Kızamık zararsız mıdır?
Bilakis. Anlaşılan o ki, kızamık enfeksiyonu sonrası komplikasyonlardan kaynaklanan ölüm vakalarının sıklığı şimdiye dek hafife alınmış. Kızamık hastalığının ne kadar tehlikeli olabileceğini, Bielefeld yakınlarında yaşayan bir çocuğun olayında gördük. Bu oğlan çocuğu 2004′te aniden hareket bozukluğu yaşadı ve yürüyememeye başladı. Çocukta, ender görülen ve hep ölümcül sonlanan beyin iltihabı SSPE (Subakut Sklorezan Panansefalit) teşhisi kondu.
Robert-Koch Enstitüsü’nün açıkladığı rakamlara göre, Almanya’da çocuk doktorları kızamık nedeniyle yılda bir-iki ölüm vakasından yola çıkıyorlardı. Ama kızamık hastalığının ileriki sonuçlan da göz önünde bulundurulursa, Almanya’da herhalde yılda beş ila on ölüm vakasını dikkate almak gerekir. Yeni veriler, Würzburg Üniversitesi’nde Viroloji ve İmmunobiyoloji Bölümü’nün araştırmalarına dayanıyor. Bilimciler 1988′den beri bütün Almanya genelinde SSPE nedeniyle 120 ölüm vakası kaydetmişler. “Bu ölüm vakalarını, şimdiye dek bilinen kızamık komplikasyonlarına dahil etmeliyiz” diyor Würzburglu viroloji uzmanı Benedikt Weifbrich. “Bu sayılar bugüne dek kızamık istatistiklerinde dikkate alınmadı; sonuç olarak tehlike hafife alındı.”
Ender görülen SSPE hastalığı şimdiye dek yalnızca kızamıktan sonra görüldü. Bu hastalık sinir hücrelerini adım adım tahrip ediyor ve ölümle sonlanıyor. Münih Üniversitesi’nde Haunersche Kinderspital adlı çocuk kliniğinde sinir hastalıkları bölümünün başkanı Florian Heiner, “SSPE genellikle epilepsi ataklarıyla ya da hareket bozukluklarıyla başlıyor” diye ifade ediyor. “Daha sonra zihin bulanıklığı ve spastik kramplar ekleniyor; sonunda da hastalar bitkisel hayata giriyor.” Hastalığın en sinsi tarafı, belirtilerin geç ve yavaş yavaş başlaması. “Beş yıl sonra bile SSPE oluşabilir” diyor Heinen, “ve ardından gelen acı dolu dönem yıllar sürebilir.”
Bu yüzden Çocuk Doktorları Birliği alarm veriyor ve toplumun aşı konusunda bilinçlendirilmesini talep ediyor. Aşıları hâlâ gereksiz gören bazı çevreler var. “Doğal” enfeksiyonların gerekli bir gelişim aşaması olduğu düşünülüyor, bunların bağışıklık sistemini güçlendirdiğine inanılıyor. Hatta Almanya’da bazı anne babalar, diğer çocuklara bulaşsın diye “kızamık partileri” düzenliyor viroloji uzmanı WeiKbrich’in görüşü bunun bir “felaket” olduğu yönünde. Aşı karşıtlarının bir diğer argümanı da potansiyel tehlikeyi gözden kaçırıyor. “Çocukluğunda bu hastalığı kendisinin de geçirdiğini söyleyebilenler ancak bu hastalığı sağ salim atlatmış olanlar” diyor enfeksiyon uzmanı ve Freiburg Üniversite Kliniği’nin başhekimi Reinhard Berner. “Bazı münferit durumlarda çocuklar belki bundan fayda sağlayabilirler ama toplum için bu tehlikeli, çünkü böylelikle virüs hâlâ bulaşmaya devam ediyor.”
Bu durumun nasıl sonuçlanabileceğini, Almanya’nın Coburg şehrinde 2001 sonundan 2003 ilkbaharına kadar süren kızamık salgını gösterdi. Sekiz ay içinde Coburg’da 1200′den fazla kızamık vakası kaydedildi. Münih Üniversitesi’ndeki Haunersche Kinderspital’de enfeksiyon ve çocuk hastalıkları uzmanı olan Johannes Liese için sebep çok açık ama yine de kelimelerini temkinli seçiyor: “Orada iki, üç tane alternatif tedavi yöntemlerine ağırlık veren çocuk hastalıkları muayenehanesi var ve onlar anne babaları çocuklarına aşı yaptırmaya pek teşvik etmemişler.” Frankonya bölgesindeki komşu şehirlerde kızamık aşısı oranı Almanya ortalaması gibi yaklaşık % 90, ama Coburg’da çocukların sadece % 70′i aşılanıyor. “Kızamığa karşı bağışıklığı olmayan çocukların sayısı orada yüksek” diye düşünüyor Liese. “O zaman da salgını başlatmak için bir hastalık vakası yetiyor.”
Diğer ülkelerle karşılaştırmalar, Almanya’da kızamık aşısı olan çocukların sayısının hâlâ yetersiz olduğunu açıkça ortaya koyuyor. ABD’de aşısı olmayan hiçbir çocuk okula alınmıyor. Finlandiya’da aşıyı okul doktorları yapıyor. Bu iki ülke de kızamığın kökünü kazıdı. Uzmanlar, kızamığı yenmek için Almanya’da yüzde 95 oranında bir aşı yaygınlığına ihtiyaç olduğu konusunda hemfikirler. SSPE hastalarının çoğunluğuna hastalığın bir yaşına kadar bulaşmış olması da bu düşünceyi destekliyor. Ancak aşı on birinci aydan sonra etki ediyor. “Ancak bütün toplum kızamığa karşı bağışıklık kazanırsa, bebekler korunabilir” diyor Freiburglu çocuk doktoru Reinhard Bener.






