Fiberinizi ihmal etmeyin
Bünyemizde Bulunan Nitrik Oksit (NO) Mucizesi ile Kalp Hastalıklarına Son Yazı Dizisi’nden (Dr. Louis J. İgnarro’nun Nobel tıp ödüllü programı)Bilim uzun zaman önce yüksek fiber diyetinin sindirim sistemine faydalı olduğunu, hatta kolon kanserini önlediğini keşfetmiştir. Birbiri ardına gelen çalışmalar yüksek diyet fiberi alımının koroner arter hastalığını azalttığını ortaya koymuştur artık.
Doymuş yağ yönünden zengin yiyeceklerin porsiyonlarını azaltırken, sebze, meyve, kepekli ekmek, fasulye ve esmer pirinç gibi fiber yönünden verimli yiyeceklere ağırlık verin. Fiber çoğunlukla midede öğütülmeden vücuda karışır ve sindirim sistemindeki enzimlerin etkinliğine dirençlidir. Fiberin görevi vücuttaki her şeyin sahneden çıkmadan önce pürüzsüz hareket ettiğine emin olmaktır. Fasulye ve kepek gibi fiber yönünden zengin birçok gıda çoğunlukla suda çözünür sebze, meyve ve tahıllar ise suda çözülmez fiber içerirler. Diğerleri çözülmez fiber yönünden zengindirler.
Fiber ve NO
Çalışmalar çözünür fiberin kan basıncını ve LDL kolesterolü düzeylerini azaltmak, iyi kolesterolü artırmak, bu suretle nitrik oksitin oluşturulduğu endotelyal hücreleri korumak gibi antioksidan görevlerini yerine getirebildiğini ortaya koymuşlardır. Artık inanıyoruz ki, fiber NO’yu korurken antioksidan avantajına sahip görünen fitonutrienler denen maddeler aracılığıyla işler.
Fitonutrienler Nedir?
Fitonutrienler birçok sebzede ve meyve kabuğunda bol miktarda bulunan besinlerdir. Bu kabuklar renk, koku ve tat meydana getirirler. Aynı zamanda fitonutrienler, daha az oranda, tane ve tohumlarda bulunurlar. Fitonutrienler vitamin değildirler; onlar henüz bilim adamlarınca tüm yararlarının keşfedilmediği etken pigment öğeleridirler. NO’ya Evet Demek programında tavsiye edilen birçok besin geniş oranda fitonutrienleri kapsar.
Fitonutrienlere dönük yeni diyet düzenleri günde yedi porsiyon taze sebze ve meyve öneriyordu. Açıkçası çoğumuz bilhassa NO programını takip etmeyenler diyetimizin bu talebini karşılamaya yanaşmazlar bile. İyi haber şu ki, günümüzde birçok besin ilavesi şirketleri meyve ve sebze ilaveleri üretiyorlar. Bu ilaveleri kapsayan önemli fitonutrienlerden bazılarını duymuşsunuzdur muhtemelen.
Mesela;
* Likopen: Domatesin kırmızısında bulunan güçlü bir antioksidandır. Likopen kalp-damar rahatsızlığını ve bazı kanser türlerini önler.
* Lutein ve Zeaxantin: Ispanak, avokado, bezelye gibi koyu yeşil, yapraklı sebzelerde bulunan karotenoidlerdir. Lutein ve zeaxantin özellikle gözleri korur, retinanın zarar görme riskini azaltır.
* Allicin: Sarımsakta bulunur. Allicin’in bağışıklık sistemine birçok faydası vardır; kolesterolü düşürür ve sindirim sistemi sağlığını destekler.
* Üzüm: Antioksidan etkileri resveratrol, antosiyanin, katechin, guercetin gibi fıtonutrienlerin düzenine bağlıdır. Üzümdeki fitonutrienler şu Fransız paradoksunda saklıdır: “Ölçülü oranda şarap ya da üzüm suyu içmenin kalbi ve kan damarlarını oksidatif doku hasarına karşı koruduğu kanıtlanmıştır.”
* Biyoflavonoidler: Kayısı, brokolı, kiraz, greyfurt, üzüm, portakal ve limon gibi birçok meyve ve sebzede bulunur. Biyoflavonoidler C vıtaminiyle ilinti halindedirler. Bu vitaminin oksijenle karışımını önlerler. Öte yandan onların tümör hücrelerin artışını durdurduğu ya da yavaşlattığı, kalp-damar sistemini istila eden kanser yapıcı maddelere karşı savaştığı da ispatlanmıştır.
