<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı sayfalar &#187; Meme ve Meme Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.sagliklisayfalar.com/saglik/meme-ve-meme-hastaliklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliklisayfalar.com</link>
	<description>Saglikli Sayfalar</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Sep 2010 05:20:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Meme kanserinde koltuk altlarındaki lenf düğümlerinin alınması hastanın ömrünü uzatır mı?</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanserinde-koltuk-altlarindaki-lenf-dugumlerinin-alinmasi-hastanin-omrunu-uzatir-mi.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanserinde-koltuk-altlarindaki-lenf-dugumlerinin-alinmasi-hastanin-omrunu-uzatir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 07:02:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meme ve Meme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[koltuk altı liflerin alınması meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanserinde koltuk altı liflerin aldırılması]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanserinde liflerin alınması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=5395</guid>
		<description><![CDATA[Koltuk altlarındaki lenf düğümlerinin alınmasının hastaların ömrünü uzattığı tıbbi araştırmalarda hiçbir zaman kanıtlanamamıştır. Bu yüzden de günümüzde artık hiçbir cerrah, eskisi gibi 20-30 lenf düğümünün çıkarıldığı büyük lenf ameliyatlarına başvurmaz. Bu ameliyatlarla sadece lenf ödemi oranı büyük ölçüde artıyordu, ama bu müdahalenin hastaya bir faydası yoktu. Dolayısıyla cerrahi, şu temel ilkeyi izler: Koltuk altlarına uygulanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Koltuk altlarındaki lenf düğümlerinin alınmasının hastaların ömrünü uzattığı tıbbi araştırmalarda hiçbir zaman kanıtlanamamıştır. Bu yüzden de günümüzde artık hiçbir cerrah, eskisi gibi 20-30 lenf düğümünün çıkarıldığı büyük lenf ameliyatlarına başvurmaz. Bu ameliyatlarla sadece lenf ödemi oranı büyük ölçüde artıyordu, ama bu müdahalenin hastaya bir faydası yoktu. Dolayısıyla cerrahi, şu temel ilkeyi izler: Koltuk altlarına uygulanan cerrahi müdahaleyle tümörün ne kadar ilerlediği anlaşılabilir, bazen de lokal şikayetler giderilir; ama bu, hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyen, tedavi edici bir müdahale değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanserinde-koltuk-altlarindaki-lenf-dugumlerinin-alinmasi-hastanin-omrunu-uzatir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme kanserinde, sadece tümörlü bölgenin alınması ya da bütün memenin alınması hastalığın seyrini farklı etkiler mi?</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanserinde-sadece-tumorlu-bolgenin-alinmasi-ya-da-butun-memenin-alinmasi-hastaligin-seyrini-farkli-etkiler-mi.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanserinde-sadece-tumorlu-bolgenin-alinmasi-ya-da-butun-memenin-alinmasi-hastaligin-seyrini-farkli-etkiler-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Mar 2010 07:08:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meme ve Meme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri sadece tümörlü bölge mi alınmalı]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanserinde meme aldırmak]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanserinde tümörlü bölgenin alınması]]></category>
		<category><![CDATA[memede tümörlü bölgenin aldırılması]]></category>
		<category><![CDATA[memenin aldırılması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=5393</guid>
		<description><![CDATA[Hayır, hastalığın seyri alınan dokunun kenarları tümörsüz olduğu sürece ameliyatta alınan bölgeyle alakalı değildir. 2002 yılında bu konuda yapılan bir araştırma sayesinde kanser cerrahisinde artık giderek daha sık memenin tamamının alınmaması yolunda ameliyat yapılmaktadır. Pittsburglu doktorlar, sayıları 1800&#8242;ü aşan kadında sadece tümörlü bölgenin alınmasıyla bütün memenin alınmasının meme kanserinin seyrini nasıl etkilediğini karşılaştırdılar. Hem bütününde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayır, hastalığın seyri alınan dokunun kenarları tümörsüz olduğu sürece ameliyatta alınan bölgeyle alakalı değildir. 2002 yılında bu konuda yapılan bir araştırma sayesinde kanser cerrahisinde artık giderek daha sık memenin tamamının alınmaması yolunda ameliyat yapılmaktadır. Pittsburglu doktorlar, sayıları 1800&#8242;ü aşan kadında sadece tümörlü bölgenin alınmasıyla bütün memenin alınmasının meme kanserinin seyrini nasıl etkilediğini karşılaştırdılar. Hem bütününde hastalığı atlatma oranı hem de hastalığın tekrarlamadığı süre açısından, tümörlü bölgenin çıkarılmasına ek olarak ışın tedavisi uygulandığı zaman iki yöntem arasında hiç fark görülmedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanserinde-sadece-tumorlu-bolgenin-alinmasi-ya-da-butun-memenin-alinmasi-hastaligin-seyrini-farkli-etkiler-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlar meme kanseri ile mücadele için yürüdü!