Tedavisinde Botoks kullanılan hastalıklar

Gözkapağı spazmları ( Blefarospazm )
Gözkapaklarındaki kontrolsüz kırpma veya spazmlar, lokalize bir hareket bozukluğundan kaynaklanır. Blefarospazm’da tipik olarak semptomlar 50 yaşından sonra başlar ve kadınlarda erkeklerden daha sık görülür. Bu durumdan yakınan hastalarda gözkapaklarını kontrol eden kaslarda istemsiz bir sıkma hareketi söz konusudur ve genellikle her iki gözü de etkileyen, kontrol edilemeyen bir göz kırpmasına neden olur. Blefarospazm, gözleri bloke eden kapaklara bağlı olarak, hastanın görme yetisini azaltır, günlük aktivitelerini yapmasını engeller. Göz kırpmalarındaki artış, gözkapaklarım açamamaktan, fonksiyonel körlüğe doğru ilerler.
Blefarospazm’ın ilaç tedavisinin sınırlamaları vardır ve sonuçları tutarlı değildir.
1980′lerden sonra botoks, gözkapağı spazmlarında bilinen en iyi tedavi olarak tanımlandı. Clostridium botulinum bakterisinden üretilen bu protein, gözün etrafındaki kasların içine doğrudan enjekte edilir. Toksin, göz kasını gevşeterek, spazmları önler ve göz kırpma fonksiyonunu yeniden sağlar. Tüm botoks tedavilerinde olduğu gibi, tedavinin 3–4 ayda bir tekrarlanması gerekir. Blefarospazm tedavine ait bir klinik çalışmada, az sayıda hastada, botoks tedavisinin ardından geçici gözkapağı düşmesi, çift ya da bulanık görme ve göz kuruluğu görülmüştür. Bu yan etkiler, genellikle enjeksiyonu takip eden ilk haftada ortaya çıkar ve geçicidir.
Fonksiyon bozukluğu olan bir hasta, cerrahi müdahale dışındaki diğer tedavilere yanıt vermezse gözkapağının kapanmasından sorumlu olan kasların bazısının ya da tümünün çıkarılması önerilebilir.






