Menenjit
Menenjit (Meningitis) mikropların meydana getirdiği bulaşıcı bir hastalıktır. Beyin ve omurilik zarlarının iltihaplanmasına yol açan menenjiti mikroplar yapar. Bulaşıcı menenjiti, meningokok adı verilen, mikroplarla olur. Üç gruba ayrılan meningokokların ilk grupta yer alanları büyük ve tehlikeli salgınlara sebep olurlar.
Meningokoklar, bağışıklık olmayan herkese bulaşırlar. Ancak mikrobu alan pek çok kimse hemen hastalanmaz ve taşıyıcı olarak kalabilir.
Bu hastalık beyin ve omurilik zarları iltihaplanmadan geçirilebildiği gibi hafif ya da ağır olarak ta seyredebilir. Şiddetli ya da ağır şekillerinde ölüm daha çok görülür.
Günümüzde kullanılan ilaçlar sayesinde ölüm oranı yüzde beş gibi bir oranın da altına düşürülmüştür.
Menenjite yakalandığı halde tedavi edilmeyen ya da gereği şekilde tedavi görmeyen kimselerde akıl bozuklukları, aptallık, yıllarca süren baş ağrıları, sağırlık, körlük ve felç gibi sakatlıklar görülebilir. Bunların biri olabileceği gibi birkaçı da aynı anda olabilir. Bu sakatlıklar hastanın ömrü boyunca devam eder.
Hastalık nasıl ortaya çıkıyor ?
Menenjitin bulaşıcı türü asırlardan beri görülen bir hastalıktır, özellikle sıcak bölgelerde daha çok karşılaşılır.
Ülkemizde uzun yıllardan beri tehlikeli ve büyük salgınlar görülmemektedir.
Bulaşıcı menenjit hemen her yaşta görülebilir ama daha çok 0 – 14 yaşları arasındaki çocuklarda dikkati çekmektedir. Hastalık oranı erkeklerde dikkati çekecek kadar fazladır. Yaşın ilerlemesi halinde hastalık sayısı giderek azalır.
Yılın hemen her döneminde görülen hastalık sonbahar ortalarına doğru artmaya başlar, kış ve genellikle ilkbahar ortalatma doğru en i yüksek noktayı bulur ve hızla yayılır. Yaz aylarında en düşük noktasına ulaşır ve çok az görülür. Bu hastalık kalabalıkların yaşadığı meskenlerde, kötü sağlık şartları altında daha fazla görülür.
Hastalık nasıl bulaşır ve nasıl yayılır ?
Menenjitin başlıca cinsi daha çok insanlarda görülür. Sadece hastalarda değil, mikrobu aldığı halde hastalanmayan ve taşıyıcı durumda olanlar da mikrop çıkarırlar. Hastalara oranla mikrop taşıyanların sayısı daha fazladır. Mikrop taşıyanların büyük bir bölümü sağlam görünüşlüdür ve belirli hiç bir hastalık işareti göstermezler.
Hastaların ve hastalık taşıyanların boğaz-burun yollarının çaprazlaştığı yerde mikroplar bol miktardadır. Ağız ve burun salgılan bu mikroplarla doludur, öksürük, aksırık ve hatta konuşurken ağızdan saçılan damlacıklar çevrelerine mikrop saçar. Hastaya ya da mikrop taşıyıcıya bir metreden daha yakın olanlarda bağışıklık yoksa derhal mikrobu alabilirler.
Kapalı yerlerde hastanın ya da taşıyıcının ağzından saçılan mikroplar hemen yere düşmezler. Yeteri derece havalandırılmayan, loş, rutubetli ve havası durgun odalarda veya benzeri kapalı yerlerde mikroplar havada kalabilir. Bu mikroplar solunum yolu ile sağlam insana geçer ve ağız-burun yollarının çaprazlaştığı yerde yerleşerek çoğalmaya başlarlar. Burada burun yutak iltihaplanması yapabildikleri gibi kana yayılır veya beyin omurilik zarlarına geçerek bulaşıcı menenjit hastalığına yol açarlar.
Meningokoklar ısı ve kurumaya karşı çok dayanıksızdırlar. Havası kuru ve sıcak yerlerde çevreye yayılan mikroplar kısa zamanda ölür. Böyle yerlerde hastalığın bulaşması ya yakından temasla ya da kapalı yerlerde çok kişinin bir arada yaşaması sonucu olur. Bu sebeple yaz aylarında hastalığın bulaşması çok azdır.
Bulaşıcı menenjitin yayılmasında sağlam görünüşlü mikrop taşıyıcıların rolü hastalardan çok daha fazladır. Mikrop çıkardıklarını kendileri de bilmedikleri için ve hastalık halini hafif nezle ve boğaz ağrısı şeklînde geçirdiklerinden hiç dikkat çekmezler. Hastalık böyle taşıyıcılarla çok çabuk yayılır ve bir salgın halini alabilir.
Belirtileri ve seyri
Hastalığa karşı bağışıklığı olmayan kişiler menengokok denilen mikropları alınca genellikle normal hastalık belirtisini göstermezler. Bunlar mikrop taşıyıcı olarak kalır. Bunların yüzde yirmi beşinden fazlası da hiç bir belirti göstermez. Bazılarının burun ve yutak yollarının birleşiminde iltihaplanma meydana geldiği için ateş yükselebilir. Bazılarında ise çok hafif belirtilerle hastalık bulaşıcı devresinde kalabilir. Seyrek olarak ta mikropların kana yayılması veya beyin, omurilik zarlarına ulaşması sonucu hastalık ortaya çıkabilir.
