Ne kadar soluk alınıp verilir?
Normal bir insan bir dakika içinde 16 – 20 defa soluk alıp verir. Yeni doğan çocuklarda bu normal insanlara oranla iki misline yakındır. Herhangi bir hareket yapılırken ya da hastalık hallerinde solunum sayısı artar. Heyecan ve korku durumunda ise hem soluk sayısı artar hem de solunum derinleşir. İnsan, normal solunum sırasında 500 santimetreküp hava alır. Buna solunum havası denilir. Derin soluk alma sırasında ise 2000–2500 santimetreküp hava alınır. Buna ise tamamlayıcı hava denilmektedir.
Normal soluk verme hareketinden sonra insanın kendini zorlaması ile 1000 – 1500 santimetreküp hava çıkarılabilir. Buna da yedek hava denilmektedir. Derin bir soluk almadan sonra zorlu bir soluk verme ile 3500 — 4000 santimetreküp hava çıkarılır ki buna vital kapasite denilir. En zorlu soluk vermeden sonra akciğerde yine 1500 santimetreküp hava kalır. Akciğerde kalan bu havaya tortu hava adı verilmektedir. Vital kapasiteye tortu havada eklenirse normal bir insanın akciğerlerinin alabileceği hava miktarının 5000 — 6000 santimetreküp olduğu ortaya çıkar.
Oksijen nasıl alınır
Solunum beyindeki solunum merkezleri tarafından düzenlendiği için çeşitli etkiler solunumun hızlanmasını ya da yavaşlamasını sağlar.
Solunum normalde insanın isteği dışında olan yani insanın haberi olmadan organizmanın yaptığı bir harekettir. İstek halinde solunum istemli bir hareket haline getirilebilir. Solunum bir süre için durdurulabilir ama organizma, vücudun istediği oksijen bitince normal olarak solunuma başlar.
Solunumun en önemli görevi, vücuda gerekli olan oksijeni getirmek ve vücutta biriken karbondioksiti dışarıya çıkarmaktır. Oksijenin vücutta azalması ve buna karşılık karbondioksitin çoğalması solunumu hızlandıran sebeplerin başında gelir. Bunun dışında kaslarda metabolizma sonucu meydana gelen süt asidinin artması da solunumu hızlandırır.
Oksijenin büyük bir kısmı kanda alyuvarlarda bulunan hemoglobinle birleşik olarak oksihemoglobin halinde bulunur. Oksijenin çok az bir bölümü de kanın plâzmasında erimiş bir haldedir. Akciğerlere gelen havanın vücuda yarayan kısmı olan oksijen, keseciklerinin yüzünü kaplayan hücreler yolu ile kana geçer. Bu sırada kesecikler çevresinde bulunan ince kan damarları içindeki karbondioksitte havaya geçer.






