Her türlü obezite sağlığa zararlı mıdır?

Sayılar endişe verici. Dünya Sağlık Örgütü’nün son tahminlerine göre, dünya genelinde yaklaşık bir milyar insan şişman. Hatta 300 bin kişi aşırı derecede şişman sınıfına giriyor. Tıp uzmanları, vücudun bu aşırı tombulluk halini adipozite olarak adlandırıyor ve oburluğun sağlık açısından doğurduğu sonuçlara karşı yıllardır ısrarla uyarıyorlar. Ancak şişmandan şişmana fark var. Bilimciler, Ekim 2005 sonunda Berlin’de gerçekleştirilen, obezite ve yüksek tansiyon konulu, uluslararası bir kongrede bu saptamayı yaptılar. “Aşırı kilolu insanlarda kalp ve dolaşım sistemi için risklerin büyüklüğü, gereksiz yağ rezervlerinin nerelerde toplandığına çok bağlı” diyor, Berlin Charite’de Dâhiliye Kliniği’nin başhekimi ve kongrenin düzenleyicilerinden olan Friedrich Luft.

Yani, kiloların sıkıntıdan mı, keyiften mi alındığı değil belirleyici olan. Daha ziyade, göbek ve bel çevresine yerleşen yağlar özellikle tehlikeli. Buna karşın, alt bölgedeki kalça yağlanması, popodaki, baldırlardaki ya da üst gövdedeki yağlanma belki o kadar güzel görünmüyor ama sağlık açısından pek zararlı değil. “Elma vücut şekliyle armut vücut şeklini ayrı tutmak gerek” diyor Luft. Aynı şekilde, erkeklerde sık rastlanan bira göbeği fenotipi, ressam Peter Paul Rubens’in tablolarındaki kadınlara benzeyen, geniş kalçalı kadın tipinden ayrı tutulmalı.

Zira yağların dağılımının farklı şekilleri yalnızca dış görüntüyü etkilemiyor. “Elma vücut şekli, göbekte ve iç organlar bölgesinde yağ toplanması ile el ele gidiyor” diyor Luft. “Subkutan adı verilen, hemen deri altında toplanan ve genellikle armut vücut şekline sebep olan yağ ise kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları riskini neredeyse hiç arttırmıyor.” Göbekte oluşan fazlalıklar, diğer adıyla batın içi yağ birikmesinin, neden bu kadar tehlikeli olduğunu, Münih’teki Universitâtsklinikum İnnenstadt’ta Dâhiliye Kliniği’nin başhekimi Martin Reincke açıklıyor. “Bu yağlar metabolizmada çok aktif; yani, çabuk harekete geçiyor, kan dolaşımına karışıyor ve birçok hastalığın riskini arttırıyor.” Buna karşın, deri altında toplanan yağlar daha pasif ve metabolizmayı çok az etkiliyor.

Yüksek tansiyon, şeker hastalığına yatkınlık, bozuk kan yağ değerleri ile kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları genellikle aşırı kilonun sonuçları. Bu dört belirti doktorlar tarafından “metabolik sendrom” ya da “ölümcül dörtlü” olarak adlandırılıyor. Oysa kendini frenlemenin zamanının gelip gelmediğini anlamak çok kolay: “Sık sık elinize bir mezura alın” diye öneriyor Martin Reincke. Çünkü bel çevresi, erkeklerde 102 santimetreyi, kadınlarda ise 88 santimetreyi geçtiği zaman, bütün belirtiler, gelişmekte olan bir metabolik sendroma işaret eder.

Ayrıca kozmetik müdahalelerin pek faydası yok. İnsan, sağlığı için bir şey yapmak istiyorsa, gerçekten kilo vermeli. Estetik cerrahlar yağ çektikleri zaman, sadece yüzeysel yağları alırlar ve göbek çevresini birkaç katman inceltirler ama yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve diğer kalp hastalıklarının riski azalmaz. Yine de, ufacık fazlalıklarda bile sağlığından endişe duyan ve bir sonraki rejimi planlamaya başlayanlar için bir teselli var. En uzun yaşam beklentisi, ideal kilolarına ulaşmak için uğraşıp didinip açlık çeken insanların değil. Tartıları uzun vadede normal kiloyu gösteren insanlar en uzun yaşayanlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>