</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/kadinlar-meme-kanseri-ile-mucadele-icin-yurudu.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/kadinlar-meme-kanseri-ile-mucadele-icin-yurudu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 18:45:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik ve Cilt Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Meme ve Meme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[4. Meme Kanseri ile Mücadele Yürüyüşü]]></category>
		<category><![CDATA[avon]]></category>
		<category><![CDATA[avon meme kanseri ile mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[avon meme kanseri ile mücadele yürüyüşü]]></category>
		<category><![CDATA[avon sağlığa yolculuk projesi]]></category>
		<category><![CDATA[avon yürüyüşü]]></category>
		<category><![CDATA[Gülay Başaran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=4479</guid>
		<description><![CDATA[AVON’LA SAĞLIĞA YOLCULUK PROJESİ KAPSAMINDA MEME KANSERİ İLE MÜCADELE YÜRÜYÜŞÜ BEŞİKTAŞ-ORTAKÖY ARASINDA GERÇEKLEŞTİ! AVON Türkiye’nin, 13 yıldır meme kanseri hakkında toplumu bilinçlendirmek ve kadınların erken teşhis imkânlarına erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla yürüttüğü AVON’ LA Sağlığa Yolculuk Projesi kapsamında, Beşiktaş-Ortaköy arasında 4. Meme Kanseri ile Mücadele Yürüyüşü düzenlendi. Beşiktaş Belediyesi, B- fit, Pınar Su ve Acıbadem Mobil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AVON’LA SAĞLIĞA YOLCULUK PROJESİ KAPSAMINDA MEME KANSERİ İLE MÜCADELE YÜRÜYÜŞÜ BEŞİKTAŞ-ORTAKÖY ARASINDA GERÇEKLEŞTİ!</strong></p>
<p>AVON Türkiye’nin, 13 yıldır meme kanseri hakkında toplumu bilinçlendirmek ve kadınların erken teşhis imkânlarına erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla yürüttüğü AVON’ LA Sağlığa Yolculuk Projesi kapsamında, Beşiktaş-Ortaköy arasında 4. Meme Kanseri ile Mücadele Yürüyüşü düzenlendi. Beşiktaş Belediyesi, B- fit, Pınar Su ve Acıbadem Mobil <a href="http://www.sagliklisayfalar.com">Sağlık</a> Hizmetleri’nin de katkılarıyla, 25 Ekim 2009 Pazar günü düzenlenen yürüyüşün ardından, Tuluhan Tekelioğlu’nun sunuculuğunu üstlendiği bir törenle aralarında Dilek Hanif, Aynur Bektaş, Defne Sarısoy, Handan Güçyılmaz, Ece Vahapoğlu, Perihan Çakıroğlu ve Elif Ergu’nun da bulunduğu Gönüllü Elçilere teşekkür plaketi takdim edildi. Törenin ardından katılımcılar, Ortaköy Meydanı’nda düzenlenen Emre Altuğ Konseri ile keyifli saatler geçirdiler.</p>
<p>Kadınların kadınlar için çalıştığı şirket AVON, kadın sağlığını korumak amacıyla yürüttüğü sosyal sorumluluk projeleriyle de sıkça adından söz ettiriyor. Türkiye’de, 13 yıldır meme kanseri ile mücadele amacıyla yürütülen Avon’la Sağlığa Yolculuk Projesi kapsamında Beşiktaş-Ortaköy arasında bir yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşe katılan binlerce kişi, hem gün boyu düzenlenen keyifli etkinliklere katıldı hem de kadın sağlığına yönelik bu önemli projeye dikkat çekmenin haklı gururunu paylaştı.</p>
<p><strong>6.500’ün üzerinde kadına ücretsiz mamografi taraması</strong></p>
<p>Avon’la Sağlığa Yolculuk Projesi kapsamında bu yıl 4.sü düzenlenen yürüyüşte konuşan Avon Türkiye Pazarlama ve Satış Hizmetleri Direktörü Jinet Kohen, Meme Kanseri ile Mücadele Etkinliklerini gelenekselleştirdiklerini ve geniş katılımlı bu yürüyüş ile konuya bir kez daha dikkat çektiklerini ifade etti. Kohen, şöyle devam etti: “Avon Türkiye olarak, ülkemizde meme kanseri için yaptığımız çalışmaların kapsamını her geçen gün genişletiyoruz. 13 yıldır Türkiye’nin kadın sağlığı alanında en kapsamlı sosyal sorumluluk projelerinden biri olan Avon’la Sağlığa Yolculuk Projesi’ni sürdürmekteyiz. Bugüne kadar toplanan fon sayesinde, 23 ilde 6.500’ün üzerinde kadına ücretsiz mamografi taraması gerçekleştirdik. Taramaların yanı sıra gerekli olan hallerde ek teşhis giderlerini karşıladık. 5 hastanemize mamografi cihazı bağışladık ve kadınları meme kanseri konusunda bilinçlendirmek amacıyla 13 ilde 17 seminer düzenledik.”</p>
<p><strong>“Kohen: Proje toplum tarafından sahiplenildi.”</strong></p>
