Kalp krizi aniden mi olur?
En azından yaygın düşünce bu yöndedir. Önceden hiçbir uyarı olmadan, hiçbir belirti yaşamadan, koroner damarlar tıkanır, damarlarla beslenen kalp dokusu ölür enfarktüs meydana gelir. Enfarktüs kurbanlarının yarısı kalp krizini sağ atlatamadığı için, ölüm ilanlarında sık sık şu sözlerle karşılaşırız: “Aniden ve beklenmedik şekilde aramızdan ayrıldı.”
Oysa kalp krizi de önceden hiçbir uyarı yaşanmadan gerçekleşmez. Özellikle kalp krizinden önceki altı ay çok önemlidir. Gerçi kalp krizi geçirenlerin sadece % 20′si, angina pektoris koroner damarların az kanlanması nedeniyle oluşan göğüsteki sıkışma hissi ve bazen buna eklenen soğuk terleme şeklinde bir ön semptom yaşar. Ama diğer kalp krizi kurbanlarında da başka belirtiler kendini hissettirir: Kimilerinde sebepsiz bir yorgunluk ve bitkinlik, kimilerinde de daha önce yaşanmamış bir nefes darlığı.
Kalp krizi oluşması için, depresyon gibi psikolojik faktörlerin de aynı derecede risk oluşturduğu artık bilindiği için, kalp krizi kurbanlarının ruhsal durumundaki değişikliklerin de belirtileri vardır. Büyük bir araştırma çerçevesinde, kalp krizinden önceki altı ay içinde kalp ilaçlarının kullanımının değil, ama psikofarmaka ve antidepresan ilaçların kullanımının arttığı saptandı. Münih Teknik Üniversitesi’nde Psikozomatik Kliniği’nde psikokardiyoloji bölümünün şefi Karl Heinz Ladvvig, “Her zaman bir öncü durum vardır” diyor. “Birden bire gerçekleşen kalp krizi kocakarı masalıdır.”