* Brokoli edarutu Brassica ailesinden diğer bitkilerle beraber, fitonutrien sulforafanının içerir. Sulforafan tepkisel kanser yapıcı kimyasalları, DNA’ya zarar verip kanseri tetiklemeden evvel, yüksek oranda etkisizleştiren bir dizi enzimi harekete geçirir.
Bu yedi porsiyon sebze meyveden her gün yiyebileceğiniz kadarını yiyin. Onlar sağlığınıza kapsamlı bir şekilde katkıda bulunmazlar, ama doğrudan ya da dolaylı olarak vücudunuzun nitrik oksit üretimini desteklerler, işte fiberin NO destekli bir antioksidan olduğunu kanıtlayan iki araştırma:
- 1992 senesinde American Journal of Cardiology bülteninde yayınlanan araştırmada, Stanford Üniversitesi uzmanları kandaki kolesterol düzeylerinde çözünür fiber miktarının artışının etkilerini incelediler. Onlar kolesterolü yüksek (200 mg/dl’in üzerinde), dört hafta boyunca günde 5 gram çözünür fiber tüketen bireylerin LDL kolesterollerinin % 5.6 gerilediğini gördüler. Düşüşler çözünür fiber miktarı LDL düzeylerinin % 14.9′a düşmesine neden olan 15 grama yükseldiğinde çok daha etkileyici oldu.
- Minesota Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki araştırmacılar fiber oranı yüksek kepekli gıdalar verilen kan basıncı yüksek kişileri altı hafta boyunca düşük fiberli tahıllar tüketen bir deney grubuyla karşılaştırdılar. 2002 senesinde Journal of Family Practice’de belirtildiği gibi, fiber oranıyüksek hububat tüketen gönüllülerin sistolik kan basınçlanndaki mmHg miktarı ortalama 7.5 mm’ye düşerken, diastolik kan basınçlanndaki mmHg miktarı 5.5 mm’ye geriliyordu. Fiber oranıyüksek grubun toplam kolesterol miktarında % 9, LDL kolesterolunda % 14 gibi çarpıcı düşüşler gözleniyordu. Yüksek fiberli besinlerle ilgili belirtilecek bir diğer önemli husus da onların NO üretiminizi harekete geçiren C ve E vitamini ve güçlü antioksidanlar gibi diğer besinleri de içerdikleridir.
Fiber ve L-Arginine
italya Avellino’da Gıda Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nden araştırmacılar yaklaşık otuz dokuz yaşlarında altı sağlıklı gönüllüden yararlandıkları, 2000 senesinde American Journal of Hypertension’da yayınlanan bir çalışma gerçekleştirdiler. Bu bireyler rasgele sıralanan, her biri bir hafta süren üç diyet programına tabi tutuldular.
Fiber İle Bütünleşin
Fiber diyetinizi ilk defa yapıyorsanız, bu yiyecekleri diyetinize aşama aşama eklemek suretiyle bazen fiber alımındaki artışların bir sonucu olan gazı ve şişkinliği azaltabilirsiniz. Her gün temel amacınız yaklaşık 25 gram fiber olmalıdır.
a) Günde sekiz bardak su içmeyi unutmayın.
b) En azından 3 gram fiber içeren beyaz ve kepekli ekmeği, tahılları tercih edin.
c) Kepeği hububattan hazırlanmış kahvaltınıza, salatalara, ete ve ev yapımı pidelere serpin.
d) Fiberinizi besinlerden elde etmek ilavelerden elde etmeye göre daha uygundur.
e) Tüm fasulye ve bezelye türleri özellikle uygun fiber kaynaklarıdırlar.
f) Sebze ve meyveler ezildiklerinde, epey fiber kaybederler, bu durumda onları buharda pişirin ya da çiğ yiyin.
Yüksek fiber diyeti bu kitapta tanımlanan, hepsi kalp-damar hastalığı riskinizi başarılı bir şekilde önleme görevi gören diğer savaş stratejilerine bir yardımcı olarak fayda sağlayabilir.