<p>Proje kapsamındaki temel amaçlarının, meme kanseri konusunda bilinç düzeyini artırmak olduğunu söyleyen Jinet Kohen, projenin toplumun tüm kesimlerinden gördüğü ilgiden çok büyük mutluluk duyduklarını kaydetti. 2009 yılı sonuna kadar Türkiye genelinde, Avon’la Sağlığa Yolculuk Projesi kapsamında ücretsiz mamografi taramalarının sayısını 8.000’e çıkarmayı hedefleyen Avon,  önümüzdeki dönemde bir hastaneye daha mamografi cihazı bağışlayacak.  “Bugüne kadar yapılan çalışmalarla Meme Kanseri Mücadele Ürünleri’nin satışından elde edilen gelir ve özel bağış organizasyonları sayesinde Türkiye’de yaklaşık 1,5 milyon TL tutarında fon topladık.” diyen Kohen, meme kanseri hakkında bilinç düzeyini artırmak için gerçekleştirdikleri çalışmalara da değindi. “Türkiye’de ilk defa Avon’un desteğiyle açılan Meme Kanseri Bilgilendirme Hattı’nı, Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu ile birlikte yürütmekteyiz” diyen Kohen, hafta içi her gün 0800 314 99 99 no’lu Ücretsiz Bilgilendirme Hattı’nı arayan kadınların, uzmanlardan meme kanseri ile ilgili tüm sorularına yanıt alabildiklerini ifade etti.</p>
<p><strong>“Başaran: Her 8 kadından biri meme kanserine yakalanıyor.”</strong></p>
<p>Avon Türkiye Satış Direktörü Gülay Başaran ise, “Dünyada her 8 kadından 1’inin meme kanserine yakalanıyor. Maalesef Türkiye’de her yıl 30.000 kadınımız bu ölümcül hastalık ile karşı karşıya kalıyor. Meme kanseri aslında erken teşhis edildiğinde, tedavi edilebilen bir hastalık. Projemizi geniş kitleler ile paylaşmamızda bizlere sürekli destek veren, hiçbir gelir elde etmeksizin Meme Kanseri Mücadele Ürünlerimizin satışını gerçekleştiren Avon Bağımsız Girişimcileri’ne teşekkürlerimizi sunuyoruz.” dedi. Başaran, “Bu yıl Meme Kanseri Mücadele Ürünlerimize yenilerini ekledik. Stantlarımızda satışa sunulan Çok İşlevli Kumaş Çanta ve Meme Kanseri Mücadele Bileziğimiz bunlardan birkaçı. Ayrıca, kadınlarımızın hem kendilerini ve hem de hayatlarını güzelleştirmek üzere özel bir içerik ile hazırlanan pembe ajandamız da çok yakında sizlerin beğenisine sunulacak” şeklinde ekledi. Etkinliğe katılan tüm kadınlara özel bir mesajı olan Başaran, “Meme kanserinin farkında olun ve kendinizi koruyun! Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır! Kendi kendine muayene için ayrılan her 5 dakika, sizin ve sevdiklerinizin hayatınızı değiştirebilir&#8230; ŞİMDİ kendinizi ve sevdiklerinizi korumanın TAM ZAMANI!” dedi.</p>
<p>Avon’la Sağlığa Yolculuk Projesi hakkında ayrıntılı bilgi için, <strong>www.avon.com.tr</strong> ve <strong>www.avonmemekanseri.com</strong> sitelerini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p><strong>Yürüyüşten görüntüler</strong><br />
<img src="http://www.sagliklisayfalar.com/wp-content/uploads/PLG_1187.JPG" alt="PLG_1187" width="400" height="250" /></p>
<p><img src="http://www.sagliklisayfalar.com/wp-content/uploads/PLG_1235.JPG" alt="PLG_1235" width="400" height="250" /></p>
<p><img src="http://www.sagliklisayfalar.com/wp-content/uploads/PLG_1369.JPG" alt="PLG_1369" width="400" height="250" /></p>
<p><img src="http://www.sagliklisayfalar.com/wp-content/uploads/Emre_altuğ_konser.JPG" alt="Emre_altuğ_konser" width="400" height="250" /></p>
<p><img src="http://www.sagliklisayfalar.com/wp-content/uploads/Toplu_fotoğraf.jpg" alt="Toplu_fotoğraf" width="400" height="302" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/kadinlar-meme-kanseri-ile-mucadele-icin-yurudu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme kanserine kök hücre freni</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanserine-kok-hucre-freni.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanserine-kok-hucre-freni.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 20:29:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meme ve Meme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri hakkında gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri kök hücre]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri kök hücre nakli]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanserini engellemek]]></category>
		<category><![CDATA[metastaz riski]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=4288</guid>
		<description><![CDATA[Müthiş yöntemle kansere &#8220;dur&#8221; deyin! Her 8 kadından birinde görülen meme kanserindeki metastaz riski kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi ile azaltılabiliyor. Meme kanserinde, standart tedaviler sonrasında yüzde 80’e kadar çıkabilen metastaz riski, kök hücre tedavisiyle azalırken, yaşam süresi ve kurtulan hasta sayısı da aynı oranda artıyor. Romatizmadan nörolojik rahatsızlıklara günümüzde artık birçok hastalıkta başvurulan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Müthiş yöntemle kansere &#8220;dur&#8221; deyin!</strong><br />
<img src="http://www.sagliklisayfalar.com/wp-content/uploads/memekanseri1.jpg" alt="memekanseri" width="152" height="179" align="right" /><br />
