Kalp krizinde tipik belirti olarak göğüs ağrısı mı ortaya çıkar?
Klasik belirtiler soğuk terleme, göğüste ağrı, ölüm korkusu ve kalbin üzerini tutmadır. Birçok kitapta ve filmde kalp krizi böyle tasvir edilir. Konunun uzmanı olmayan birçok kişi ve çok sayıda doktor da, koroner damarların tıkandığı, kalp kaslarının yeterli derecede oksijenle beslenmediği ve en kötü durumda işlevini tamamen kaybettiği hallerdeki belirtileri böyle sanıyor. Kalp krizi, tıpta öngörülemeyen ve aniden olduğu gibi ölüm tehlikesiyle gerçekleşen olayların başta geleni sayılıyor. Almanya’da her yıl yaşanan yaklaşık 300 bin kalp krizinden hâlâ neredeyse yarısı ölümle sonuçlanıyor. Oysa belirtiler doğru yorumlanıp doğru teşhis konsa ve hastalar daha önce tedaviye alınabilse, binlerce kalp krizi kurbanı hayatta kalabilirdi.
Fakat durum bu kadar basit değil. Çünkü kalp krizine işaret eden belirtiler çok farklı olabilir. Boston’dan kardiyologlar Clifford Swap ve John Nagurney 2005′te Journal of the American Medical Association dergisinde, enfarktüs teşhisi için sözde tipik göğüs ağrısının ancak sınırlı anlamda belirleyici olduğunu açıkladılar. Çünkü kadınların neredeyse yarısı ve erkeklerin üçte biri kalp krizi yaşarken herhangi bir göğüs ağrısı yaşamıyor. Ayrıca ağrıdan ağrıya fark var önemli olan ağrının türü ve yeri.
Swap ve Nagurney düzinelerce enfarktüs araştırmasını değerlendirdiler. Araştırma sonuçlarına göre, göğüste batıcı ağrı ya da sadece küçük bir alanla sınırlı ağrı ve dış basınçla meydana gelen ağrıda kalp krizinin söz konusu olma riski düşük. Göğüs kafesi meme başının altında ağrıyorsa kalp krizi ihtimali yine oldukça düşük.
Diğer yandan, söz konusu olan göğüs kafesine yayılan, dağınık bir basınç olarak algılanan bir ağrıysa, omuzlara ya da kollara vuruyorsa, efor sarf edildiğinde artıyorsa ve mide bulantısı, kusma ya da ter basmasıyla el ele gidiyorsa enfarktüse işaret ediyor. Sorun şu: Kalp krizi kurbanlarının yalnızca dörtte biri, angina pektoris (göğüs daralması) şeklinde tipik öncül belirtiler yaşıyor bu hastalar koroner damarların kanlanmasının azalması nedeniyle göğüslerinin daraldığı hissini yaşıyor. Bu belirtiler aynı zamanda enfarktüste yaşanan şikâyetlerin benzeri.
Dolayısıyla doktorlar son zamanlarda, enfarktüse işaret edebilecek başka belirtilere daha fazla dikkat gösteriyor. 2005′te Amerikalı kalp uzmanları New England Journal of Medicine dergisinde, nefes darlığının kalp krizi tehlikesi için ne kadar belirleyici olduğunu açıklığa kavuşturdular. Neredeyse 18 bin hastayla gerçekleştirilen araştırmada, doktorlar, nefes darlığı çeken hastaların kalp krizi için dört kat daha yüksek risk taşıdıklarını saptadılar. Sadece nefes darlığı çeken ama bunun yanında herhangi bir belirti göstermeyen hastalarda enfarktüs olasılığı, tipik angina pektoris belirtileri gösteren hastalardan iki katı fazlaydı. Araştırmaya katılan, Los Angeles’taki California Üniversitesi’nden Daniel Berman, “Birden bire, sebepsiz nefes darlığı yaşayan kişiler, umarız, bunu hemen doktora gitmek için vesile olarak görürler” diyor. Avustralya’da Queensland Üniversitesi’nden kardiyolog Thomas Marwick, meslektaşlarını “Biz doktorlar, enfarktüs şüphesinde göğüs ağrılarından başka belirtilerin de bulunduğunu unutmamalıyız” diye uyarıyor, New England Journal of Medicine dergisinin aynı sayısında yayımlanan yorumunda.
Sürekli bitkinlik hali de kalp krizine hem kalp krizi tehlikesine hem de akut krize işaret edebilir. Kadın hastaların% 70′inden fazlası bu belirtiden şikâyet ediyor; böylece sürekli bitkinlik kadınlarda kalp krizinin en önemli ön göstergesi. Aynı şekilde, uyku bozuklukları ve nefes darlığı, kalp krizi geçiren kadınlarda göğüs ağrılarından daha sık görülüyor.
Ama enfarktüsten önceki haftalarda erkeklerde de sebepsiz bir zafiyet hali ve aşırı yorgunluk yaşanıyor. Psikolojik stres ve depresyon bu dönemde aynı şekilde daha sık görülüyor. Kalp krizinden önceki 180 günden çok şey anlamak mümkün.






