Yaşlılık nedir?
Yaşlanmayı psikolojik ve toplumsal değişimler olarak ele alan büyük düşünür Çiçero, “Büyük işler, bedensel güç ve hızla değil, yerinde düşünceler, zekice ve hedeflere ulaşmayı kolaylaştıran davranışlarla başarılır” der. Çiçero’ ya göre yaşlanma sürecini olumsuz etkileyen nedenler arasında, verimsizlik, pasiflik, fiziksel güçsüzlük, rahatsızlıklar, yaşam sevincinde azalma eğlence ya da keyiften uzaklaşma ve ölüme yaklaşma hissi vardır. Hendler’e göre de yaşlılık, zamana bağlı olarak, özellikle geriye dönüşü olmayan, organizmanın yıkımı, stresle başa çıkmada zorlanma ve ölüme yaklaşmadır. Olumsuzluk içeren yaşlılıkla ilgili bu görüşlere rağmen özelikle ülkemizde “yaş, hissettiğiniz yaştır” şeklinde, tanımı göreceli kılan deyişler de vardır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), insan ömrünün uzadığı sonucundan yola çıkarak, kronolojik yaşla ilgili, sınıflamasında; 45–59 yaşı orta yaş, 60–74 yaşı yaşlılık, 75–89 yaşı ihtiyarlık ve 90 yaş ve üzerini, ileri ihtiyarlık olarak belirlemiştir. Burada DSÖ’ nün ifade ettiği yaşlılık, bedenin iç ve dış uyaranlara uygun tepki göstermede, giderek kapasitenin azalması olarak, ihtiyarlık ise tepkisel yetersizliğin ve uyum güçlüğünün daha belirli ve önemli sorunlar yaratacak seviyeye ulaşması olarak tanımlanmıştır.