Her 8 kadından birinde görülen meme kanserindeki metastaz riski kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi ile azaltılabiliyor. Meme kanserinde, standart tedaviler sonrasında yüzde 80’e kadar çıkabilen metastaz riski, kök hücre tedavisiyle azalırken, yaşam süresi ve kurtulan hasta sayısı da aynı oranda artıyor.</p>
<p>Romatizmadan nörolojik rahatsızlıklara günümüzde artık birçok hastalıkta başvurulan kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi tedavisi, meme kanserindeki metastaz riskini de azaltabiliyor. “Bu farklı bir kemoterapi uygulama yöntemidir” diyen Prof. Dr. Yener Koç; meme kanserinde uygulanan kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi tedavisini anlattı:</p>
<p><strong>•    KENDİNDEN KÖK HÜCRE NAKLİ:</strong> Metastaz riski yüksek olan meme kanserli hastalara otolog (kendinden) ilik naklini yani kök hücre naklini öneriyoruz. Bizde buna kök hücre nakli deniyor ama aslında bizim yaptığımız gerçek kök hücre nakli değil; kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi. Otolog yani kişinin kendinden alınarak yapılan kök hücre naklinde, hastaların iyileşmesi kök hücre sayesinde olmuyor; yüksek doz kemoterapi veriyoruz ve kişi bu yüksek doz kemoterapi sayesinde iyileşme şansını artırabiliyor.</p>
<p><strong>•    YÜKSEK DOZ KEMOTERAPİ UYGULANABİLİYOR:</strong> Peki o zaman niye kök hücre toplayıp da hastaya veriyoruz? Yüksek doz kemoterapinin yan etkilerini azaltmak ve tedaviyi tolere edilebilir hale getirmek için&#8230; Bir kişiye çok yüksek doz kemoterapi verirseniz (normalin 10- 20 katı) kan yapımı kalıcı olarak bozulabilir. Bu yan etki, yüksek doz kemoterapi uygulanmasının önünde olan en önemli engellerden birisidir. Bu engeli aşmak için topladığımız kan yapıcı kök hücreleri veriyoruz. Böylece verilen kök hücreler kemoterapi sonrası etkilenen kan yapımını 10-15 gün içinde normale döndürüyor, kemoterapiyi uygulanabilir hale getiriyor.</p>
<p><strong>•    DOĞRU HASTA SEÇİLMELİ:</strong> Burada önemli olan; yöntemin hangi meme kanserli hastalara uygulanabilir olduğudur. Hasta seçimi çok önemli. Yani her meme kanseri hastasında işe yaramayabilir; ancak uygun hastalarda kök hücre nakli yapılırsa yaşamı uzatıcı ve hastalığın geri gelmesini engelleyici etkisi var.</p>
<p><strong>•    METASTAZ RİSKİ YÜZDE 15 AZALIYOR:</strong> Kök hücre destekli yüksek doz kemoterapiden fayda sağlayacak meme kanserli alt grupları şöyle sıralayabiliriz: Östrojen reseptörü pozitif olanlar, menopoza girmeden önce kanser tanısı alanlar, grade-1 tümörü olanlar, koltuk altında 4’ten fazla lenf düğümü tutulumu olanlar ve kanser erb onkogeni olmayanlar… Araştırmalar; bu hastalar ele alındığında normal kemoterapiye göre yüzde 15’e varan bir hastalıksız yaşam veya yaşam uzaması üstünlüğü sağlandığını göstermektedir. Bu tedaviyle her sekiz hastadan birini bu kök hücre nakliyle uzun yaşar ya da kurtulmuş görmek mümkün.</p>
<p><strong>•    ÖNCE TEDAVİ SONRA KÖK HÜCRE:</strong> Hastanın bu tedaviye uygun olduğuna karar verdiğimiz zaman; hasta ameliyatını olmuş, normal kemoterapisini bitirmiş ve ışınını almış oluyor. Biz bu tedaviyi uygulayacağımızda, kemoterapiyi altıya tamamlayacağımıza üç kürde kesiyoruz. Onun yerine bir ay süren bu yüksek doz kemoterapiyi uyguluyoruz. Böylece hastanın tedavisi altıdan dört küre inmiş yani kısalmış ve daha etkin bir tedavi almış oluyor.</p>
<p><strong>•    KAN YAPICI HÜCRELERDEN YARARLANIYORUZ:</strong> Kök hücre tedavisi bir mucize değildir; bu bir yüksek doz kemoterapi verme yöntemidir. Tecrübeli bir ekip, daha yüksek kemoterapi vermek istiyor ve daha çok kanser hücresi öldürmek istiyor, bunun için de kan yapıcı hücrelerden yararlanıyor. Olay budur! Büyütmemek ama korkmamak da gerekiyor!..</p>
<p><strong>•    TÜRKİYE’DE YAYGINLAŞMALI:</strong> Son on yılda Avrupa bu tedavi yöntemini sahiplenmiş durumda. Bu yöntem günümüze kadar 30 binin üzerinde meme kanserli hastaya uygulandı. Türkiye’de de bu yöntemi uygulayan merkezler mevcuttur. Ancak Türkiye’de çok az onkoloji ünitesinde ilik nakli yapıldığı için bu yöntem yeterince gelişmedi. Oysa ilik nakli üniteniz yüzde 2’nin altında bir ölüm riskiyle çalışıyorsa, yüksek doz kemoterapinin normal kemoterapiden daha yüksek bir riski yoktur. O zaman bu üniteler çok rahatlıkla meme kanserli hastalara bu yöntemi önerebilmeli. Ama eğer ünitede yüzde 5’in üzerinde ölüm riski varsa kesinlikle önerilmemeli.</p>
<p><strong>ANESTEZİ GEREKMEDEN KÖK HÜCRELER TOPLANIYOR</strong><br />
