Ana Sayfa / Genel Sağlık Bilgileri / Aspirin gibi ağrı kesiciler kanserden korur mu?

Aspirin gibi ağrı kesiciler kanserden korur mu?

Asetil salisilik asit (Aspirin), ve İbuprofen gibi ilaç etkin maddelerinin her şeye iyi geldiği düşünülür. Bu ilaçlar, örneğin ateş ve romatizmada faydalı olurlar, ağrıları ve iltihapları hafifletirler. Kanı sulandırıcı özellikleri nedeniyle kalp krizi ve inmeyi önlemede de kullanılırlar. Son zamanlarda, kalın bağırsak kanseri gibi kötü huylu tümörlere yakalanma riskini bile azaltabildikleri görüldü.

2005’te ABDnin Ulusal Kanser Enstitüsünün dergisinde yayımlanan büyük bir araştırmanın sonuçları bu anlamda daha da şaşırtıcı. Los Angelestaki Güney California Üniversitesinden kanser araştırmacısı Sarah Marshallın ekibi bu araştırmada, uzun yıllar ve düzenli şekilde asetil salisilik asit ve ibuprofen içeren ağrı kesici kullanımının yüksek meme kanseri riskiyle el ele gittiğini gösterdi. Aspirin, ASS ve Advil adlarıyla bilinen ve reçetesiz alınabilen bu ilaçlar bütün dünya genelinde ilaç endüstrisinin bestsellerları.

California’lı onkologlar, 40 bini düzenli olarak ağrı kesici kullanan 115 bin kadını incelediler. Doktorlar aslında bu araştırma sayesinde ağrı kesicilerin koruyucu etkisini daha da açık şekilde kanıtlayabilmeyi umuyordu. 1995te, araştırmanın henüz başındayken, kadınlar sağlıklıydı. Altı senelik bir gözlem süresi içinde, 2001e kadar neredeyse 2400 kadında meme kanseri teşhisi kondu. Düzenli olarak haftada bir kullanılan ağrı kesiciler yüksek kanser riskiyle bağlantılı değildi. Ama kadınlar her gün ve beş yılı aşkın bir süre boyunca ibuprofen kullanıyorlarsa, meme kanseri riski artıyordu. Buna karşın, beş yılı aşkın bir süre boyunca günlük aspirin kullanımında sadece bir meme kanseri alt grubuna yakalanma riski artıyordu; bu kanser alt grubunda tümörler östrojen reseptörleri geliştirmiyorlar. Kanser uzmanları meme kanseri riskinin artmasını hiç beklemiyorlardı.

Baseldeki üniversite hastanesinden onkoloji profesörü Christoph Rochlitz, Aslında tam tersi beklenirdi diyor. Çünkü Aspirin gibi ilaçlar ve İbuprofen gibi etkin maddeler vücutta, prostaglandinlerin üretimi için gerekli olan siklooksijenaz enzimlerini bloke ediyorlar. Ağrı ve iltihaplarda prostaglandinler daha yoğun şekilde salgılanıyor. Siklooksijenazların yüksek konsantrasyonu damar yenilenmesini, östrojen sentezini ve hücre büyümesini hepsi meme kanseri oluşumuna katkıda bulunabilen süreçler hızlandırıyor. Ağrı kesiciler siklooksijenaz enzimlerini bloke ediyorsa, şimdiye dek geçerli görülen teoriye göre, bu şekilde kanser riski de düşmeliydi.

Araştırma, ağrı kesicilerin açık bir zorunluluk yoksa uzun süre boyunca her gün alınmaması gerektiğini gösterdi diyor onkoloji uzmanı Rochlitz. Aspirin ve İbuprofenin nasıl kansere sebep olduğunun henüz bilinmediğini ifade ediyor. İki siklooksijenaz enziminden birinin spesifik yavaşlatıcısı olan Vioxx nedeniyle yaşanan skandaldan sonra bu ağrı kesiciler özellikle dikkatle takip ediliyor.

Anlaşılan o ki, ağrı kesicilerin tümörlere karşı koruma mı sağladığı yoksa tümörlerin oluşumuna katkıda mı bulunduğu kanser tipine bağlı. Californiada yapılan araştırmada ağrı kesiciler 24 ilave meme kanseri vakasına sebep oldular. Ama ağrı kesicilerin ne kadar yaygın kullanıldığı hesaba katılırsa, bu veriler, toplum genelinde daha yüksek vaka sayıları anlamına gelecektir. Almanyada her yıl 48.000 kadında yeni meme kanseri olgusu görülüyor.

İlginizi Çekebilir

Beta-blokerler tansiyonu düşürmek için iyi ve denenmiş bir yöntem midir?

Beta-blokerler (B-Blocker) otuz yılı aşkın bir süredir, tansiyo­nu düşürme amaçlı hastalara veriliyor. Bunlar, kan damarlar­da …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir