Sarılmak, kucaklaşmak kan basıncını nasıl etkiler?
Anlaşılan o ki, bu durumda önemli olan birlikteliğin süresi. Sevecen davranışların kan basıncını yükselttiğini değil düşürdüğünü gösteren bu araştırma için en azından bir yıldır birlikte yaşayan, dolayısıyla tutkularında birazcık soğumuş çiftlerden bilgi alındı. İnsan ilişkilerinde içtenliğin, sıcaklığın sağlık üzerinde etkilerini araştıran Kanadalı doktorlar günlük tecrübelerden yola çıkmışlardı. Ne de olsa, insan işinden gücünden evine döndüğünde nasıl karşılandığı insanın kendini nasıl hissettiğini ve sağlığını etkiliyor. Kadının erkeği eve döndüğünde sevecen mi karşıladığı, yoksa hemen dırdıra mı başladığı, sıcak bir yemekle mi beklediği, yoksa adamın nihayet teşrif ettiğini sadece yüzüne vurmakla da mı kalmadığı, bir fark yaratıyor nihayetinde.
Stresli hayatlar süren birçok çalışan kişinin uzun süredir tahmin ettiği şey 2005′te en nihayet bilimsel olarak da kanıtlandı. Toronto’dan kardiyologlar, insanın eşi tarafından sevecenlikle, hatta daha da iyisi şefkatle karşılanmasının, kan basıncını düşürdüğünü göstermeyi başardılar. Amerikalı kardiyologların 2005 yılında Washington’da gerçekleştirdiği yıllık kongrede (ki bu dünyanın en büyük kalp kongresidir) Kanadalı doktorlar elde ettikleri sonuçları açıkladılar. Bu iyi haberlerin hem kadınlar hem de erkekler için geçerli olduğunu vurguladılar.
Araştırmayı yürüten Sheldon Tobe, “İşyerindeki stresin tansiyon üzerinde büyük etkisi var” diyor. Toronto’dan doktorlar araştırmaları için 216 kadın ve erkeği bir yıl boyunca gözlemlediler. Başlangıçta bütün katılımcıların bir iş günü boyunca tansiyon oynamaları 24 saat kaydedildi. Yıl süresince ve araştırmanın sonunda, katılımcıların kan basınçları tekrar saptandı.
Ayrıca araştırmaya katılan kişilerden, ne tür bir aile ortamında yaşadıklarını ve “ilişkideki birlikteliklerini” nasıl tanımladıklarını ifade etmeleri istendi. Buna ek olarak, işyerlerindeki zorlanma dereceleri saptandı. “Motive olmak için belirli bir gerilime ihtiyaç duyarız gerçi” diyor Britanya Kalp Vakfı’ndan Charmaine Griffiths, “ama fazla streste kan basıncı yükseliyor”. Bu da kalp krizi ve diğer dolaşım sistemi hastalıklarının nedeni sayılıyor.
Araştırmanın sonucunda, iş sırasında ağır strese maruz kalan ve akşam eşinden yakınlık gören kişilerin kan basıncının ortalamaya göre 2,5 puan (basınç ölçümünde bir ölçüm birimi) düştüğü ortaya çıktı. Kan basıncı küçük bir düşüş gösterse de, bu sonuç önemli. Çünkü kan basıncı normalde ilerleyen yaşla birlikte yükseliyor. İşyerinde strese maruz kalan ve evde seven bir bekleyeni olmayanların damarlarındaki kan, 2,8 ölçüm birimi daha yüksek bir basınçla akıyordu.
Elbette bu araştırmaya haklı eleştiriler var. Eşler arasında sevecenlik üzerine bir araştırmanın, bilimsel standartların öngördüğü gibi “kör” planlanması pek mümkün değil. Kör araştırmalarda, katılımcılar doğru tedaviyi mi, plasebo üzerine kurulu bir tedaviyi mi aldıklarını bilmezler. Ama bir hoş geldin öpücüğünün etkisini, karşılaştırma grupları ya da hatta plasebo üzerinden test etmek mümkün olamaz.
Araştırmacılar en azından, taze âşık olma durumu gibi, sonuçları olumsuz etkileyebilecek faktörleri elediler. Zira dizlerinin bağı çözülecek kadar büyük heyecanlar kan basıncını tehlikeli derecede yükseltiyor. Bu nedenle, araştırmacılar en azından altı aydır birlikte yaşayan çiftleri incelediler. Sevecenlikle tansiyonu düşürmenin arzu edilen bir şey olmadığı eleştirisi de çürütülebilir. Ne de olsa, incelenen çiftler 40 ile 65 yaş arasındaydı. Hayatın bu evresinde artık pek tansiyon aletini hoplatan heyecanlar değil, huzur ön planda oluyor.