Meme kanserinde uygulanan kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi tedavisi şöyle uygulanıyor: Hastaya beş gün kök hücreleri artıran aşı gibi bir iğne yapılarak, kan yapıcı hücreler elli kat artırılıyor. Dördüncü günden itibaren kök hücre toplayabiliyoruz. Kök hücreleri toplayan aferez makinesiyle 3.5 saatte işlem tamamlanıyor. Hasta televizyon izlerken, iki kolunda iki iğneyle kök hücre toplanabiliyor. Bu işlemden sonra hasta kendine gelsin diye bir-iki gün ara veriyoruz. İki gün sonra yüksek doz kemoterapi ilacını veriyoruz,  24 saat sonra da daha önce topladığımız kök hücreleri veriyoruz. Verilen kan yapıcı hücreler on gün içinde iliğe yerleşiyor ve kan yapmaya başlıyor. Böylece hastayı yüksek doz kemoterapinin yan etkilerinden korumuş oluyoruz.</p>
<p><strong>MEME KANSERİ ARTIK MİLLİ PİYANGO DEĞİL</strong><br />
Meme kanseri tedavisinde basit bir kemoterapi ilacı bile insan yaşamını uzatıyor, hastalıksız sağ kalımı artırıyorken yüksek doz kemoterapi niye işe yaramasın? Bir ilaç, hastalıksız sağ kalımı yüzde 2 bile artırsa istatiksel olarak anlamlı bulunuyor, binlerce hastada uygulanıyor. Şimdi burada yüzde 15’e varan farklar varken niye uygulanmasın? Günümüzde sekiz kadından biri meme kanseri oluyor. Bu milli piyango değil; oldukça yüksek bir risk! Kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi yöntemi yüzde 15’e kadar hayat kurtardığına göre binlerce kadının hayatını kurtarabiliriz.</p>
<p><strong>Kaynak: Haberturk.com</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanserine-kok-hucre-freni.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme kanseri önlenecek mi?</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanseri-onlenecek-mi.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanseri-onlenecek-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 May 2009 17:52:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meme ve Meme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[COX2]]></category>
		<category><![CDATA[COX2 geni]]></category>
		<category><![CDATA[HBEGF]]></category>
		<category><![CDATA[HBEGF geni]]></category>
		<category><![CDATA[Liz Baker]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Memorial Sloan-Kettering]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. David Lane]]></category>
		<category><![CDATA[ST6GALNAC5]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=2726</guid>
		<description><![CDATA[Bilimadamları yeni bir gen buldu! Amerikalı bilimadamları, meme kanseri hücrelerinin beyne girmesine yol açan bir gen belirledi. Beyin, kan-beyin bariyeri olarak bilinen ince kan damarları ağından oluşan savunma sistemi sayesinde çok iyi korunuyor. Bu bariyer, genel kan akışında dolaşan hücre ve moleküllerin beyin dokusuna girişini engelliyor. Ancak bilimadamları, yayılan meme kanseri hücrelerinin beyne serbestçe girmesine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.sagliklisayfalar.com/wp-content/uploads/memekanseri.jpg" alt="memekanseri" width="121" height="155" align="right" /><br />
<strong>Bilimadamları yeni bir gen buldu!</strong></p>
<p>Amerikalı bilimadamları, meme kanseri hücrelerinin beyne girmesine yol açan bir gen belirledi.</p>
<p>Beyin, kan-beyin bariyeri olarak bilinen ince kan damarları ağından oluşan savunma sistemi sayesinde çok iyi korunuyor. Bu bariyer, genel kan akışında dolaşan hücre ve moleküllerin beyin dokusuna girişini engelliyor.</p>
<p>Ancak bilimadamları, yayılan meme kanseri hücrelerinin beyne serbestçe girmesine yol açan bir gen belirledi. Nature dergisinde yayımlanan araştırmanın, kanserin yayılmasına karşı yeni tedavilerin yolunu açabileceği belirtildi.</p>
<p>Meme kanseri beyne yayılabiliyor ancak bu genellikle, ilk tümörün alınmasından yıllar sonra oluyor. Bu da, kalan kanser hücrelerinin beynin savunmasını kıran özellikler edindiğini gösteriyor.</p>
<p>Memorial Sloan-Kettering Kanser Merkezi&#8217;nden araştırmacılar, doku örneklerini incelediler ve bu sürecin nasıl işlediğini anlamak için karmaşık genetik analizler yaptılar.</p>
<p>Araştırmacılar, farelerde meme kanserinin yayılmasını sağlayan 3 gen keşfettiler. İkincil tümörlerin yayılmasında genel rol oynayan COX2 ve HBEGF genlerinin meme kanserinin akciğerlere yayılmasına yardım ettiği, üçüncü genin (<a href="http://www.sagliklisayfalar.com/saglik-etiket/st6galnac5" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ST6GALNAC5">ST6GALNAC5</a>) ise kanserin beyne nüfuz etmesinde rol oynadığı anlaşıldı.</p>
<p>Söz konusu genin, meme kanseri hücrelerinin beyindeki damarlara yapışıp beyin dokusuna sızmalarına yardım ettiği belirtildi. Bu gen olmaksızın, kanser hücreleri kan-beyin bariyerini aşamıyor.</p>
<p>İngiltere Kanser Araştırma merkezinden Liz Baker, vücudun başka yerlerine yayılan meme kanseri hücrelerinin yüzde 10&#8242;unun beyne gittiği hatırlattı.</p>
<p>Merkezden Prof. David Lane de, araştırmayı &#8220;çok heyecan verici&#8221; olarak nitelendirerek, bu genlerin yeni ilaçların geliştirilip bu belli türdeki metastasın önlenmesine yardımcı olabileceğini söyledi.</p>
