunun yaşla gerçi azaldığını ama mesanenin büyüklüğünün ve içine sığan hacmin değişmediğini saptadılar.</p>
<p>Yaşlandıkça, idrar yapma zorunluluğunun sıklaşmasının ve idrar geldiği an daha büyük aciliyet yaratmasının sebebi bambaşka olabilir. Sadece ABD&#8217;de 17 milyon kişi &#8220;fazlasıyla aktif&#8221; idrar torbasından muzdarip. Bu durumda, idrar torbasının açılıp kapanmasını kontrol eden kaslar fazla çalışıyor ve istem dışı kasılıyor; böylece acilen idrar yapma hissi doğuyor. 24 saat içinde sekiz kereden fazla idrar yapmak zorunda olanlar ya da giderek daha acil ve derhal idrar yapma zorunluluğu hissedenlerin sorununun kökeni bu olabilir. Sorunun küçülen mesaneyle bir alakası yok.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/yasli-insanlar-idrar-torbalari-kuculdugu-icin-mi-sik-tuvalete-giderler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