Hastalığın belirtileri mikrop, alındıktan 2-10 gün arasında kendini gösterir. Hastalığın kuluçka devresi 3 – 4 gündür.
Hastalık birden titreme ve ateşle başlar. Şiddetli baş ağrısı, bulantı ve çoğunlukla kusma görülür. Yaklaşık olarak hastalığa yakalananların yarısında deride iç kanamalar sebebiyle döküntüler görülür. Bu döküntüler ayak ve karında daha fazladır. Bazı kısımlarda ise bu döküntüler kabarık pembe lekeler şeklindedir.
Hastalık çocuklarda görülmüşse, vücut ve eklem yerlerinde ağrılar ortaya çıkar. Bazı çocuklarda da çırpınma hali görülür. Ense sertleşir, şiddetli olaylarda baş geriye bükülür ve ayaklar karına doğru çekilir. Bu belirtiler görülen hastalar tam anlamıyla baygın durumdadırlar. Derhal tedavi edilmezlerse bir – iki gün içinde hayatlarını kaybederler. Hastalık halinde ateş 39 – 40 dereceyi bazı hallerde de 41 dereceyi bulur.
Hastalığın çok kısa zamanda ölüme yol açan ağır şekilleri olduğu gibi, kendiliğinden iyileşen hafif seyirli şekilleri de vardır. Bu tür menenjitler sakatlık bırakarak müzminleşirler. Fazla sıvı toplanması sonucu baş büyümesi, sağırlık ve körlük gibi sakatlıklar görülebilir.
Hastalığı önleyici tedbirler
Menenjiti önleyecek etkili bir aşı bugüne kadar bulunamamıştır. Bu bakımdan menenjitin çok görüldüğü aylarda özellikle kalabalık yerlerde, fazla kalabalığı önleyici tedbirler alınır. Yine böyle aylarda kapalı sinema ve tiyatro gibi yerlere çocukların gitmesi önlenmelidir.
Hastalığın sık görüldüğü ya da salgınların başladığı zamanlarda kişilerin birbirlerine çok yakın bulunmamaları, iş ve diğer sebeplerle uzun süre bulunulan kapalı yerler, oturma ve yatak odaları sık sık havalandırılman, mümkün olduğunca güneş ışığının girmesi sağlanmalı ve odalardaki rutubet önlenmelidir.
Hastalığın bulaşması yakın temas ve ağızdan saçılan damlacıklar yolu ile olduğu için buna karşı tedbir alınmalı ve temizliğe büyük önem verilmelidir.
Bulaşmanın önlenmesi için rastgele ilaç alınması tehlikelidir. Çünkü bazı ilaçlara karşı mikroplar direnç kazanmıştır. Bir doktorun vereceği ilacın kullanılması gerekir.
Hastaların ve çevrenin kontrolü
Bulaşıcı menenjitin görülmesi halinde derhal hükümet tabibine bildirilmesi mecburidir. Hastaneler ve serbest çalışan doktorlar bunda sorumlu tutulmuşlardır. Hastalığı tanımayanlar da, ateşli seyreden ve birbirini izleyen hastalık durumlarında ya da salgınlarda durumu derhal yetkililere bildirmelidirler.
Hastalığın başlaması halinde her ne kadar mikrop önceden alınmış ise de, hastanın ayrı odada tutulması, yaşlı bir bakıcı dışında yanma hiç kimsenin sokulmaması hastalığın yayılmasını önler. Bakımın en iyisi hastaların bir hastaneye yatırılarak tedavi ve bakımlarının sağlanmasıdır. Hastalara etkili bir tedavi uygulandıktan sonra aradan geçen iki günü takiben çevrelerindekiler için herhangi bir tehlike kalmaz.
Hastanın yakınlarının ve sıkı teması olan kimselerin, özellikle 0 – 14 arası yaşlardaki çocukların meningokoklara etkili olduğu kesinlikle belirlenen ilaçlarla ve doktorun tavsiyelerine uyarak korunma tedavisine alınmaları gerekir.
Hastanın tedavisi ve beslenmesi
Bulaşıcı menenjitin kesin tedavisini sağlayan etkili ilaçlar vardır. En ağır şekillerde bile, vakit kaybetmeden, bu gibi ilaçlarla tedavi edilirse, hastanın kurtulma şansı büyük ölçüde artar. Hastalığın şiddetine, hastanın durumuna ve ilaçların çeşidine göre ağız, damar, adale veya belden omurilik sıvısı içine uygulama gerekir. Tedavinin zorunlu kılabileceği bu gibi uygulamalardan dolayı hastalık başlar başlamaz bir doktora başvurmalı ve zaman kaybına meydan verilmemelidir.
Hastanın günlerce baygın yatması, derilerinde yaralar açılmasına sebep olabilir. Bakım ve vücut temizliğine, hastaya acı vermeden yatakta çevrilmelerine dikkat edilmelidir.
Hastaya yeteri kadar sıvı ve vitaminler verilmelidir. Baygın hastaların, özel sıvılarla, damardan ya da makattan beslenmeleri gerekir.