<p><strong>Kaynak: Haberturk.com</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanseri-onlenecek-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme kanseri</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanseri-2.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanseri-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2008 18:16:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meme ve Meme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri nasıl başlar]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri soyaçekimmidir]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri türleri]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanserinin aşamaları]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanserinin belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[memekanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=736</guid>
		<description><![CDATA[Memenin kötü huylu (Habis) urlarının başında meme kanseri vardır. Meme kanserleri erkeklerde çok az görülür. Kadınlarda özellikle adet kesiminden sonra görülmesi hormon dengesizliğinden ileri geldiği ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Doktorlar, tahrişlerin de meme kanserinde rol oynadığını sandıklarını söylemektedirler. Meme kanseri evli olmayan kadınlarda, evlilerden daha çok görülmektedir. Kanserde soya çekimin de rolü olduğu sanılmaktadır. İki çeşit meme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.sagliklisayfalar.com/wp-content/uploads/meme_kanseri1.jpg" alt="meme_kanseri" width="242" height="166" align="right" /><br />
Memenin kötü huylu (Habis) urlarının başında meme kanseri vardır. Meme kanserleri erkeklerde çok az görülür. Kadınlarda özellikle adet kesiminden sonra görülmesi hormon dengesizliğinden ileri geldiği ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Doktorlar, tahrişlerin de meme kanserinde rol oynadığını sandıklarını söylemektedirler.<br />
Meme kanseri evli olmayan kadınlarda, evlilerden daha çok görülmektedir. Kanserde soya çekimin de rolü olduğu sanılmaktadır.</p>
<p>İki çeşit meme kanseri olduğu tespit edilmiştir. Bunlardan biri çabuk büyüyen ve kolayca yayılan türleridir. Bu tür meme kanserinde meme de büyür. Meme başında çekilme hissedilir.<br />
İkinci tür meme kanserinde ise memede buruşukluklar meydana gelir ve meme küçülür. Kanserin bu türü çok yavaş gelişir ve geç yayılır.</p>
<p><strong>Meme Kanseri nasıl başlar ?</strong></p>
<p>Meme kanserinde hasta önce göğsünde bir sertlik hisseder. Bu durum banyo yaparken ve sutyen takarken kolayca fark edilir. Böyle bir durumda hemen doktora başvurmak tedavinin önceden başlamasını sağlar. Kanser belirtileri hastalığın çok ilerlediği zamanlarda ortaya çıkar ki bu durumda yapılacak tedavi çok uzun ve bazen de yararsız olur.</p>
<p>Kanserli memenin üzerindeki deri sıkılınca portakal kabuğunu andıracak bir duruma bürünür. Kitle serttir ve hareket kabiliyeti yoktur. Kanserin ilerlemesi halinde koltuk altlarında bezler meydana gelir. Meme içinde meydana gelen ur ya öne ya da arkaya doğru ilerleyerek ya deriye veya göğüs duvarına yapışır. Bazı hallerde de deri üzerinde yara şeklinde kendini gösterir. Bu yavaş yavaş koltuk altı bezlerine giderek kemiklere ve başka organlara geçer.</p>
<p>Kanserin sadece memede bulunduğu safhaya &#8220;birinci safha&#8221; denilir. Bu safhada hastalık, memenin alınması ile önlenir.<br />
Meme bezinin çevresindeki bezlerle koltuk altı bezlerinin şiştiği devreye de &#8220;ikinci safha&#8221; adı verilir. Bu devrede memeyle birlikte çevresindeki bezlerin de alınması gerekir.<br />
Her iki devrede de meme kanserlerinde ameliyattan sonra yara yüzeyi iyileşince ışın tedavisine geçilmesi gerekir.</p>
<p>Kanserin göğüs kaslarına yapıştığı veya daha başka organlara atladığı devreye de &#8220;üçüncü safha&#8221; denilir. Bu safhada sadece ışın tedavisi yapılır.<br />
Göğsünde bir sertlik hisseden kişinin yapacağı ilk iş derhal bir doktora başvurmaktır. Bu sertlikten bir parça alınarak mikroskop altında yapılacak inceleme sonunda sertliğin sebebi ortaya çıkabilir. Bunun kötü huylu bir ur olduğu anlaşılırsa hiç vakit kaybetmeden ameliyat edilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-kanseri-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme Urları</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-urlari.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-urlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2008 18:05:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meme ve Meme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[iyi huylu meme uru]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[meme urları]]></category>
		<category><![CDATA[meme uru]]></category>
