Ülser hastalığı

536661Vücuttaki sümüksü dokunun (mukozanın) alt tabakalara kadar yıpranması sonucu meydana gelen yaralara adı verilir. Bunlar arasında en fazla tanınanı mide ülseridir.
Ülseri meydana getiren sebeplerin başlıcaları mikroplar, dolaşım bozuklukları, yaralar meydana getiren dış etkenler ve bazı hastalıkların sonucudur. Ülserler iyileştikten sonra da iz bırakabilirler.
Ülser bulunduğu organa, meydana geliş sebebine göre değişik şekiller gösterir ve buna göre de isim alırlar.
Ülser her yaşta ve her meslekte kendini gösterebilir. Hastalığa 20—50 yaşları arasında daha sık rastlanır. Hastalığın kalıtımla da ilgisi olduğunu gösteren çeşitli belirtilere rastlanmıştır.
Mide ülserinin ortalama çapı 5—25 milimetre, derinliği ise 6—20 milimetre kadardır. Onikiparmak bağırsağında ise ortalama çap 2—10 milimetre, derinlik 2—5 milimetre arasında değişir.

Dış ülserler

Ülserin deri üzerinden gözle görülen şekline denir. Bunların başlıcaları Varis Ülseri’dir. Bacakta, diz kapağından aşağı kısımlarda genellikle bacağın içe dönük yerlerinde görülür. Kolaylıkla iyi olmayan bir hastalıktır.
Hasta, varisin olduğu yerde önce bir ağırlık ve dolgunluk hissi duyar. Bu hal akşamları daha da artar. Varisin bulunduğu bölgenin derisinde koyu renkli bir kısım meydana gelir, bu arada deri yavaş yavaş çatlayarak sulanmaya ve kabuklanmaya başlar.
Varis tedavi edilmezse ülser de iyileşmez. Giderek derinleşir, koyu kırmızı yer yer pis kokan kabuklarla örtülü bir duruma girer.
Varis tedavisinden sonra için hasta kesinlikle istirahat ettirilmelidir. Hasta sırt üstü yatarak bacaklarını yukarıya kaldırmalı, ülser yüzleri antiseptik pansumanla kapatılmalı ve hücre çoğalmasını sağlayan merhemler sürülmelidir.

Frenginin derin belirtisi de bir ülserdir. Hastalığın birinci safhasında, mikrobun deriden girdiği yerde, ya yuvarlak ya da yumurta biçimi yüksekçe üzeri düz bir kabarcık şeklinde kendini gösterir. İçinden sızıntı halinde bir akıntı gelir. Bu hal bir süre sonra da ülsere dönüşür.
Verem ülseri de genellikle dış organlarda görülen bir şekildir. Daha çok gençlerde görülür. En fazla ağızda, dudaklarda, dilde, yanakların iç kısımlarında, boğaz ve burun çevresinde ve makat yakınlarında görülür. Çevreleri girintili çıkıntılı bir biçim gösterir. Bu yaralar kırmızı küçük ülserlerin birleşmesinden meydana gelmiştir ve içlerinde verem basili bulunur. Bu yaralar vereme karşı kullanılan ilâçlarla çok çabuk iyi olurlar ancak deri üzerinde iz bırakırlar.

İç ülserler

İç organların üzerini kaplayan sümüksü doku (mukoza) da görülürler. İç ülserler yakıcı bir madde içmekten, mikroplardan veya midedeki fazla asitten meydana gelirler. İç ülserler arasında en çok önem kazanan mide ülseridir. midede olabileceği gibi onikiparmak bağırsağında da görülebilir. Bu ülserin meydana geliş sebebi daha çok midedeki asidin çoğalmasına dayanır. Mide ülserinin en büyük tehlikesi kanama ve delinmedir. Bu durum hastanın hayatına mal olabilir.

Ülser’in Belirtileri

İç ülserler bulundukları yere göre değişik belirtiler gösterirler. Mide ülserinde görülen en belli başlı belirti yemekten hemen sonra ortaya çıkan kuşak şeklindeki ağrı ve midede dolgunluk hissidir. Çoğu zaman hasta kusarak rahatlar.

Onikiparmak bağırsağı ülserlerinde ağrı yemeklerden uzun bir süre sonra duyulur. Ağrı, midenin acıkması sonucu kazınması şeklinde kendini gösterir.
Mide kanserlerinin bazı hallerde ülserleştiği görülmüştür. Böyle hallerde kanama ve delinmeler görülebilir.
Ülserin kansere dönüştüğüne ait bugüne kadar herhangi bir belirtiye rastlanmamıştır.
Mikropların sümükdokularda yaptığı ülserlerin en belli başlı örneği Tifoda bağırsak çeperinde meydana gelen bağırsak ülseridir. Bağırsak ülserinde de en büyük tehlike, bağırsak çeperinin delinmesi sonucu ortaya çıkan peritonittir.

Tedavi

Mide ve bağırsak ülserlerinde iki tür tedavi uygulanır. Bunlardan birincisi ilâçla tedavi şekli, ikincisi ise ameliyattır. İlâçla yapılan tedavilerde de hastalığın bulunduğu safhaya göre başarılı sonuçlar alınmaktadır. Ancak bu tedavinin sabırla devam ettirilmesi gerekir.

Hastalığın başlangıcında Perhizle birlikte asit azaltıcı ilâçlar kullanılmaya başlanır. Mide ya da onikiparmak bağırsağı ülserinin başlangıcı evde de basit olarak tedavi edilebilir. Yapılacak iş üç gün süre ile sabah saat 07.00′den başlamak üzere birinci saat bir bardak süt, ikinci saat bir kaşık karbonat içmektir. Bu uygulama üç gün boyunca sabahtan akşama kadar sürdürülürken sıkı bir perhiz de uygulanır, üç günün sonunda süt-karbonat uygulamasına muhallebi ve püre gibi hafif yemekler de eklenebilir. Ağrının azalması ve hastanın genel bir iyileşmeye dönüşü tedavinin durması için sebep sayılamaz. Uygulama daha uzun bir süre daha sürdürülmelidir.

Diğer bir tedavi yolu ise ameliyattır. Mide ülserlerinde, ülserli kısım, midenin üçte ikisiyle birlikte çıkarılır. Onikiparmak bağırsağı ülserinde ise mide bir başka yoldan ince bağırsağa bağlanır. Bu yolla mide asidi onikiparmak bağırsağından geçmeyeceğinden ülser de kendiliğinden iyi olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>