		<category><![CDATA[memede kist oluşumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=734</guid>
		<description><![CDATA[Meme urları tehlikeli ve tehlikesiz olmak üzere ikiye ayrılır. Tehlikesiz (iyi huylu-Selim) urlar daha çok kist şeklinde kendini gösterir. Bu urlar hareket ettirilebilecek durumdadırlar. Meme ucunda çekilme ve büyüme yapmazlar. İyi huylu urların da özellikleri onları kötü huylu urlardan ayırır. Ayrıca yağ dokusundan, damar dokusundan meydana gelen iyi huylu urlar da vardır. Ancak bunların giderek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Meme urları tehlikeli ve tehlikesiz olmak üzere ikiye ayrılır. Tehlikesiz (iyi huylu-Selim) urlar daha çok kist şeklinde kendini gösterir. Bu urlar hareket ettirilebilecek durumdadırlar. Meme ucunda çekilme ve büyüme yapmazlar. İyi huylu urların da özellikleri onları kötü huylu urlardan ayırır. Ayrıca yağ dokusundan, damar dokusundan meydana gelen iyi huylu urlar da vardır. Ancak bunların giderek kötü huylu urlara dönüşmesi mümkün olduğundan alınması yararlıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-urlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme nasıl bakılmalıdır?</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-nasil-bakilmalidir.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-nasil-bakilmalidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2008 18:03:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meme ve Meme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[meme nasıl bakılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[memelere bakım yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[memelerin bakımı nasıl olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[memelerin temizliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=732</guid>
		<description><![CDATA[Memelerin korunması için bakımına gebelik devrelerinden başlanmalıdır. Meme başlan sabunla yumuşak bir tülbent yardımıyla yıkandıktan sonra badem yağı ya da benzeri bir yumuşatıcı madde sürülmelidir. Hamilelik devresinde alkol ya da konyak banyoları zararlıdır. Çünkü bu banyolar deriyi sertleştirir ve meme başlarında çatlamalara yol açar. Doğumdan sonra emzirme başlayınca meme verişten önce de sonra da meme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Memelerin korunması için bakımına gebelik devrelerinden başlanmalıdır. Meme başlan sabunla yumuşak bir tülbent yardımıyla yıkandıktan sonra badem yağı ya da benzeri bir yumuşatıcı madde sürülmelidir. Hamilelik devresinde alkol ya da konyak banyoları zararlıdır. Çünkü bu banyolar deriyi sertleştirir ve meme başlarında çatlamalara yol açar.</p>
<p>Doğumdan sonra emzirme başlayınca meme verişten önce de sonra da meme başları kaynatılmış suyla silinip antiseptik bir merhem sürülmüş gaz beziyle kapatılmalıdır.<br />
Meme bakımı sadece loğusalık ve emzirme sıralarında değil hemen her zaman yapılmalıdır. Özellikle meme başlarının çevrelerinin mikrop kapmamasına dikkat edilmeli, bu bölgelerde görülebilecek çıban ya da sivilceler bir doktora gösterilerek vakit kaybetmeden gereken tedavinin yapımı sağlanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-nasil-bakilmalidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme Apsesi</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-apsesi.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-apsesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2008 18:00:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meme ve Meme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[meme apsesi]]></category>
		<category><![CDATA[meme iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[meme sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[memede apse oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[memede kızartı]]></category>
		<category><![CDATA[memede sertlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=730</guid>
		<description><![CDATA[Meme iltihabı titreme ve yüksek ateşle kendini gösterir. Genellikle memenin dış ve alt kısımlarında sertlik, kızartı ve ağrı olur. Zamanında alınan tedbirlerle iltihap gerileyerek kısa zamanda hastalık iyi olur. Gerekli tedbirlerin alınmaması halinde iltihap ilerleyerek meme apsesine sebep olur. Meme içinde çeşitli noktalarda başlayan iltihap meme dokusunu tahrip ederek birleşip büyür ve böylece meme içinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Meme iltihabı titreme ve yüksek ateşle kendini gösterir. Genellikle memenin dış ve alt kısımlarında sertlik, kızartı ve ağrı olur.<br />
Zamanında alınan tedbirlerle iltihap gerileyerek kısa zamanda hastalık iyi olur. Gerekli tedbirlerin alınmaması halinde iltihap ilerleyerek meme apsesine sebep olur.</p>
<p>Meme içinde çeşitli noktalarda başlayan iltihap meme dokusunu tahrip ederek birleşip büyür ve böylece meme içinde bir boşluk meydana gelir. Bu boşluğun içi iltihapla dolar. Müdahale edilmezse apse geriye doğru yaklaşarak bir noktadan delinir ve boşalır. Bu duruma meydan vermeden derhal müdahale edilmeli ve olgunlaşmış apse cerrahi müdahale ile boşaltılmalıdır.</p>
<p>İltihap olgunlaşma safhasında iken meme sarılarak askıya alınmalı, iltihaplı bölgenin üzerine buz ya da alkol konulmalıdır. Böyle hallerde kutlanılacak merhemler de vardır. Bu merhemler meme başını çevreleyen renkli kısma sürülmelidir. Bu arada ağızdan ya da kas yoluyla antibiyotik tedavisi yapılmalıdır. Meme iltihabı görülen hasta yataktan çıkmamalı ve emzirmede güçlük çekiyorsa süt vermeyi kesmelidir. Ancak süt vermenin kesilmesi halinde meme içinde biriken sütün bir aletle boşaltılması gerekir.</p>
<p>Alınan bütün tedbirlere rağmen iltihap önlenmezse apsenin oluşmasını beklemek gerekir. Bazı hallerde apsenin oluşması gecikebilir. Böyle durumlarda meme üzerine yapılacak sıcak pansumanlar apsenin oluşmasını çabuklaştırır. Ancak bütün apse noktalarının birleşerek tam bir apse meydana geldiği zaman müdahale edilmelidir. Aksi takdirde birkaç cerrahi müdahale gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-apsesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme Hastalıkları</title>
		<link>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2008 19:24:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meme ve Meme Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[cadı sütü]]></category>
		<category><![CDATA[cadısütü]]></category>
		<category><![CDATA[erginlik şişmesi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[meme hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[meme hastalıkları kimlerde görülür]]></category>
		<category><![CDATA[meme iltihapları]]></category>
		<category><![CDATA[memede görülen catlaklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklisayfalar.com/?p=728</guid>
		<description><![CDATA[Meme hastalıkları bebeğin dünyaya geldiği devrelerden daha ileri yaşlara kadar zaman zaman görülür. Cadı Sütü : Yeni doğmuş bebeklerin bazen memelerinin şiştiği görülür. Bu durum çocuğun cinsiyeti ile ilgili değildir. Çünkü bu şişme her iki cinste de görülebilir. Bunun başlıca sebebi, annedeki memeyi dolduran hormonun çocuğa da geçmesidir. Böyle durumlarda çocuğun memesinin sıkılıp içindeki süte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.sagliklisayfalar.com/images/meme2.jpg" alt="meme" width="183" height="262" align="right" />Meme hastalıkları bebeğin dünyaya geldiği devrelerden daha ileri yaşlara kadar zaman zaman görülür.</p>
<p><strong>Cadı Sütü :</strong><br />
Yeni doğmuş bebeklerin bazen memelerinin şiştiği görülür. Bu durum çocuğun cinsiyeti ile ilgili değildir. Çünkü bu şişme her iki cinste de görülebilir. Bunun başlıca sebebi, annedeki memeyi dolduran hormonun çocuğa da geçmesidir.<br />
Böyle durumlarda çocuğun memesinin sıkılıp içindeki süte benzer sıvının akıtılması yanlış bir harekettir. Cadı sütü adı verilen bu maddenin sıkılmasından sonra çeşitli mikroplar memeye dolar. Ve iltihaplanmalara yol açar. Herhangi bir iltihaplanmaya meydan vermemek için böyle durumlarda memelere el sürmemek gerekir. Şişler bir süre sonra kendiliğinden inecektir.</p>
<p><strong>Erginlik Şişmesi :</strong><br />
Erginliğe yaklaşan erkek çocuklarda da tek yanlı olarak memelerin şiştiği ve ağrıdığı görülebilir. Ortalama olarak 14 gün süren bu devreden sonra durum kendi halinde normale dönecektir. Böyle bir durumda memeye dokunmamak yapılacak en doğru harekettir,</p>
<p><strong>Meme İltihapları :</strong><br />
Çok sıkı sutyenlerin tahriş ettiği memeler zaman zaman iltihaplanmaktadır. Bu iltihaplanmalar, askı tokalarının ya da ceplerdeki kalemlerin meme ucuna yaptıkları tahriş sonucu erkeklerde de görülebilir.<br />
Bu iltihabı önlemenin tek yolu, onu meydana getiren sebebi ortadan kaldırmaktır.</p>
<p><strong>Çatlaklar :</strong><br />
Loğusalığın ikinci ya da üçüncü gününde memelerden süt salgılanmaya başlar. Özellikle ilk defa doğum yapanlarda ilk günlerde bebeğin fazla emzirilmesinden dolayı meme başlarında çatlaklar meydana gelir.<br />
Bu çatlaklar, mikropların meme içlerine girmesi için açılmış birer kapı durumundadır, özellikle emzirmede gerekli sağlık tedbirlerine başvurulmazsa bu tehlike daha da büyür. Çocuğun ağzından, loğusanın elinden ya da loğusaya bakan kişinin taşıdığı mikroplar kolaylıkla bu çatlaklardan içeri girerek meme iltihaplarına ve hatta apselerine yol açabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklisayfalar.com/meme-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
